ZİYARET TAVAFI
Ziyaret veya diğer adıyla "ifâza" tavafı, haccın rüknüdür. "Ve Beyt-i Atîk'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler" (Hac, 22/29) anlamındaki âyette kast edilenin, bu tavaf olduğu hususunda din bilginleri arasında görüş birliği vardır. Âyette geçen "tavaf etsinler" emri genel bir ifade olduğu için, Mekkeli olan ve olmayan her hacı adayının mutlaka bu tavafı yapması gerekir.
Ziyaret tavafının geçerli olabilmesi için; Arafat vakfesinin yapılmış olması ve belirli vaktinde yapılması gerekir. Ziyaret tavafının vakti; Kurban bayramının ilk günü fecr-i sadığın doğması ile başlar. Daha önce yapılması halinde geçerli olmaz. Çünkü bayramın ilk gecesi fecrin doğuşuna kadar olan zaman, aslında Arafat vakfesine tahsis edilmiştir. Bir rükne tahsis edilen zaman içinde başka bir rüknü yerine getirmek caiz olmaz.
Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre zilhicce ayının dokuzunu onuna bağlayan gecenin yarısından itibaren yapılabilir." (Ebû Dâvûd, Menasik, 66, II, 481)
Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ile Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ziyaret tavafının bayramın ilk üç günü içinde yapılması sünnettir. Ömrün sonuna kadar her hangi bir vakitte de yapılabilir. Ancak mazeretsiz olarak üçüncü günden sonraya bırakılması mekruhtur. (Buhârî, Eymân ve'n-Nüzûr, 15, VII, 226)
Ebu Hanife'ye göre farz tavafın, bayramın ilk üç gününde yapılması vaciptir. Bu günlerde yapılamayan farz tavaf daha sonra yapılabilir, ancak vacip terk edildiği için dem gerekir. (İ.K.)kaynak: http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basi...ir.asp?id=2070