İşbirliğine dayalı öğrenmenin geliştirilmiş ve şu an kullanılmakta olan birçok farklı tekniği vardır; fakat bu farklı tekniklerin hepsinin ortak özellikleri vardır. İşbirliğine dayalı öğrenmenin temel ilkeleri olarak nitelendiren bu özellikler:

1. Olumlu Bağlılık: Olumlu bağlılık, işbirliğine dayalı öğrenmenin en temel ilkesidir. İşbirliğine dayalı bir öğrenme ortamında, öğrencilerin iki tane sorumluluğu vardır. Bu sorumluluklardan biri, verilen görevi veya ödevi öğrenmek; ikincisi ise verilenleri grubun diğer üyelerinin de öğrendiğinden emin olmaktır.
2. Yüz Yüze Destekleyici Etkileşim: Olumlu bağlılığın bir sonucu da destekleyici etkileşimdir. Destekleyici etkileşim, grubun ortak amaçları doğrultusunda bireylerin, başarmak, verilen görevi tamamlamak ve üretmek için birbirlerini cesaretlendirmeleri, desteklemeleri ve böyle yaparak işleri kolaylaştırmaları olarak tanımlanabilir. Yüz yüze destekleyici etkileşim, bireylerin, birbirlerine yeterli ve etkili bir şekilde yardım etmesini gerektiren bir etkileşimdir. Örneğin, bu etkileşim içine giren öğrenciler, bilgi ve/veya araç gereç alışverişi yapar; gerektiğinde birbirlerine dönüt sağlar; grubun verdiği kararın niteliğini artırmak için bu kararı muhakeme ederler ve bunun gibi daha pek çok ortaklaşa yapılacak işin içine girmiş olurlar.
3. Bireysel Sorumluluk: Bireysel sorumluluk, bireysel olarak değerlendirilen öğrenciden elde edilen değerlendirme sonucunun gruptaki tüm öğrencileri de etkileyecek olması ve her öğrencinin diğer grup üyelerinden sorumlu olması demektir. Gruptaki her öğrencinin, gruba verilen görevi tamamlamak için, kimin daha fazla yardıma, desteğe ve cesarete ihtiyacı olduğunu bilmesi çok önemlidir.
4. İşbirliği Becerisi: Dördüncü temel ilke olan iş birliği becerisi, işbirliğine dayalı öğrenme için gerekli olan kişilerarası ve küçük grup becerileri gibi sosyal becerileri içerir. Grup çalışması yapan öğrencilerin hep birlikte, bir takım ruhu ile çalışabilmeleri için bu becerileri kazanmaları gerekmektedir. Aksi takdirde öğrenciler, grup görevlerini yerine getiremezler.
5. Grup Süreci: Etkili bir grup çalışması için gruptaki öğrenciler, grubun amaçlarına başarılı bir şekilde ulaşıp ulaşılmadığını tartışmalıdırlar. Bu nedenle grup üyelerinin, hangi davranışların faydalı, hangilerinin faydasız olduğunu ve hangi davranışların devam ettirilmesi, hangi davranışların değiştirilmesi gerektiğini tartışmaları ve bu konu hakkında ortak bir karar vermeleri gerekmektedir.

Bu özellikler dikkate alındığında görülüyor ki, sınıftaki öğrencileri sadece küçük gruplara ayırarak, onların bir problem ya da bir görev üzerinde çalışmalarını sağlamak, işbirliğine dayalı öğrenimin gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Öğrencilerin yan yana oturup bireysel olarak çalışmaları veya öğrencilerin gruplar hâlinde oturmaları ve bir kişinin tüm işi yapması, işbirliğine dayalı öğrenim olarak değerlendirilemez. Gerçek bir işbirliğine dayalı bir öğrenimde, öğrencilerin grup dinamiğini anlamasına, ihtiyaçları olan işbirliğine dayalı öğrenme becerilerini geliştirmelerine ve gruplar hâlinde çalışarak, öğrenmeleri gereken konular için öğretmenin rehberliğine ihtiyaçları vardır.

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME, ÖĞRETME VE ÖĞRENMEYLE İLGİLİ GELENEKSEL FİKİRLERDEN NASIL AYRILIR?

Bir sınıfta, öğrenme ve öğretme süreci düşünüldüğünde üç farklı sınıf ortamı gözlemlenir. Bunlar: Bireyselci, yarışmaya (rekabete) dayalı ve işbirliğine dayalı sınıf ortamlarıdır. Bireyselci sınıf ortamında, kendi başına çalışan bir öğrencinin amacına ulaşıp ulaşmaması, diğer öğrencilerin amaçlarına ulaşıp ulaşmamasıyla bağlantılı değildir. Bireyselci sınıf ortamında hiçbir öğrenci, diğer öğrencilerin ne yapıp ne yapmadığıyla ilgilenmez. Öğrenciler, başarıya ulaşmak için bağımsız bir şekilde çalışmalarının yeterli olduğunun farkındadırlar. Yarışmaya (rekabete) dayalı sınıf ortamında ise öğrencilerden sadece biri ya da birkaçı başarıya ulaşacağından dolayı öğrenciler, birbirleriyle kıyasıya mücadele ederler. Böyle bir sınıf ortamında bencillik hâkimdir ve bu sınıf ortamında bulunan öğrenci, diğer sınıf arkadaşlarından her zaman daha iyi olmak için çabalar. İşbirliğine dayalı sınıf ortamında ise öğrenciler, amaçlarına ulaşmak için gruptaki diğer öğrencilerin de başarıya ulaşması gerektiğinin farkındadırlar. Böylece öğrenciler, tüm grup üyelerine yarar sağlayacak şekilde, grubun ortak amaçları için çalışırlar. Bu durumda, işbirliğine dayalı öğrenmenin oluştuğu sınıf ortamlarının, öğrencilerin birbirleri ile olan iletişimleri açısından daha olumlu olduğu açık bir şekilde görülür.

