Damar Benleri

Tıbbi adı hemanjiyomdur.

Salmon lekeleri (Somon Renkli Leke, Nevüs Simplex, Leylek Isırığı, Maküler Hemanjiyoma):
Yeni doğmuş normal bebeklerin yüzde 30 ile 50'sinde görülen küçük, açık pembe ve düz beneklidir.

Daha çok göz kapaklarında, alında, üst dudakta, kaşlar arasındaki alanda ve boynun arka tarafında ortaya çıkan salmon lekeleri, ağlama nöbetleri ve ısı değişikliği zamanlarında daha belirgin olur. Fakat en çok ensede görülürler. Bu yüzden leylek ısırığı adını alırlar.

Nevüsler genel anlamda kan damarları ve lenf damarlarından kökenini alan renkli, leke şeklinde veya kabarık lezyonlardır. Kan damarlarının (kılcal damarlar) toplanmasından meydana gelmiştirler.

Yaşamın ilk iki yılında gittikçe silikleşirler ve çocuk kendini zorladığı veya bağırdığı zamanlar dışında belirgin değillerdir.

Yüzdeki lezyonların yüzde 95'i tamamen ortadan kaybolduğundan bu doğum izleri estetik açısından daha az endişe doğururlar. Fakat boynun arka tarafındakiler kalmaya devam eder, fakat bebeğin saçları uzadıkça görünmez olur.

Çilek renkli hemanjiyom: Çok yaygın olarak, her on bebekten birinde hemanjiyom görülebilir. Kızlarda daha çok rastlanır, doğumda nadiren vardır. Daha çok iki aylık olana kadar ortaya çıkar.

İyi huylu (kanserojen olmayan) ve yeni oluşmuş kan damarlarının meydana getirdiği tümörlerdir. Çilek hemanjiyomu genellikle yüzde, saçlı kafa derisinde, sırtta ya da göğüste oluşmakla birlikte vücudun her yerinde ortaya çıkabilir.

Karakteristik olarak kırmızı, çıkıntılı, keskin sınırlı yaralardır.Yumuşak, çıkıntılı, çilek renginde doğum izi bir çil kadar küçük veya avuç içi kadar büyük olabilir.
Kaynak: ReformTürk http://www.reformturk.com/showthread.php?p=13104

Ceninin gelişimi sırasında dolaşım sisteminden kopan, olgunlaşmamış damar yapılarından oluşur. Doğumda görünür olabilir veya yaşamın ilk haftalarında aniden ortaya çıkabilir.

Çilek renkli doğu izleri bir miktar büyüyebilir fakat sonunda incimsi gri renge dönüşürler ve 5-10 yaşlarında tamamen ortadan kaybolurlar.

Anne-babalar çok belirginleşen izleri (özellikle de yüzdekileri) tedaviyle gidermek isterlerse de, bu tip izlere büyümedikleri veya görme gibi işlevleri etkilemediği sürece hiç müdahalede bulunmamak en iyisidir. Tedavi, kendi kendine iyileşmesine izin verme yaklaşımından daha çok komplikasyona yol açar.

Çoğu çilek hemanjiyomu hızla büyür, belli bir büyüklükte kalır ve daha sonra yok olur. Vakaların yüzde 60'ında çocuk 5 yaşına geldikten sonra, yüzde 90-952inde ise 9 yaşına girdiğinde hiçbir yara kalmaz. Bu doğum lekeleri olan çocukların yaklaşık yüzde 10'unda, leke ortadan kalktıktan sonra deride hafif bir kırışıklık ya da solgunluk kalır.

Doktorunuz birkaç tedavi önerebilir. En basit olanlar kompresyon ve masajdır ve bu izin ortadan kaybolmasını hızlandırır.

Çilek rengi hemanjiyomları tedavi etmek için kortikosteroid tedavisi, ameliyat, lazer tedavisi, kriyoterapi ve sertleştirici ajanların uygulanması gerekebilir. Birçok uzman bu doğum izlerinin yüzde 0.1'inde cerrahi müdahale gerektiğini düşünür. Çilek hemanjiyom (zaman içinde veya ameliyatla küçülür) nedbe veya kalıcı bir doku bıraktığında plastik cerrahiyle durum düzeltilebilir .

