Nahiv: Mureblik ve mebnilik cihetinden arabi kelimelerin halleri kendisiyle bilinen ilimdir.

İsmini nasp, haberini raf edenler sekiz tanedir. Bunların ilk altı tanesine huruf-u müşebbehe bil-fiil (fiile benzeyen harfler) denir. Bu harfler fiile üç sebeple benzerler: Üç veya daha fazla harfli olduklarından,Ahirleri fetha olduğundan, Kendilerinde fiil manası mevcut olduğundan

Elif-Nun maddesinin kesre okunduğu yerler: İbtida (başlangıç) mevkiinde, Zandan ârî (soyulmuş) kavil maddesinden sonra, Sıle mevkiinde

Elif-Nun maddesinin fetha okunduğu yerler: Fail mevkiinde, Mef’ul mevkiinde, Müpteda mevkiinde, Muzafün ileyh mevkiinde, Lev’den sonra, Levla’dan sonra

Lazım Fiil: Fiil, kendisi üzerine vaki olan şey (yani mef’ul-ü bih) olmaksızın anlaşılması tamam olan fiillerdir.

Müteaddi Fiil: Fiil, kendisi üzerine vaki olan şey (yani mef’ul-ü bih) olmaksızın anlaşılması tamam olmayan fiillerdir.

İzafet-i Maneviye: Eğer muzaf, mamulüne muzaf olan sıfat-ı sarfiyenin (ism-i fail, ism-i mef’ul, sıfat-ı müşebbehe) gayrısı olursa bu izafete izafet-i maneviyye denir. İzafet-i maneviyenin şartı; muzafın lam-ı tariften soyulmasıdır. Eğer muzafün ileyh marife ise izafet marifelik, nekre ise hususilik ifade eder.

İzafet-i Lafziye: Eğer muzaf, mamülüne muzaf olan sıfat-ı sarfiye olursa bu izafete izafet-i lafziyye denir. İzafet-i lafziyye sadece lafızda hafiflik ifade eder.

Cümle-i Fiiliye: Lafzan veya mağnen olan fiil ile failinden terekküp eden cümlelere denir.

Cümle-i İsmiyye: Müpteda ile haberden veya amil olan harfin ismiyle haberinden terekküp eden cümledir.

Zamir-i bariz-i muttasıllar: Fiillerin tesniyelerinde elif, cemi müzekkerlerinde vav, cemi müenneslerinde nun, fiil-i mazinin müfret müzekker muhatap, müfret müennes muhataba ve nefs-i mütekellim vahdesinde ta, yine fiil-i mazinin nefs-i mütekellim mea’lğayrında na, fiil-i müzari müfret müennes muhatabada ya’dır.

Müennes: Lafzan veya takdiren kendisinde müennes alameti bulunan kelimelere denir. Müennes alametleri; üzerine he diye durulan ta, elif-i maksûre ve elif-i memdûdedir.

Cemi Müzekker Salim: Müfredinin cinsinden olduğu halde, müfredi ile beraber, daha fazlası üzerine delalet etmesi için müfredinin ahirine meftuh bir nun ile mâ kabli mezmum vav veya ma kabli meksur ya bitişendir. –Dâribûne ve dâribîne gibi

Cemi Müennes Salim: Müfredinin ahirine elif ve ta bitişendir. –Müslimât gibi

Cemi Mükesser: Müfredinin binası cemisinde değişendir. –Ricâl gibi

Sıfat: Mutlak olarak metbuunda bir mana üzerine delalet eden tabidir. Taaddüdü caizdir. Sıfat mevsufunun haliyle vasıflanırsa mevsufa on yerde mutabakat eder: Marifelik ve nekrelikte, müfretlik, tesniyelik ve cemilikte, rafi, nasp ve cerlikte, müzekkerlik ve müenneslikte.
Marife: Muayyen bir şey için vazolunan isimlerdir. Marifenin nevileri altıdır.


1) Muzmarat
2) Alem
3) Esma-i işaret
4) İsm-i mevsul
5) Harf-i nida ve lam-ı tarifle marife olanlar
6) Bu beşten birine izafet-i maneviye ile muzaf olan kelimelerdir.


Atıf: On harften birisi tâbi ile metbû arasını ortalayan tabidir. Bu harfler vav, fe, sümme, hatta, ev, immâ, em, lâ, bel ve lâkin’dir.

Bedel: Metbusuz metbuuna nispetle kastolunan tabidir. Dört kısımdır:

• Bedel-i kül min’el-kül: Bedel ile mübdel-ü minh aynı şey üzerine delalet ederlerse ona denir. Bedel-i bağz min’el-kül: Bedel mübdel-ü minhin cüz’ü olursa ona denir.
• Bedel-i iştimal: Bedel ile mübdel-i minh arasında külliyet ve cüz’iyetin dışında bir alaka olursa ona denir.
• Bedel-i galat: Mübdel-i minhi yanlış olarak telaffuz ettikten sonra bedeli zikretmeye denir.

İğrab-ı Mahalli İki’dir:

1) Ahiri iğrab-ı mahkinin gayri bir iğrapla meşgul olan mûreb isimlerdir.
2) Mebnî (Mebni iki kısımdır, mebni asıl ve mebni arız)

Mebni Asıllar Dörttür: Harf, mazi, ındel-basriyyîn emir biğayrillam ve cümledir.

Mebni arızlar da iki kısımdır, mebnî arız-ı lazımlar ve gayri lazımlar;

Mebnî Arız-ı Lâzımlar On’dur: Muzmarât, Esma-i İşârât, Mevsûlât (eyyün ve eyyetün’ün dışındakiler), Esma-i Ef’al, Mastar, sıfat veya müennese alem olup feâli vezninde olan kelimeler, Esvât.) Bağz-ı Mürekkebât Bağz-ı Kinâyât, İn-i şartiye ve istifham manasını tezammün eden kelimeler, Bağz-ı Zurûf

Gayr-i munsarıf: Kendisinde dokuz illetten iki illet veya iki illet makamına kaim bir illet bulunan kelimeye denir. Bu illetler:


Adil
Vasıf
Te’nis
Marife
Ucme
Cemi
Terkip
Elif-nunu zaide
Vezn-i fiildir.


Gayr-i munsarıfın hükmü; kesre ve tenvini kabul etmemektir. Zaruret-i şiirden ve tenasüpten dolayı gayr-i munsarıflar munsarıf hükmünde olurlar.

İki illet makamına kaim olanlar: Cemi ve elifâ’tte’nistir. Elifâ’tte’nis demek, iki müennes elifi demektir. Bunlar da elif-i maksure ile elif-i memdüdedir.

Bütün gayr-i munsarıflar lam-ı tarifle ve muzâf olmakla, kesre ile olan cerri kabul ederler.

Münâdâ: Lafzan veya takdiren -ed’û- makamına kaim olan bir harf sebebi ile dönmesi talep olunandır. Münada, müfret marife olursa ala mâ yürfeu bih mebnidir. Lam-ı istiğâse ile cerdir. Elif-i istiğâse ile meftuhtur. Buraların dışında da mensuptur.