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME, DİĞER ÖĞRETİM YÖNTEMLERİYLE NASIL KULLANILABİLİR?

Öğretim yöntemleri, bir dersin işlenmesinde veya bir konunun anlatılmasında, önceden belirlenen öğrenme hedeflerine ulaşmak için izlenen yollardır. İzlenen bu yolların, her bir ders veya konu için her zaman etkili ve geçerli olabilecek yöntemler olduğunu savunmak doğru değildir. Her yöntemin, öğretmene, öğrenci grubuna, uygulandığı konuya ve sınıf ortamına göre değişen faydaları ve sınırlılıkları vardır. Bunları göz önünde bulundurarak, bir veya birden fazla öğretim tekniğini en etkili ve en uygun olanlarını seçerek kullanmak, öğrenme hedeflerine ulaşmada en kazançlı yol olacaktır. Buna göre, işbirliğine dayalı öğrenme yöntemini kullanırken, duruma uygun düşen diğer öğretim yöntemlerini de kullanmak, işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin verimini artırmada etkili olacaktır. Örneğin, öğrencilere, konu hakkında ve onların grup olarak yapacakları etkinliklerle ilgili bilgi vermek için veya grup çalışmasının sonunda, üzerinde çalışılan konuyu toparlayıp bir kapanış yapmak için anlatım yöntemine başvurulabilir.
Bunun yanında, anlatım yönteminde olduğu gibi, grup çalışmalarının başında, sonunda veya öğretmen gözlem yaparken, öğrencilerin, öğrenme sürecine katılması için soru cevap yöntemi kullanılabilir. Grup çalışmasının başında kullanılan bir soru cevap yöntemi, öğrencilerin, üzerinde çalışacakları konu ile ilgili analitik ve eleştirel düşünmesini sağlar ve grup çalışmalarının daha verimli geçmesine yardımcı olur. Grup çalışmalarının sonunda kullanılan bir soru cevap yöntemi de, öğrencilerin grup olarak vardıkları sonucu değerlendirmelerine ve konunun ana noktaları üzerinde tekrar düşünmelerine yardımcı olabilir.
Bu yöntemlere ek olarak, problem çözme, gösteri yapma, rol oynama, tartışma ve beyin fırtınası gibi diğer tüm öğretim yöntemleri de üzerinde çalışılan konunun ve içinde bulunulan ortamın özelliğine bağlı olarak, işbirliğine dayalı öğrenim etkinliğini pekiştirmek için kullanılabilir. Örneğin, aynı gruptaki öğrenciler, ortak bir karara varma sürecindeyken veya bireysel olarak yaptıkları çalışmaları bir araya getirirken, tartışma yöntemi, sıkça kullanılan bir yöntemdir.

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENMENİN FAYDALARI NELERDİR?

İşbirliğine dayalı öğrenme yönteminin birbirinden farklı ve olumlu birçok sonucu vardır. Bu nedenle, sıklıkla kullanılabilir. Başarı, yüksek düzeyde düşünme becerisi, hatırda tutma, bilgi aktarımı, başarı güdülenmesi, içsel güdülenme, sürekli güdülenme, sosyal ve bilişsel gelişim, ahlaki düşünme, sosyal destek, arkadaşlık, ruhsal sağlık, ön yargıların azalması, kişinin kendine saygı duyması, sosyal beceri kazanma, öğrenme ortamının niteliğinin iyileşmesi gibi sonuçlar, işbirliğine dayalı öğrenme ortamlarının olumlu sonuçlarıdır. Bu veriler göz önüne alındığında, buna benzer şekilde aynı anda birden fazla olumlu sonuç doğuran başka bir yöntemin varlığından bahsetmek mümkün olmayabilir. İşbirliğine dayalı öğrenmenin belli başlı faydaları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
1. İşbirliğine dayalı öğrenme, gruplarının heterojen yapısı, öğrencilere, kendilerinden farklı olan kişileri desteklemeyi ve kabullenmeyi öğretir.
2. İşbirliğine dayalı öğrenme, eleştirel ve yüksek düzeyde düşünme becerilerinin gelişmesini sağlar.
3. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin güdülenmesini artırır. Beraber tartışan ve ortak bir amaç için çalışan öğrenciler, düşüncelerini ve bilgiyi paylaşırlar.
4. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin aktif öğrenmesini sağlar. Öğrenciler, bilgiyi paylaşma sürecinde aktif olurlar.
5. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin kendilerine olan saygılarını ve öz güvenlerini artırır.
6. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin sosyal becerilerini artırır.
7. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin demokratik deneyimler yaşamasını sağlar.
8. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin sorumluluk duygularının artmasını sağlar.