Bazen çilek rengindeki iz kendiliğinden ya da üstü kaşındığında ya da çarpıldığı için kanayabilir. Basınç uygulaması kan akışını düzeltebilir.

Kavernöz hemanjiyom: Çilek renkli hemanjiyomdan daha az yaygındır. Her yüz bebekten yalnızca bir veya ikisinde görülür.

Genelde çilek tipiyle beraber görülen bu durum daha büyük, olgunlaşmamış damar elemanlarından oluşur ve derinin daha derin katmanlarını içerir. Mavi veya maviye çalan kırmızı renkteki büyük kitle başlangıçta çıkıntısızdır.

İlk 6 ayda hızla büyür ve sonraki ayda büyüme hızı yavaşlar. 12-18 ay içinde küçülmeye başlar.
beş yaşındayken yüzde 50'si,
yedi yaşindayken yüzde 70'i,
dokuz yaşindayken yüzde 90'ı
on veya on iki yaşındayken yüzde 95'i ortadan kalkar,
Şarap lekeleri (Portwine lekesi, flamöz nevüz): Genişlemiş, olgunlaşmiş kılcal damarlardan meydana gelir, en çok yüzde rastlanır. Lekelerin boyutu değişiktir; bazen vücut yüzeyinin yarısı etkilenebilir.

Mora çalan bu doğum izleri vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Doğum sırasında çıkıntısız, düz pembe veya mora çalan lezyonlar şeklinde görülürler. Bu geçici bir bozukluktur.

Ender olarak bu lezyonlar alttaki yumuşak doku veya kemiğin aşırı büyümesiyle ilişkilidirler ve yüzde görüldüklerinde beyin gelişiminde anormalliğe neden olurlar.

Yavaş yavaş renk değiştirirlerse de zaman içinde çok fazla değişmezler ve kalıcı olarak kabul edilirler. Suya dayanıklı kozmetik kremlerle kapatılabilirler ve 12 yaşına gelindiğinde lazer tedavisi ile uzaklaştırılabilirler. Lazer tedavisi ergen ve yetişkinlerde daha başarılıdır



Down Sendromu

Yaklaşık 800 canlı bebekte 1 görülür. Eskiden tipik yüz görünümü nedeniyle mongolism diye anılan bu sendrom, bugün bozukluğa yol açan ek 21. kromozom nedeniyle 'trizomi 21' olarak adlandırılmaktadır.

Vakaların çoğunda (yüzde 95) anne ya da babadan gelen fazladan bir kromozom vardır. Çocuktaki kromozom sayısı 46 değil, 47'dir. 21 no'lu kromozomda 3 tane kromozom vardır (normalde biri anne, diğeri babadan gelen 2 kromozom olmalıdır). Nadiren de (yüzde 4) translokasyon sonucu oluşur (bu tipte anne yaşı önemli değildir).

Hafif-çok şiddetli arasında değişen zeka geriliği, hastanın yüzündeki belirli özellikler (bazılarında daha belirgindir), aşırı büyük dil ve kıs bir boyun gibi bir dizi belirtinin görüldüğü bir hastalıktır. Kafanın arka kısmı düz, kulaklar küçük (bazen yukarıda kıvrımlı), burun basık ve geniş olabilir. İşitme ve görme fonksiyonları zayıf olabilir. Özellikle kalpte ve mide bağırsak kanalında olmak üzere çeşitli iç organ kusurları mevcut bulunabilir. Down sendromlu çocuklar genelde kısa boyludur, kaslar gevşektir (büyümedeki gecikmenin bir bölümünden sorumlu kusur).

Down sendromu olan çocukların ortalama doğum tartıları normal çocuklara oranla 100-600 gr daha az, boyları 2-3 cm daha kısadır. Boy kısalığı yaşam boyu devam eder. Büyüdükçe kemik olgunlaşmaları geri kalır.

Risk altındakiler:
Daha önce doğuştan kusurlu çocuğu olan anne-babaların çocukları
Anne veya babada kromozom kusuru varsa
Anne yaşı 35 üzerinde bulunanlar (anne yaşı arttıkça risk artar)
35 yaşın üzerindeki annelerden doğan bebeklerin yüzde 2'sinde görülür.

