Ümmeti Muhammed’in bu asırda belkide en çok mağdur olduğu¸ aslını idrakten mahrum olduğu nimetlerden birisi de Kadir gecesi nimetidir.

Onlarca yıl yerine bir geceyi ihya ederek âbad olup¸ cennete nail olmak gibi büyük bir nimet ve lutuf olan bu gece kandillerle ve simitlerle geçiştirilecek bir gece değildir.


O bir gezi ve muhabbet gecesi olamaz.



Bunun için Kadir gecesi ile ilgili olarak şu hususlara dikkat edelim:


1-Bu geceyi ALLAH Teala Ramazan ayı içinde gizlemiştir.
27. Gece diye kesin bir gece yoktur.

İşin sırrı da onu bütün bir ay boyunca arıyor olmaktır.

2-Bilhassa son on gün Kadir gecesi için yüksek ihtimalli gecelerdir.

3-Kadir gecesinde ne yapılabilir?


Bu soruyu Hz.Aişe annemiz R.Anha Resulullah SAV’e sorduğunda şu cevabı vermiştir:

“O gece şöyle dua et: ALLAHım! Sen çok bağışlayıcısın. Kerimsin. Bağışlamayı seversin. Beni bağışla.”



Demek ki¸ o gece ALLAH’a el açma gecesidir.
Maksat günahlardan kurtulmaktır.
Günahlardan kurtulacak işleri yapmaktır.

Bize Kadir gecesini tanıtan sevgili Peygamberimiz SAV¸ bunun dışında özel bir ibadet tanıtmamıştır.

Ashabı Kiram ve diğer selef büyükleri mescidlere kapanıp¸ bu geceyi çevrelerinden uzak¸ seccadeleri başında tövbe ve istiğfarla¸ tefekkürle geçirmişlerdir.