İşbirliğine dayalı öğretimde öğrenmeyi destekleyici, olumlu etmenler gözlenirken, yarışmaya (rekabete) dayalı öğretimde grup gerilimlerinin fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencinin olumlu davranışlarında dahi bu tür gerilimlerle birlikte bir süre sonra sapma ve kararsızlık eğiliminin ortaya çıktığı görülmüştür. İşbirliğine dayalı öğrenmede, bu tür olumsuz durumlar gözlenmediği gibi öğrencilerin grubun ortak amaçları doğrultusunda olumlu davranışlara yöneldikleri fark edilmiştir.

İŞ BİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENMEYE GÖRE DERS İŞLENİŞİNDE SINIF DİSİPLİNİ NASIL SAĞLANABİLİR?

Öğretmenler, sınıf disiplinini sağlamak ve etkili bir öğrenme ortamı oluşturmak için farklı yöntemler izlerler. Kullanılan bu yöntemler, sınıfın fiziksel yapısı, kullanılan öğretim yönteminin içeriği, sınıf alanının kullanılma şekli gibi etmenlere bağlı olarak farklılıklar gösterir. Çoğu öğretim yönteminde öğretmen, tahtanın başına geçer, sınıfa bir bütün gibi hitap eder. Bireysel bir görev verdiğinde öğrenciler görevi yerine getirirken o, sınıf aralarında dolaşıp gözlem yapar. Soru sorduğunda, öğrencilere sırayla söz hakkı verir ve bu şekilde bir öğrenme ortamı oluşturup sınıf disiplinini sağlamaya çalışır. Böyle bir sınıf ortamında sınıfın kontrolü doğrudan öğretmendedir. Fakat öğrencilerin etkin bir şekilde birbirleri ile iletişime girip bilgi alışverişinde bulunmalarını ve öğrenme sürecine etkin bir şekilde katılmalarını gerektiren işbirliğine dayalı öğrenim yöntemi kullanılan bir sınıfta öğretmenin, sınıf kontrolünü bu şekilde sağlaması söz konusu değildir.

İşbirliğine dayalı öğrenme yönteminin sınıfta sorunsuz bir şekilde uygulanması için, öğrencilerin, kendilerinden nasıl bir davranış sergilemeleri beklendiğini anlamaları gerekir. Bununla birlikte, ne yapmaları gerektiğini ve bir problemle karşılaştıklarında nerden yardım alabileceklerini çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Bu da ancak öğrencilere, mümkün olduğunca açık olmak, onları, üstlendikleri roller ve iş birliği konusunda eğitmek ve aynı zamanda etkili ve dikkatli bir planlama süreci ile sağlanabilir. Bunun yanında, işbirliğine dayalı öğrenim yönteminin uygulandığı bir sınıfın çok sessiz olmasını beklemek yanlış olur. Fakat bu gürültü seviyesini ayarlamak öğretmenin elindedir. Dersin en başında birtakım sınıf kuralları belirleyip bu kuralların uygulanmasını sağlamak, sınıftaki disiplini korumak açısından oldukça yararlı olacaktır. Örneğin, sınıftaki gürültü seviyesi arttığında öğretmen, öğrencilere bağırmak yerine, daha önce belirtilen kuralları hatırlatarak sessizliği sağlayabilir. Ayrıca, sınıfta sessizlik ve gürültü köşeleri belirlenerek öğrencilerin tartışma ve sessiz çalışma için farklı yerleri kullanmaları sağlanabilir. Bunun dışında, öğrenciler, anlamadıkları bir şey ile karşılaştıkları anda ellerini kaldırıp öğretmeni bekleyebilir veya doğrudan öğretmenin yanına gitmek yerine, kafalarına takılan şeye, yanlarında bulunan en az iki arkadaşına sorduktan sonra da cevap bulamazlarsa öğretmene danışabilirler. Aynı zamanda, işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin uygulandığı sınıfın yerleşim düzeni de önemlidir. Öğrenciler, tahtayı, öğretmeni ve arkadaşlarını rahatça görebilmeli ve grup içindeki her bir öğrenci, eşit ve birbirini rahatsız etmeyecek mesafede olmalıdır. Disiplin problemleri ile ilgili olarak öğrencilerin çoğunlukla sıralarda uzun süre sessizce oturup sadece ders dinledikleri sınıflarda disiplin problemlerinin daha sık gözlemlendiğini belirtmiştir. Sonuç olarak işbirliğine dayalı öğrenme, dikkatli ve planlı bir şekilde uygulandığında disiplin problemleri en aza indirilerek en yüksek düzeyde verim elde edilebilir.

KAYNAK: http://bep.meb.gov.tr