Anne Yaşı Doğumda Sıklık
15-19 1:1250
20-24 1:4000
25-29 1:1100
30-34 1:900-1:500
35 1:350
37 1:225
39 1:140
40 1:100
45 1:25



Genç annelerde (35 yaşın altında) trisomi 21'li bir bebekten sonra yineleme riski yaklaşık yüzde 1'dir. 35 yaşından büyük annelerde ise bu risk yaşla orantılıdır. Beraberinde görülebilen diğer sorunlar şunlardır:
Yüzde 50'sinde doğuştan kalp kusurları vardır.
Diyabet
Erken katarakt
Epilepsi
Diş sorunları
İşitme ve görme fonksiyonlarının zayıf olması
Mide-bağırsak sorunları
Tiroit fonksiyon bozukluğu
Erken yaşlanma
Artmış Alzheimer hastalığı riski (40 yaş civarında)
Artmış kanser riski (Lösemi vs)
Ağır kalp anomalisi olmayanlar 40-50, hatta daha ileri yaşlara kadar yaşayabilir. Bebeklik yaşlarında kalp anomalisi dışında en önemli ölüm sebebi enfeksiyonlar ve özellikle zatürredir.

Tanı: Klinik olarak bu dış görünümü down sendromu tanımına uyan bebeklerde 'sitogenetik incelemeler' yapılamalıdır. Kromozom testi ile tanı kesinleşir.

Doğum öncesi teşhis mümkündür. Doğumdan sonra yapılacak ameliyatlarla eğer varsa kalpteki ve diğer sistemlerdeki anomaliler düzeltilebilir. Hafif-orta derecede zeka geriliği olan Down sendromlu çocuklarda erkenden uygulanan özel eğitim programları, zeka katsayısını (IQ) yükseltebilir.

Eğitilebilir düzeyde zeka geriliği olan Down sendromlu hastalar geç de olsa konuşabilir, kendilerine bakabilecek düzeyde sosyal gelişme gösterir ve çevreye uyum sağlar.Genelde taklit, resim ve müzik yeteneği olan, mutlu, arkadaş canlısı çocuklardır. Az bir bölümünde duygusal sorunlar vardır. Büyük çoğunluğu basit meslekler öğrenebilir, müzik aletleri çalabilirler.

__________________
Düz ve Çukur Tabanlık

Düz tabanlık (Pes plana valgus)
Şişman çocuklarda ayak tabanı uzunlamasına olan kemerinin kaybolması sonucu çocuk yere bastığı zaman düz taban görünür. Bunun dışında ayak normal görünümde ise tedaviye gerek yoktur.

Üzerine ağırlık binmediği zaman normal görünümde olan ayağın, üzerine basıldığında düz ve topuktan içe dönük basması 'zararsız düz tabanlık'tır. Bu anomalide ayağın ağırlık taşıyan noktası içe kaymıştır. Çoğu kez bulgusuzdur ve tedavi gerektirmez. Böyle çocuklarda bazen uzun süre yürümekle ayak ağrısı olur. Bu vakalarda ayak tabanında konkavlığı sağlayacak destek önerilir.

Düz tabalık, aşil tendonu kısalığı ya da ligaman gevşekliği ile beraber olduğu vakalarda ayak içe dönük pozisyona getirilerek kompasyasyonu yapılamaz. Bu 'gerçek düz tabanlık' olarak adlandırılır. Bu durumda deformasyon belirgindir ve baldırlarda ağrı şikayeti olur.

Tedavi ayağın özel destek ile düz pozisyonda tutulmasıdır. Ayak egzersizleri de yararlıdır. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı ve ağrının devam ettiği durumlarda cerrahi müdahale gerekebilmektedir.

Çukur Tabanlık (Pes Cavus)
Düz tabanlık anne babanın kolayca dikkatini çeker. Buna karşın taban kavisinin yüksek olduğu durumlarda yakınma nadirdir. Oysa bu durum üzerinde durulması gereken bir olaydır. Çünkü spinal distrofi ve Charcot-Marie-Tooth gibi nörolojik bir duruma bağlı olarak gelişmiş olabilir.