Faizli Banka Kredisiyle Otomobil Almak Caiz mi?
Faizli Banka Kredisiyle Otomobil Almak Caiz mi?

SORU:

Mecellede ki ‘’Zaruretler haramları mubah kılar’’ maddesi bankadan alınan faizli krediyle otomobil almayı da kapsar mı?

CEVAB:

Bir önceki yazı da konut kredisi ile ilgili olarak bu hususa değinmiştik. Ve şöyle ifade etmiştik: ‘’kişi helal yolla elde ettiği kazançla ömür boyu ev alamıyorsa, ev almak için faizsiz bir yolla borç bulamıyorsa, hiçbir evi de yoksa bankadan kredi almak suretiyle ev alabilir. Bir evi varsa, ikinci ev almak için yada servet artırmak için bankadan alınan faizli krediyle ev alması caiz değildir.’’ Ev asli ihtiyaç olduğu gibi zaruri bir ihtiyaçtır. En önemlisi de temel ihtiyaçtır. Kişinin barınacağı ev olmadan hayatını devam ettirmesi mümkün değildir. Kişinin hayatını kirada sürdürmesi de oldukça güçtür. Kira ile evde oturmak mesken ihtiyacını tam olarak karşılamaz. Kiracı huzursuzdur ve geleceğinden emin değildir. Birde ev sahiplerinin gereksiz ve aşırı kira artırması buna eklenince kişinin kirada hayatını devam ettirmesi oldukça güç olmaktadır. Bu durumda insanlar aylık kiraya vermiş olduğu parayı krediye vermek suretiyle ev sahibi olabiliyorlar. Ve bu şekilde zorda geçinseler en azından ev sahibi oluyorlar. Ve geleceklerinden emin oluyorlar.

Otomobile gelelim. Otomobil hayatı kolaylaştıran asli bir ihtiyaçtır. Asli ihtiyaç olmasına rağmen Kişi otomobil sahibi olmadan da hayatını devam ettirebilir. Otomobil insanların hayatına kolaylık sağlar ama insanın hayatını devam ettirmede ev kadar zaruri değildir. Dolayısıyla bankadan faizli kredi çekerek otomobil almak caiz değildir. Mecellede ki ‘’zaruretler haramları mubah kılar’’ maddesi faizli krediyle otomobil almayı kapsamaz.

Enflasyon Oranının Altındaki Faizle Bankaya Para Yatırmak Caiz mi?

SORU:
Enflasyonun oranının altındaki fazlalığın faiz olmadığı söyleniyor. Buna göre paramızı enflasyon oranının altındaki fazlalıkla bankaya yatırabilir miyiz? Bu fazlalığı almak caiz midir?

CEVAB:

Bu soruyu iki açıdan ele almak gerekir:

1)Öncelikle bankayla karşılıklı akit yapılmaktadır. Bu akitte faiz oranı da ifade edilmektedir. Bankanın vermiş olduğu faiz oranı yıl sonunda yada ay sonunda enflasyon rakamlarının altında da olabiliyor, üstünde de olabiliyor. Bankayla akit yaparken faiz oranının enflasyon oranının altında yada üstünde olabileceğini önceden kestirmek mümkün değildir. Dolayısıyla bankayla belli oranda faiz almak için akit yapılmış oluyor. Bir nevi iki taraf faizli bir akit yapmış oluyor. Bu akit faizli para alım-satım akdidir. Bu akit neticesinde- kar da zarar da olsa- yapılan akit faizli olduğu için İslam’a gör meşru değildir. Çünkü Faiz İslam’a göre haramdır. Buna göre enflasyon rakamlarının altında da olsa, bankayla faizli bir akit yapıldığı için paranın bankaya yatırılması caiz değildir. Alınan miktar enflasyon oranının altında da olsa caiz değildir.

2) Banka kişiden almış olduğu parayı başkasına reel (enflasyon oranının üstündeki) faizle veriyor. Banka Reel faizden elde ettiği kazancın bir kısmını bankaya parasını yatıran şahsa ödüyor. Dolayısıyla bankaya parasını yatıran şahıs bankanın başkasından aldığı reel (enflasyon oranının üstündeki) faizlerin bir kısmını alıyor. Bu açıdan da bakıldığında enflasyon rakamlarının altında da olsa, parayı bankaya yatırmak caiz değildir. bankaya para yatıran şahıs, bankanın başkasından aldığı reel faizin bir kısmını aldığı için, alınan miktar enflasyonun oranının altında da olsa caiz değildir.

Enflasyon farkı ile ilgili şunlar söylenebilir. Herhangi bir faizli akit yapılmadan birinden borç alınır. Yada birinden mal alınır. Borç bir yıl veya iki yıl sonra ödenirken, alacaklı ve borçlu zarara uğratılmadan ödemeler yapılır. Bu durumu bir örnekle anlatalım. Tanıdığım bir şahıs, 1980 yılında bir arkadaşına 28 TL borç veriyor. O günün parası ile bu miktar oldukça iyi para. Bir müddet sonra borç verdiği arkadaşı ekonomik krize giriyor ve borcunu ödeyemiyor. 1990 yılında borç verdiği arkadaşı eski ekonomik gücüne kavuşuyor. Ve almış olduğu borcu ödemek istiyor. Fakat 1980 yılında oldukça iyi para olan 28 TL’ye (yanlış hatırlamıyorsam) 1990 yılında bir kilo et alınabiliyor. Bu durumda para aynen ödense, alacaklı zarara uğratılmış oluyor. İşte bu zararın önlenmesi için enflasyon oranı hesaplanır, iki tarafta zarara uğratılmadan uygun bir şekilde(enflasyon oranından bir puan yada yarım puan eksik ödemeyle) ödeme yapılır. İşte bu oran faiz değildir.



Özel Finans Kurumlarından Alınan Krediyle Ev ve Otomobil Almak Caiz mi?

SORU:

Özel Finans Kurumlarının vermiş olduğu konut kredisinin faizle ilişkisi var mıdır? Özel finans kurumlarının verdiği krediyle ev ve araba almak caiz midir?

CEVAB:

Özel finans kurumları parayı kredi olarak vermiyor. Ev yada arabayı satın alıyor. Satın almış olduğu ev ve arabayı müşteriye vadeli olarak satıyor. Almış olduğu ev ve arabayı müşteriye satan Özel Finans Kurumu isterse karını ve vade farkını koyabilir. Bunda herhangi bir sakınca yoktur. Bun da herhangi bir faiz olmamaktadır. Bu bir nevi vadeli satıştır. Vadeli satış ise-içerisinde faiz olmadığı için- haram değildir. Hal böyle olunca, müşteriler bu şekildeki bir sistemle istedikleri kadar ev de alabilirler, araba da alabilirler, servetlerini de artırabilirler. Bu şekilde ki alış/veriş-içerisinde faiz olmadığı için- haram değildir. Sonuç olarak özel finans kurumlarının uygulamış olduğu bu sistemle ev ve araba almak haram değildir. Caizdir.