Reformtürk 14 Yıldır Sizlerle
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    SPONSOR REKLAM Serdar Yıldırım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19 Mayıs 2011
    Mesajlar
    79
    Tecrübe Puanı
    15

    Icon7 En Akıllı Karagöz

    Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.
    Hacivat: " Karagözüm, bal almak ister misin? "
    Karagöz: " Hı.. "
    Hacivat: " Şu köşede bal satıyorlar. Kilosu dört akçe. Al istersen. "
    Karagöz: " Zaten eskiden beri benim hayalim. "
    Hacivat: " Hayalin mi? Ne hayali? "
    Karagöz: " Sal satıyorlar dedin ya. Bir sal alıp dünya turuna çıkmak. "
    Hacivat: " Sal değil, bal satıyorlar. Hey koca kafalı, sağır kulaklı. "
    Karagöz: " Doldururdum çoluk çocuğu sala, kürek çeker, okyanusa ulaşırdım. "
    Hacivat: " Okyanusu bırak, herkes bal alıyor. "
    Karagöz: " Herkes fal bakar ama kimse benim gibi fal bakamaz. "
    Hacivat: " ... "
    Karagöz: " Geçen gün kahve falıma baktım. İyi yerdeydim. "
    Hacivat: " Nasıl yani? "
    Karagöz: " Çıkmışım kavağın ucuna, yukardan akıl dağıtıyorlar. Ben yüksekteyim ya en çok aklı ben aldım. "
    Hacivat: " Sorması ayıp olmasın, ne yaptın o akılları? "
    Karagöz: " Kaybolmasın diye beynime doldurdum. "
    Hacivat: " Senin beynin akıl dolu da, sen çok akıllısın da ben mi fark edemedim? "
    Karagöz: " Boşuna akıllıyım deme Hacivat, akıl dağıtılırken sen orada yoktun. "



    Yazan: Serdar Yıldırım


  2. #2
    Serdar Yıldırım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19 Mayıs 2011
    Mesajlar
    79
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart

    Romanya Demokrat Türk Birliği Yayın Organı Hakses Dergisi'nde benim yazdığım Dilenci Hacivat isimli hikaye çıkmıştır.Dilenci Hacivat Sayfa 24 Yazan: Serdar Yıldırım

    http://rdtb.ro/hakses/pdf/mai2015.pdf



    Romanya Demokrat Türk Birliği Yayın Organı Hakses Dergisi'nde benim yazdığım Baba Koç ile Kızıl Kurt isimli masal çıkmıştır. 26-27. sayfadadır. Masalın altında adım yazmaktadır.

    http://rdtb.ro/hakses/pdf/feb2019.pdf?fbclid=IwAR05c5wETsVhHtZCqVeR9Dbva...



    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde MEB. 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda benim yazdığım KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK isimli hikaye çıkmıştır. Hikaye 108. sayfadadır.

    http://talimterbiye.mebnet.net/Kitaplar/2017-2018/ilkokul/Turkce5_Kitap2...


    Kitaba hikayenin yarısını almışlar. Tamamı şöyledir:

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK

    Mart ayının ortası. Kar yeni kalkmış. Ortalık ayaz, hava buz gibi. Karagöz nicedir işsiz. Kazağını, paltosunu eskiciye satmış. Yarı aç, yarı tok. Üstünde bir fanila, bir mintan. Soğuk havada iş bulmak için gezerken, dişlerinin takırtısı Uludağ'dan duyuluyor. Karagöz tam bu esnada Hacivat'la karşılaşır.
    Hacivat: " Merhaba Karagözüm. Nasılsın, iyi misin? "
    Karagöz: " İyi değilim Hacivat. Donuyorum. "
    Hacivat sağa sola bakınır. Bir evin bacası üstündeki leyleği görür. Parmağıyla leyleği işaret ederek: " Bak Karagözüm, leylekler gelmiş. Artık yaz geliyor. "
    Karagöz: " Hacivat, anlamsız konuşma. Hem leylek gelmiş diyorsun, hem kaz geliyor diyorsun. "
    Hacivat: " Kaz demedim Karagözüm, yaz geliyor dedim. "
    Karagöz: " Kaz yazayım ama ben yazı bilmem ki. Yaz demek kolay. "
    Hacivat: " Dediklerimi yanlış anlıyorsun Karagözüm. Bak leylek nasıl da takırdıyor. "
    Karagöz çenesini tutar: " Takırtı benden geliyor. Paltom yok da, soğuktan dişlerim takırdıyor. "
    Hacivat: " Palton yok mu? Doğru ya, paltonu giymemişsin. Al benim paltomu giy. " der ve paltosunu Karagöz'e verir. Karagöz paltoyu giyer ve dişlerinin takırdaması durur. Bu sefer üşüyen Hacivat'ın dişleri takırdamaya başlar.
    Karagöz: " Hacivat, bu leylek yolunu kaybetmiş, kış günü Bursa'ya gelmiş. Şimdi gerçekten takırdamaya başladı. "
    Hacivat: " Karagözüm, leylek değil, ben takırdıyorum. O palto senin olsun. Kürkçü Emin'den kendime kürklü palto alacağım. "
    Karagöz: " Körükçü Cemil'den palto mu çalacaksın? "
    Hacivat: " Çalmayacağım, parasıyla kürklü palto satın alacağım. "
    Karagöz: " Hacivat'ım, paltonu geri al, bana kürklü palto satın al. "
    Hacivat: " Olmaz Karagözüm, benim eski paltomu sen giy. Ben kendime kürklü palto alacağım. "

    Karagöz, kendine alma, bana al dedikçe, Hacivat, sana değil, kendime alacağım der ve birlikte Kürkçü Emin'in dükkanına girerler. Bunlar dükkanda tartışa dursunlar, Kürkçü Emin bir diğer lakabı da tilki Emin: Gençliğinde bir taşla dört kuş vurmuşluğu vardır. Şimdi ise, bir taşla iki kuş vurmanın derdindedir. Sensin der, büyüksün der, zenginsin der ve Hacivat'a iki kürklü palto satar. Paltoların birini Hacivat, diğerini Karagöz giyer.
    Hacivat, Karagöz ile birlikte yolda giderken, gördüğü bir fakire eski paltosunu verir. İki arkadaş ilk karşılaştıkları yerden geçerken, leyleğin o evin bacasında olmadığını görürler.

    Hacivat: " Bak Karagözüm, leylek yok, gitmiş. "
    Karagöz başını kaldırır, etrafına bakınır:
    " Başka leylekler mi gelmiş? Hani nerede? "
    Hacivat: " Başka leylek falan yok. Tek leylek vardı, o da gitmiş. "
    Karagöz: " Ha, şu zamansız gelen leylek. Onun sayesinde kürklü palto sahibi oldum. Şansım açıldı. Bundan sonra beni kimse tutmasın. "

    Yazan: Serdar Yıldırım
    Konu Serdar Yıldırım tarafından (16.Ağustos.2019 Saat 18:21 ) değiştirilmiştir.

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
eşarp bağlama - Uyar Optik - Mustafa Uyar - ılgın - eşarp yapma -
Eğitim ve Ögretim Genel