BOĞAZKENT :
Boğazkent (Reşadiye) köyü 1906 yılında, Bulgaristan'ın Osman Pazarı-Karalar köyünden gelmişlerdir. İlk kuruluşu 50 hane olan bir göçmen köyüdür. Bu gün 65 hane, 300nüfüslu Ilgın'ın 17 km kuzey batısında, Konya-Akşehir asfaltına 6 km kara yolu ile bağlanan köyün, Çeşme Bayırı denilen küçük bir tepenin çevresinde kurulması ve arazinin düz ve tarıma elverişli olması nedeniyle halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. 8000 dekar arazi, köyün kuzeyinden geçen Deli çay ile birlikte DSİ'nin açtığı 2 kuyudan sulu tarımda yararlanılmaktadır. 1 000 dekarlık sulanır arazide şeker pancarı, silajlık mısır, yonca yetiştirilmekte ve meyvecilik yapılmaktadır. Köy konağı, misafirhane, sellektör binası, köyde kalmak isteyen memurlara bir lojman, köyün ortak malları arasındadır.
Kızılağıl ve Karakaya yaylaları şimdi fidanlık olarak kullanılmaktadır. Köyiçi ve Öte Mahalle denilen mahallelerde, Rüstemoğulları, Mollaoğulları, Tırpanlar, Paşalılar gibi sülaleler yaşamaktadır. 3 sınıflı 1okul, 1 lojman, 1 öğretmen, 1cami, 1 imam 2yem değirmeni, 1 un değirmeni 2hizar, haşhaş ve ayçiçeği yağı çıkarılan1yağ dükkanının bulunduğu köye girerken yol kenarındaki ağaçlandırma çalışmaları, kiremit çatılı evleri, geniş ve temiz sokakları, düzenli bahçesiyle köy konağına bitişik kahvesi ve misafir sever insanları dikkati çekmektedir. Kapalı şebeke yeterli içme suyu ve her hanenin bir telefonu vardır. Her evde “maşınga” adı verilen özel kerpiçlerden yapılmış, sobaya benzeyen toprak sıvalı fırınlar vardır. Göçmenlerin kendilerine has tepsi içerisinde, haftada bir yaptıkları fırın ekmeğinin özel bir tadı vardır. Köyün kuzeyindeki tren istasyonundan geçmekte olan trenlerden 4 tanesi Reşadiye istasyonunda durarak yolcu indirip bindirmekte, Boğazkent-İstanbul, Boğazkent-Diyarbakır arasındaki ulaşımı daha kolay ve ekonomik hale getirmektedir.
Köyde okuma oranı yüksektir. Akşehir Devlet Hastanesi Baştabibi Mehmet Güngör, Müh. Mahmut Bircan, Dr. Fatma Tırpan, Mimar Hilmi Kaya, fahri Kaya, Av. Şerafettin Can köyün yetiştirdiği kişilerden bazılarıdır. Futbol, voleybol gibi spor dallarına ilgi duyan, ilçe çapında kupalar kazanan ender köylerimizden biridir.

İKİZLER ÇEŞMESİ: Köy içinde tek kurnalı, aynı yerden çıkan su kaynağından beslenen çeşme berrak ve buz gibi suyu ile dikkati çekmekte ise de ;anlatılanlara göre bu çeşmeden su içen ailelerin çocukları ikiz doğmaktadır. İkizler çeşmesinin etrafında oturan hanelerde şu anda 9 adet ikiz çocuğa sahip aile vardır.

DAMAT GİYDİRME: Genelde düğünler Cuma günü başlar, Pazar günü biter. Cumartesi ikindi namazından sonra oğlan evinde çalgı çalınır. Oğlan evinde bir odada, damat giydirmeyi bilen mükellef bir kişi, tıraş olan damadı dua ile giydirir, Halk damadı alkışlar ve oyuna davet ederler, Hediye olarak para takılır, para takan kişi;
Abbas, abbas, yine çıktı kart cambaz,
Az versen azar, çok versen tozar,
Akıbeti nur azar,
Ahmet ağa kesenin ağzını açmış,
Paraları yere saçmış,
Oynayanların şerefine bir daha atacak, bir daha. . . . diyerek bağırır ve parayı çalgıcının önüne atar.

CUMHURİYET TAŞI: Ilgında diploma almaya hak kazanan 3 kişiye diplomalarının verilmesi 29 Ekim 1923 tarihine rastlamıştır. İlgililer köye mermer işlenmiş bir taş getirerek eski caminin avlusuna dikmişler ve3 diplomayı, törenle sahiplerine vermişlerdir. Bu nedenle şimdi İlköğretim Okulunun bahçesindeki bu taşa halk “Cumhuriyet taşı” demektedir.
Boğazkent köyü ile ilgili daha fazla bilgi için köy web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Web sitesi adresi www.bogazkentliler.tr.gg


Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları