OLUKPINAR KÖYÜ
Olukpınar köyü, Ilgın'ın 15 Km doğusunda 60 haneli 250 nüfuslu bir köyümüzdür. Olukpınar Köyünün Kuruluşu; 1861 yılında henüz bagımsız olan Kafkasya'nın Şapsıg,Abadzeh ve Vıhıb bölgelerinde yaşayan Çerkesler,1861'de merkezi Soçi yakınlarında olan bir Ulusal Meclis Yönetimi oluşturdular ve Eylül 1861de Çar 11.Aleksandrdan Sürülmemeleri koşuluyla görüşme ve anlaşmaya varma talebinde bulundular. Çar, Adıge temsilcilerine, Ya Türkiyeye gidin ya da Kuban boylarında göstereceğimiz yerlere yerleşin, yanıtını verir. Çerkesler Çarın direktifini reddeder. Bunun üzerine Rus ordu birlikleri Adıgeleri çember içine almaya başlar. Köyler yakılır, ele geçirilen siviller bile, ya öldürülür ya da Osmanlı topraklarına sürgüne gönderilir. Ekim 1863te Şapsıglar, Ruslarla ateşkese vardılar.
Buna göre: Şapsıglar 06 Mart 1864 akşamına değin köylerini boşaltacaklardı. Ateşkesin gereği olarak, Şapsıgların Meliş sülalesinden olan Çerkes Musa beyin oglu Aptullah bey ailesi ve akrabaları ile birlikte bugünkü Adıge Cumhuriyeti,Maykop Vilayeti, Penexes kasabasından istanbula sürgün edilir. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülazizin emri ile gelen çerkeslerin bir kısmı İstanbulda bırakılır ve geri kalanı Konya ili, Ilgın ilçesine gönderilir. Şapsıglar Ilgının 13 km.doğusunda su kanalı geçen ve ufak çaplı iki göl bulunan bölgeye yerleşir. Bölgede Sivrisinek çokluğundan rahatsız olan çerkesler aynı bölgede yer değiştir.Yayılan Sıtma hastalığı neticesinde kalabalık ölümler gerçekleşir. Bir yerleşim yerinde ise peş peşe 3 çocuk ölmesi üzerine çerkesler yine yer değiştirip Köyün bugünkü bulunduğu yere 7 nci defa konmuş olur. Buraya çerkesce Hopleşe ismini verirler.
Bir kısım aile ise Şereflikoçhisara göç eder. Nüfus az olduğu için civardan Tol denirmiş. Sürüler için tutulan bir çobanın ismi Hasan olması nedeni ile zaman içerisinde Delihasan Tolu şeklinde söylenmeye başlanır. Aile; civardaki Pusat köyünden Hacıbeyin bir kızı ile Musa beyin oğlu Aptullah beyi evlendirirler. Bu akrabalık nedeni ile Hacı beyin oğlu Bekir beyde Hopleşe köye taşınır. Delihasantolunda onlarada ev kurulur. Zaman içerisinde köye Yağlıoğulları diye bir aile daha gelir. Sonraları Saime kadın ve Faruk bey gibi isimler de burada oturmuştur. Aptullah beyin oğlu İshak bey Hicri 1308 (1892) tarihinde burada doğar. Süveyş Kanalı civarında askerde yaralanır ve neticesinde vefat eder. 1934 yılında cenaze köyün yeni mezarlığına defnedilir. Köyün 1 km.kadar Kuzeybatısında kalan eski mezarlık ağırlıklı olarak Kafkasyadan gelen çerkeslerin Sıtma hastalığında kaybettiklerinin ve normal ölümlerin neticesinde meydana gelen bir mezarlıktır. 1934 yılında Soyadı alınma mecburiyeti getirilince Musa beyin Meliş sülalesi Özlü soyadını, Hacıbeyin oğlu Bekir bey ise Avcı soyadını almıştır. Köyün ilk camiisinin kapısında Hicri 1303 tarihi mevcuttu. Bu Rumi olarak 1887 yılına tekamül eder. Camii daha sonraki yıllar içerisinde, Niyazi Özlünün muhtarlığı zamanında başlayıp Süleyman Çil ile iyileştirmeler devam etmiş ve Mustafa Çolak zamanında Minaresi de bitirilerek bugünkü şeklini almıştır.
