O’NU (sav) GÖNDERMESEYDİ

Tanıyamazdık biricik Rabbimizi
Anlayamazdık bizi ne çok sevdiğini
Bulamazdık kimliğimizi
Kaybederdik benliğimizi
Bilemezdik: Nereden geldik, biz kimiz?
Bilemezdik: Neden geldik, nereye gideceğiz?
Ne yapardık rehbersiz
Ortada kalırdık ‘Haber’siz
Anlam bile anlamsız kalırdı
İnsanlık karanlıktan bunalırdı

O’NU GÖNDERMESEYDİ
Anlayamazdık Kitap’ımızı
Şaşırırdık rotamızı
Tanıyamazdık insan kimdir
Öğrenemezdik insanlık nedir
Yarım kalırdı güzel ahlak
Karardıkça kararırdı afak
Bilemezdik doğruyu, eğriyi
Seçemezdik ileriyi, geriyi
Birbirine karışırdı Hak batıl ile
Ayrılamazdı masum katil ile

O’NU GÖNDERMESEYDİ…
Kim açardı kilitli kalpleri
Kim güldürürdü bulutlu yüzleri
Kim öğretirdi; atamız bir, soyumuz bir
Kim açıklardı; tüm insanlar kardeştir
Demeseydi; ‘Çocuklarısınız hepiniz Âdem’in,
Düşmanı olurdu Arap Acem’in
Beyaz el, siyah eli kavrayıp muhabbetle tutmazdı
Kimse birbirine dönüp şefkatle bakmazdı
Kalmazdı din, can ve mal emniyeti
Kalmazdı aklın, namusun ehemmiyeti

O’NU GÖNDERMESEYDİ
Kim çözerdi kölelerin boynunu
Kim düzeltirdi kaybolanların yolunu
Kim haberdar ederdi şeytanın tuzağından
Kim tutar kaldırırdı düşenlerin kolundan
Kim sarardı kanayan yaraları
Kim aka çevirirdi karaları
Çoğaldıkça çoğalırdı kamburları borçlunun
Yüzüne bakmazdı komşu komşunun
Nerden bilirdik bitkinin de hayvanın da canı var
Kim söylerdi öldürülen serçenin de hesabı var

O’NU GÖNDERMESEYDİ
Hak, hukuk, adalet masallarda kalırdı
Yapanın yaptığı yanına kâr kalırdı
Çoğaldıkça çoğalırdı sayısı suçluların
Elinden tutan olmazdı mazlumların
Bükük kalırdı boynu yetimlerin
Kim silerdi gözyaşını öksüzlerin
Hayat hakkı olmazdı kızların
Kim bilirdi değerini anaların
Alamazdı işçi hakkını alın teri kurumadan
Ezilirdi her emek sahibi durmadan

O’NU GÖNDERMESEYDİ
Olmazdı yurdu hakkı tutanın
Umurunda olmazdı malına mal katanın
Cehalet kaplardı her yanı
Zorbalık esir alırdı vicdanı
İnmezdi gönüllere ilahi rahmet
Sarardı her yanı kin ve nefret
Anlayamazdık; küçük bir kalbe sonsuz sevgi nasıl sığar
Anlayamazdık; bir “Ümmi”den koca “Ümmet” nasıl doğar
İman nedir, Kitap nedir bilmezdik
Kirlenen kalplerimizi tövbe ile silmezdik

O’NU GÖNDERMESEYDİ
Zikir, şükür, dua, niyaz hepsinden kalırdık habersiz
Mahrum kalırdı ruhumuz; çöle dönerdi rahmetsiz!
Ebu Bekir, nasıl Ebu Bekir olurdu
Ömer, adaleti nerden bulurdu
Kim tanırdı Osman’ı, Ali’yi
Kim bilirdi Ebu Zer’i, Bilal’i
Nerden alacaktı Celaleddin Rumi ışığını
Nasıl bulacaktı Yunus Emre aşığını
En zekilerimiz bilmezdi nedir tefekkür, nedir ilim ve hikmet
İnsanlık kalırdı Güneş’siz, ebedi kalırdı cehalet

O’NU GÖNDERMESEYDİ
Bir âdemi, bir büyük adam yapan o ruh olmazdı
Yesrip kalır Medineler, hakiki medeniyet kurulmazdı
Neler olmazdı ki O’nu göndermeseydi biricik Rabbimiz
Allah’tan bir Resul O, elinde Kur’an’la gelen Rehberimiz
Tertemiz sayfalardan sapasağlam hükümler sunan
Mükemmel örnekliğiyle tüm hayatı, çağları kuşatan
İnancı inancımız, yolu yolumuz olmalı
Sünneti hayatımızda her zaman hayat bulmalı
Sonsuz hamdüsenalar olsun Âlemlerin Rabbi’ne
Salat-ü selam olsun Sevgili Resulü’ne
Kevser’in başında buluşmak ümidiyle

“Anam-babam sana feda olsun ey Allah’ın Resulü!”
SAHABİLER
(Her çağ ve coğrafyadan)
Musa MERT
Şiir | #OnuGondermeseydi