1-1895 Yılında Servet-i Fünun isimli bir dergi yayın hayatına başlar.Fenlerin , pozitif bilimlerin zenginliği anlamına gelir.
2-Recaizade Mahmut Ekrem Öğrencilerinden Tevfik Fikret’i 1896 yılında derginin başına getirir. Mahmut Ekrem Tanzimat ikinci dönem sanatçısı ancak yeni nesillere edebiyat öğretmesiyle kulak için kafiye görüşünü savunmasıyla eski edebiyat yanlıları (Muallim Naci) ile yaptığı tartışmalar Servet-i Fünun edebiyatının temelini oluşturur.
3- Derginin başına Tevfik Fikret’ in geçmesi ile yeni edebiyat taraftarı olan gençler bu derginin etrafında toplanır.Dergi bir fen dergisi olmaktan çıkıp bir edebiyat dergisine dönüşür
4-1901 Yılında Hüseyin Cahit Yalçın ‘ın yazmış olduğu ‘ Edebiyat ve Hukuk ‘ adlı makale yönetim tarafından siyasi bulunmuş ve dergi kapatılmıştır ve böylece Servet-i Fünun edebiyatı bitmiştir.
5- Servet-i Fünun edebiyatçıları ‘istibdat’ Dönemi denilen ikinci Abdulhamid yani Sultan-i Ruj zamanında yaşamışlardır. Bu dönem sıkı ve baskıcı , güvenlikçi bir dönem olarak tarihe geçer.Bu nedenle sosyal , siyasi konular işlenmez
6-Sanatçılar siyasi kişiliğe sahip değildir
7-Bireysel konular işlenir. Sosyal konulara yer verilmez
8-Divan Edebiyatını hiç sevmezler .Eski edebiyata tamamen karşıdırlar. Yeni edebiyat oluşturmaya çalışmışlar bu yüzden ‘Edebiyat-ı Cedide’ (Yeni Edebiyat) dönemi denir.
9-Divan Edebiyatından sadece aruz ölçüsünü kullanmışlardır. Bunun dışında divan nazım birimlerini kullanmamışlardır.
10-Batı edebiyatının Fransız edebiyatını kendilerine ekol olarak seçmişlerdir. Şiirde yeni nazım biçimleri olan Triyole , Terzerima, Sone ve serbest müstezat yazmışlardır.
11-Aruz ölçüsünü Türkçe’ye en başarılı şekilde uygulamışlardır.
12-Tevfik Fikret çocuk şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmıştır.(Şermin)
13-Süslü, sanatlı, çok ağır bir dil kullanmıştır. Arapça. Farsça, Fransızca dillerindeki kelimeleri kullanmışlardır hatta sözlüklerin tozlu sayfalarında bulunan kelimeleri kullanmışlardır. Bu yüzden halkın anlayacağı bir dil değildir bunun için salon edebiyatı ve yüksek zümre edebiyatı olarak bilinir.
14-Arapça ve Fransızca kelimeleri karıştırıp yeni kelimeler ortaya çıkarmışlardır o kelime için şiir yazmışlardır.
15-Bu dönemde gazete ve tiyatro gözden düşer gerileme izlenir. İlk defa bu dönemde mensur şiir( şiirin mısralarının yan yana paragraflar gibi yazılmasıdır) örnekleri verilmiştir (Halit ziya Uşaklıgil).
16-Eleştiri alanında ise kendilerine yapılan eleştiriye karşılık vermişlerdir. Ahmet Mithat’ın ‘dekadanlar’ adlı eleştirisi onları yaralamıştır.
ŞİMDİ BAZI SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİ SANATÇILARINA GÖZ ATALIM
TEVFİK FİKRET:
*Türk edebiyatının en önemli şairleri arasında yer alır.
*Servet-i Fünun denilince akla gelen ilk isimdir.
*İyi bir eğitim almış öğretmenleri arasında çok değerli edebiyatçılarda bulunmuştur ( Muallim Naci, Recaizade Mahmut Ekrem).
*Recaizade Mahmut Ekremin Servet-i Fünun dergisinin başına getirmesiyle Fikret’in sanat anlayışı ortaya çıkmıştır.
*Divan şiirine ilgi duymuş bu şekilde eserler vermiştir.
*Aruz ölçüsünü en iyi kullanan birisidir.
*Fransız edebiyatının ortaya çıkardığı şiirde gerçekçilik anlamına gelen parnasizim akımını Türkiye de temsil eden ilk kişidir.
ESERLERİ:
Rubab-ı şikeste
Rubab’ın cevabı
Tarih-i Kadim
Haluk’un Defteri
Sis
Feda