Ramazan ayına iyice yaklaştığımız mübarek günlerdeyiz. Bu mana ve bereket dolu aylar
içinde bulunan inci gecelerden birisini daha karşılamak üzereyiz. İdrak edeceğimiz
gece, mübarek Berat Kandili gecesidir. Bu hutbemizde Berat Kandili hakkında bilgi
vermeye çalışacağız. Berat Kandili, Şaban ayının onbeşinci gecesine rastlar. Buna
göre 16 Ağustos 2008 Cumartesi gününü Pazar’a bağlayan gece -inşaallah- Berat
Kandili gecesidir. Şimdiden bütün İslam alemine ve insanlığa mübarek olsun.
Aziz kardeşlerim,
Müslümanlar, Berat Kandili gecesini içinde taşıdığı manalar itibariyle çeşitli
isimlerle anmışlardır. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle
“Mübarek”; kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları
sebebiyle “Beraet”; kulların bolca ihsana kavuşmaları nedeniyle
“Rahmet”; geceyi iyi değerlendiren kulların, seçilerek salih kullar
arasına alınması sebebiyle, “Berae” veya “Sakk” adı da
verilir.
Bazı alimlerimiz, Duhan Suresinin ilk ayetlerinde anlatılan ve içinde Kur’an-ı
Kerim’in indirildiği bildirilen mübarek gecenin, Şaban ayının 15. gecesi
olduğunu ifade etmişlerdir. Ki, bu ayetlerde şöyle buyurulmuştur:
“Hâ, mîm. O apaçık Kitab’a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir
gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. O gecede her hikmetli iş
tarafımızdan bir emirle ayrılır.” (Duhan Suresi)
Değerli kardeşlerim,
Berat Gecesi’nde diğer gecelerde olmayan beş özellik vardır. Bunlar: Bu gecede
önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır. Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı
olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir. Bu gece bağışlanma ve af
gecesidir. Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür. Bu gecede
Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamının verildiği ifade edilmiştir. Bu gecenin
faziletini anlatması açısından şu hadis-i şerif önemlidir. Peygamber Efendimiz (as),
bu gecenin özelliklerini Hz. Aişe (ra) validemize anlatırken şöyle buyurmuştur:
“Bu gece Şaban ayının onbeşinci gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede Benü Kelb
kabilesinin (koyun sürülerinin çokluğu ile meşhur olan bir kabile) koyunlarının
tüyleri sayısınca insanları Cehennem’den kurtarır. Ancak kendisine şirk
koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile
münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asî olanların ve içki
içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz.” (Buhârî, et-Tergîb ve’t-Terhib,
II, 118). Bu gece, insanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir
olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar müvekkel meleklere bildirilir. Onun için
de bu geceyi ibadet ve tâatla geçirmek ve nafile namaz kılmak büyük sevaptır. Fakat
bu geceye özel bir namaz şekli yoktur. Nitekim Peygamber Efendimiz (as), bu geceyi
ibadet ederek geçirmiş ve Allah’a çokça dualar etmiştir. Yapmış olduğu
dualardan birisi de şöyledir: “Azabından affına, gazabından rızana sığınır,
senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten âcizim. Sen seni senâ
ettiğin gibi yticesin.” (et-Tergib, II, 119, 120).
Muhterem kardeşlerim,
Hakkında Peygamber Efendimiz (as)’ın: “Şaban ayının yarısı (Beraet
gecesi) gelince: gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenab-ı Allah o gece
güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu; onu
affedeyim. Rızık isteyen yok mu; rızık vereyim. Şifaâ dileyen yok mu; şifâ
vereyim.” “Allah Teâlâ Şaban’ın onbeşinci gecesi (Berâet gecesi)
tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında bütün
kullarını bağışlar.” (İbn Mace, İkametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38)
buyurduğu böyle mübarek gecenin hem öncesinde hem sonrasında hem de gecenin
kendisinde bolca ibadet edelim; namazlar kılalım, oruçlar tutalım, bolca
Allah’a dua edelim ve O’nu zikredelim. Ana-baba ve diğer akrabalarımızla
aramızı düzeltelim. Bir yılın programının yapıldığı bu gecede, geleceğe yönelik

hayırlı planlar yapalım. Daha düzgün bir hayat yaşamak üzere geçmişin muhasebesini
gözden geçirelim. Ümmet-i Muhammed’in topyekun kurtulması için dualar edelim.
Allah hepimizi Berat Kandili’nde gerçek berata ulaşan kullarından eylesin.