Evcil hayvan edinmeden önce...


Bu kez hayvanlarımızın sağlığından bahsetmeyeceğiz. Madem evde birlikte yaşamaya karar vereceğiz, önce nasıl bir dost seçmeliyiz onu konuşalım istedim. Tıpkı hayattaki diğer dostlarımızı seçtiğimiz gibi. Sakın yanlış anlamayın ırkçılık değil amacım, sadece daha mutlu olmanın yolunun başlangıçta verilecek doğru karada olduğunu birkez daha hatırlatmak amacındayım. Özellikle köpek sahibi olmak isteyenler ilk seçim konusunda bir hayli tereddütte kalırlar. Ya çocukluklarından beri bir köpek sahibi olmak istemişler ve hayallerindeki joe’yu (kurt köpeği joe vardı bir zamanlar, yaşı otuzun üzerindekiler hatırlar!) almak için tam fırsatını bulmuştur, ya ihtiyaçtır, ya da çocuklar çok istemiştir. En tehlikeli durum da budur işte. Çünkü çocuklar ister alınır ve sonra ebeveynler bakar, ya da okul başlayınca birine verilir. Şu sorunun cevabı dikkatlice verilmelidir;
Ben (veya biz)on-onbeş yıl bir canlının sorumluluğunu taşıyabilecek ve ona hakettiğini verebilecek miyim?
Sadece köpek beslemek niyetinde olanlar değil herkes bu soruyu sanki çocuk yapmak isteyen çiftler gibi kendi kendine sormalı. Cevabınız içten, tereddütsüz evet ise sizi tebrik ederim. Ama küçücük bir şüpheniz varsa vazgeçin derim. Halıya yapılacak ilk çişte tüm hevesiniz kaçacak, kemirilen ilk koltukta delireceksiniz demektir. Bu önemli aşamayı geçtikten sonra, bir önemli nokta da istediğiniz köpeği evde besleyememenizdir. Mesela apartmanın beşinci katında çok sevseniz de kangal olamaz. Ya da 60 metre kare bir evde Seter. Tipini çok sevseniz de yakışıklı bir St. Bernard Antalya’da beslenmez. Yapmanız gereken, madem köpek beslemeye taktınız, kapsamlı ve iyi hazırlanmış bir köpek ırkları kitabı alıp okumak ve sizin koşullarınıza uygun olanını seçmek. Amaç mutlu yaşamaksa ve siz evinize bir canlı aldıysanız onun rahatından, mutluluğundan, sağlığından sorumlusunuz demektir ve gereğini yapmalısınız.
Örnek; Danua doberman, boxer salon hayvanıdır, yani bahçeye bağlanmaz. Av köpeği türleri uzun gezintiler ve koşular ister. Soğuk iklim hayvanları Husky, St. Bernard, çov çov gibi haliyle soğuk ister vs.vs. Sonra istenir ki tüyü dökülmesin, bu nedenle hep kısa tüylü hayvanlar tercih edilir. Halbuki onların da tüyü kısa kısa dökülür, tüm sağlıklı hayvanlarda olduğu gibi. Nasıl bizlerin saçı normalde dökülürse onların da normal bir dökülme durumu vardır. Belli mevsimlerde bu artar. Kışa ve yaza girerken. Ama bir soğuk iklim hayvanını eve besliyor iseniz sürekli ve aşırı bir tüy dökülmesi olacaktır. Fazla büyümesin istenir; olabilir tabiki. Birde havlaması olmasın. Tamam! o zaman çocuklar ağlamasın, büyükler sohbet etmesin, kimse konuşmasın Sizce bu normal mi? Ne yazık ki onun da iletişim şekli bu ne yapalım?. Bizim sohbet edecek yakınlarımız var, onun bizden başka kimsesi yok unutmayın!
Kedi beslemek her zaman daha kolaydır. Çünkü kediler daha bağımsızdır ve istediğini yapar. Eğitilmesi nerdeyse imkansızdır. Zaman içinde birbirinize alışırsınız. Mamasını zamanında düzenli vermeniz, kumunu temiz tutmanız ve o isterse oyunlar oynayıp sevmeniz yeterlidir. Söylendiği gibi siyam kedileri vahşi falan değildir. Her kedi siz yaparsanız, vahşi veya uysal olur. Tek dezavantajı uzunluğu 10 cm.yi bulan tüyleriyle iran kedileridir. Oldukça ince ve uzun tüylerini herhangi bir karışmaya sebebiyet vermemek için, hergün usanmadan taramalısınız. Kıtıklar oluşursa da en yakın kuaförde güzelim tüyleri traş ettirmekten başka çareniz kalmaz. Bu arada unutmadan söyleyelim sokaklarda yaşayan köpek ve kediler de gerekli bakımlar yapıldıktan sonra harika birer ev hayvanı oluyorlar. Ben denedim ve çok mutluyum tavsiye ederim.