1945 yılında ise Göçer durumunda ki Yörükler buraya iskan edilerek yerleşim yeri Tol seviyesinden Köy seviyesine çıkarılır. Böylece Olukpınar köyü 1945 yılında kurulmuştur. Çerkes İshak beyin oğlu Niyazi Özlü Hicri: 1377 (1921) burada doğmuş ve köyün ikinci Muhtarı olup, Çeşmenin yapılması, İçme suyunun getirilmesi, İlkokulun yapılması, Köye Telefon getirilmesi hep onun muhtarlığı zamanında yapılmıştır.
Köy bir tarım arazisi üzerinde kurulmuş olduğu için ören yerleri zamanla kaybolmuştur. Çoğunluğu toprak damlı kerpiç yapılı evlerde oturan halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Buğday, arpa, yulaf, şeker pancarı, mercimek, nohut üretilir. Köyün eski bir yerleşim yeri üzerinde kurulduğunu gösteren eski mezarlığın karşısında vişne bahçeleriyle başlayan meyvecilik gelişme aşamasındadır. 3000 dekar arazinin 600 dekarında köylüler kendi imkanlarıyla sulu tarım yapmaktadırlar. Köyde süt inekçiliği yaygındır.Köy halkı, birbiriyle akraba olmalarına rağmen Olukpınar Köyünde; Sarıkeçili, Karataşlı, Karabacaklı,HacıNasıflı ve Çakallar yörüğü gibi sülaleler yaşamaktadır. Tek sınıflı bir okulu, bir lojmanı, bir camisi ve bir imamı vardır. 53 adet telefon abonesi olan Olukpınar'ın içme suyu Beykonak Kasabasından gelmekte iken yetersiz olması nedeni ile 2000 yılında köyün doğusunda açılan sondaj ile içme ve kullanma suyu yeraltından sağlanmaktadır.
Zaman içerisinde Olukpınar köyü Muhtarları:
1. Bekir Avcı
2. Niyazi Özlü(D-1921 Ö-1996)
3. Hasan Alıcı
4. Niyazi Özlü
5. Süleyman Çil
6. Mustafa Çolak
7. Mehmet Eğribacak
8. Veli Alıcı
9. Halil Kölemen Gsm: 0542 247 61 72 Muhtarlık: 0332 885 10 43

Köyün bilinmeyen sırrı:
Köyün 1 km. batısında hafif bir höyük mevcuttur. Bu höyükten 1970 li yıllarda çıkarılan bir taş mevcuttur. Bu taş 1 mt.uzunluğunda ve 50 cm.eninde olup derinliği 25 30 cm.olan mermer bir taştır. Taşın üzerinde resimler mevcuttur. Üst kısmı üçgen şeklinde çatı gibi ve dört köşesinde yuvarlak dairler mevcuttur. Bu taş Olukpınar köyünde Niyazi Özlünün bahçesinde hayvanlar için tuz taşı olarak kullanılmaktadır. Taşın üzerindeki resimlerden anlaşıldığına göre, bahsedilen höyüğün altında çok çok eski tarihlere ait bir yerleşim yeri veya önemli birine ait bir mezar ulunmaktadır. Bu bilği ilk kez burada verilmektedir.
11 nci az bilinen: İzmir Konya şehirler arası yoldan giderken olukpınar köyüne dönünce yaklaşık 400 mt. sonra tam solunuzda 600 mt. kadar ileride taşlık bir alan mevcuttur. Bu taşlık alanda eski kral mezarlarının mezarlarına benzer bir taş oyması mevcutur. Bu taş oyuk tahminen 150 cm. boyunda,100 cm. eninde ve 100 cm. derinliğindedir. Kapağı yok açık bir şekilde bulunmaktadır. Köyün 1400 mt.kadar kuzeyinde yer almaktadır.
bizimle paylaşabilirsiniz. Mevcut içeriklerde düzeltme ve ekleme yapabilirsiniz. Paylaşımlarınız ve irtibat için buraya tıklayarak bize ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları
İshak bey oğlu Niyazi Özlü
Bekir bey oğlu İzzet Avcı
İshak beyin torunu Fethi Özlü
Köy Muhtarı Halil Kölemen
Niyazi Özlü oğlu İshak Özlü