KAPAKLI :
Kapaklı köyü, Ilgın Akşehir yolunun 10. kilometresinde Ilgın'ın batısında, Kocabayır, İğreklik tepeleri arasında, düz ve kıraç bir arazi üzerinde kurulmuş, 170 haneli, 1510 nüfuslu bir göçmen köyüdür. Köyün kuruluş tarihi hakkında kesin bilgi olmamasına rağmen, şimdi Bulgaristan sınırları içerisinde olan Rusçuk'un Senova ve Meşe mahallesinden gelmişlerdir. Köylüler, Bulgaristan ve Romanya'ya Karaman'dan gittiklerini ve Karamanoğulları'ndan olduklarını anlatmaktadırlar. Yaklaşık 130 yıl önce (1877-1887) 25-30 hane olarak Denizli'den gelerek yerleşmişlerdir. Kapaklı adını mezarlığın üzerinde bulunan Eski Kapaklı Karakolu'ndan almıştır. Bir ara adı Osmaniye olmuşsa da Kapaklı olarak yeniden değiştirilmiştir.
Sarı Gazi mevkiinde eski mezarlık, Karakaya'da fırın ve ocak kalıntılarının yanında değirmen taşları, Örenyeri mevkisi, Kaleyanı köyün İslâmiyet öncesi döneme ait bir yerleşim yeri olduğunu gösteren ören yerleridir. Tek katlı, kiremit çatılı, bahçelerinde artezyen su kaynaklarının bulunduğu evlerde yaşayan halkın geçim kaynağı, tarım ve hayvancılığın yanında yapı ustalığıdır. Meyvecilik; elma, armut, vişne, kayısı başta olmak üzere gelişmektedir. Genç nüfus Bursa'da çalışmaya gidip, orada yerleşmektedir. 13 000 dekar arazisi vardır. Sarı Gazi mevkiinde DSİ tarafından 5 adet derin kuyu açılmış, sulu tarıma geçilmek üzere çalışmalar devam etmektedir. Aynı mevkide ve Karakaya'da Orman Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılan 3000 dekarlık arazı köylüler tarafından korunmaktadır. 3 derslikli okulu, 2 öğretmen, 1 lojman, 1 camii, 2 mescit, 1 imam ve 1 imam evi vardır.
Köy konağı, 3 köy boğası, 80 dekar köy tarlası bulunan köyde 40 traktör, 3 minibüs, 5 saman makinesi ve 15 kamyon vardır. Düzgün ve temiz sokakları, dışı toprak sıvalı evlerinin yanında misafir severliği ile dikkati çeken Kapaklı'da köy odası geleneğini sürdürmeye çalışan Subatanlıların odadan başka köy konağında bir misafirhane vardır. Meşe mahalllesi, Orta mahalle ve Şenova adlı, göçmen olarak geldikleri yerlerdeki mahallelerinin adını taşıyan 3 mahallesi vardır. Topallar, Kerimler, İkizler, Yirikler ve Tıkızlar köyde yaşayan sülâle adlarından bazılarıdır. Okuma oranı çevreye göre fazladır. Emekli General Necmi ÇORA, vali Osman DIRAÇOĞLU, Yüzbaşı Hamdi AKGÜL, Müh. Mahir FİLİZ. . . köyün yetiştirdiği kişilerden bazılarıdır. Eski bağlar mevkiinde getirilen su kapalı şebeke evlere verilmektedir. Ayrıca mahalle çeşmeleri ve 7 bahçede artezyen olarak çıkan sular nedeniyle içme suyu sorunu yoktur. Millet bahçesi ve koru denilen 2 adet piknik yeri olan, kanalizasyon sorununu çözmüş ve telefonsun evi olmayan örnek köylerimizden birisidir. Dışardan gelen piknikçilerin piknik yerini temiz tutmaları ve sulu tarıma geçişin hızlandırılması köyün önemli sorunlarındandır.
Geleneksel Özellikleri: Kadınlara “mare”, erkeklere “baa” diye hitap edilen bir muhacir şivesi kullanan köyde her evde sarı topraktan yapılmış bir ekmek fırını vardır. Haftalık “somun” denilen ekmek yapılır. Ekmek yapılacak hamurdan bir parça ayrılarak maya olarak kullanılır. Yöresel yemeklerden en ünlüsü “pazı” açılarak, içine çökelek ekilip, üzerine kaymak konularak fırına sürülen “kıvırma”dır. Akraba evlilikleri kesinlikle yoktur. Kurban bayramında kurban eti, mutlaka unlu köfte yapılarak yenmeye başlanır. Düğün çorbalarında, güzel kokusu ile bilinen “tavuk otu” kullanılır. Bu ot bahçelerde özel olarak yetiştirilir.
Hıdırellez: 5 Mayısta iki genç kız, bir bakır helkeyi çiçeklerle süsleyerek üstünü kapatır. Kimin ne verdiği görülmemesi şartıyla köydeki tüm haneleri gezerek helkenin içine yüzük, boncuk, küpe, toka vb. eşyalar toplanır. Bakır helke gece güllerin altında saklanır. Genç kızlar 6 Mayısta “millet bahçesi” denilen piknik alanında yöresel “bürüncük” gömlek, simli şalvar ve işlemeli yelek giyerek toplanırlar. Başlarında oyalı çember veya pullu vardır. Sabah eğlence ve oyuna başlayan genç kızları delikanlılar kenardan izler. Evli erkekler bu törene katılmaz. Akşamüzeri eğlence sona ererken helkeye toplanan eşyaları, mani okuyan bir kadın, her eşyaya ayrı mani okuyarak eşyasını tanıyan kıza verir. Okunan maniyi eşya sahibi üstlenir.
Ramazan Manileri: Davulcu tepsiyi 15 gün önceden ev sahibine verir. Gece evin önünde tepsi gelinceye kadar çalınan davul yanında söylenen maniyi Kapaklılı Aşık Mehmet KURT'tan (d. 1917) dinleyelim:

Baklavayı balladılar, Uyan arkadaş uyan sana,
Al çuhayla çulladılar, Sağ koluna dayan sana,
Ben burada bekler iken, Ne bakarsın melil melil,
Yan kapıdan yolladılar. Uzan tepsiyi al sana.




Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları