Reformtürk 12 Yıldır Sizlerle
6 sonuçtan 1 ile 6 arası
  1. #1
    SPONSOR REKLAM ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,646
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Atatürk Oratoryosu

    10 KASIM ATATÜRK ORATORYOSU



    ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA

    (CAHİT KÜLEBİ'DEN)

    KORO:

    Bir gün kara bulutlar göklerimize konaklamıştı.

    Yaylılar gelip geçiyordu güneyden,
    Örtük kara perdeler sallanıyordu.
    Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçen,
    Milletin yüreği kan ağlıyordu.



    SOLO(KIZ):

    Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,

    Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?



    KORO(ERKEKLER):

    Askerler gelip geçiyordu güneyden,
    Yaralı, hasta, yorgun askerler.
    Akşam olmuştu yurda toplanıyordu,
    Sağ kalan yiğitler birer birer.



    SOLO(ERKEK)

    “Bu kışlanın kapısına,

    Mail oldum yapısına,

    Telli kurban bağlayayım,

    Nazlı yarin kapısına”



    KORO(KIZLAR):
    Analar haber soruyordu güneyden,
    Tarlalar kadar ırmaklar kadar durgun analar
    Örtük kara perdeler sallanıyordu,
    Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçen

    Amma kalanlar anayurtta toplanıyordu.



    KORO(ERKEKLER)
    Gökyüzünde kara kara bulutlar
    Başımıza nerden geldiniz?
    Bizler konukseveriz ama
    Düşmanları sevmeyiz.

    KORO(KIZLAR)
    Gökyüzünde kara kara bulutlar,
    Harmanlar çürüdü yüzünüzden,
    Sizinle görecek işimiz yok,
    Gidin üstümüzden.

    KORO:

    Gökyüzünde kara kara bulutlar,

    Hayın mı hayın

    Birgün gelir hesabını sorarız

    Buralarda durmayın.



    SOLO(KIZ):

    Çanakkale içinde vurdular beni,

    Ölmeden mezara koydular beni,

    Ooof gençliğim eyvah



    KORO:

    Çanakkale içinde aynalı çarşı,

    Anne ben gidiyom düşmana karşı,

    Ooof gençliğim eyvah



    SOLO(KIZ):

    Ne bulutlar gitti, ne göklerden bir haber geldi.
    Bu sefer de millet padişahlara seslendi.

    KORO(ERKEKLER):
    Biz yoksul bir milletiz,
    Gözlerimizde solgun ışıklar yanar.
    Nasılsa yenilmişiz bir kere,
    Ama uzun sürmez o kadar!

    KORO:
    Bu toprak bizim yurdumuzdur,
    Deli gönül yücesine çıkar!
    Bir üveyik olur uçar gider,
    Ardahan’dan Edirne’ye
    Edirne ‘den Ardahan’a kadar.

    SOLO:

    Havada bulut yok bu ne dumandır?

    Mahlede ölüm yok bu ne figandır?

    Bu Yemen elleri ne de yamandır

    KORO(KIZLAR):

    Ano Yemendir,gülü çemendir,

    Giden gelmiyor, acep nedendir,

    KORO(ERKEKLER)

    Burası Huş’tur yolu yokuştur,

    Giden gelmiyor, acep ne iştir?



    KORO(KIZLAR)
    Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi,
    Kemal Paşa derler bir yiğit vardı,
    Bu sefer de millet türkülerle

    Kemal Paşa’ya haber saldı,

    KORO(ERKEKLER)

    Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!
    Savşa girer gibi yetiş bize!
    Yetiş bize çöllerde bile olsan!



    KORO

    İnanç doldur, güç doldur içimize

    Bin kere yurdumuzu kurtaran,
    Bir görseydin ağlardın halimize.

    SOLO(ERKEK)
    Kuşun kanadında türküler,
    Kemal Paşa’nın gönlüne vardı.
    Cevabından önce kendi geldi



    SOLO(ERKEK):

    "Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini

    Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini"



    SOLO (KIZ):

    Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı,
    Selam durdu kayığı, çaparı, takası,
    Selam durdu tayfası.

    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman,
    Duman değildi bu,
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    Samsun Limanı’na bu gemiden atılan,
    Demir değil!
    Sarılan anayurda
    Kemal Paşa ‘nın kollarıydı.

    Selam vererek anadolu çocuklarına,
    Çıkarken yüce komutan,
    Karadeniz’in halini görmeliydi.

    Kalktı ayağa ardı sıra baktı dalgalar,
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemal Paşa,
    Ardından gürleyip giderlerdi,
    Erzurum’a kadar.


    SOLO(ERKEK):

    "Önsözüm İstiklal dir,

    Son sözüm "Ya İstiklal,ya ölüm'""


    KORO:

    Bu ne inanç ki Kemal PaŞa,
    Atının teri kurumadan,
    Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde.



    SOLO(ERKEK)

    Bir selam gibi gitti Erzurum’a
    Bin selam gibi geldi Sivas’a Erzurum’dan.
    Dağlar alçaldı yol vermeye
    Temizlendi ılkımından karından.

    Analar bacılar yola döküldü,
    Cephane taşıdı arkasından,
    Irmaklar suyundan faydalattı,
    Ağaçlar dallarından

    Yer gök inledi bir yol daha,
    Kurtuluş Savaşı’ndan.



    SOLO(ERKEK):

    "Siz orada düşmanı değil,bir milletin makus tarihini yendiniz"



    KORO:
    Bu vatan toprağın kara bağrında
    Sıra dağlar gibi duranlarındır.
    Bir tarih boyunca onun uğrunda
    Kendini tarihe verenlerindir...



    KORO(KIZLAR):
    Tutuşup kül olan ocaklarından,
    Şahlanıp, köpüren ırmaklarından,
    Hudutlarda gaza bayraklarından,
    Alnına ışıklar vuranlarındır...



    KORO(ERKEKLER):
    Ardına bakmadan yollara düşen,
    Şimşek gibi çakan sel gibi coşan,
    Huduttan hududa yol bulup koşan,
    Cepheden cepheyi soranlarındır...



    KORO:
    İleri atılıp sellercesine,
    Göğsünden vurulup tam ercesine,
    Bir gül bahçesine girercesine,
    Şu kara toprağa girenlerindir...



    KORO:

    Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa

    Askerin Milletin Bayrağınla Çok Yaşa

    Arş Arş Arş ileri ileri Arş ileri

    Marş ileri Dönmez Geri, Türk'ün Askeri

    Sağdan Sola, Soldan Sağa

    Al Da Bayrağı Düşman Üstüne

    Cephede Süngüler Ayna Gibi Parlıyor

    Cumhuriyet Gençleri Bayrak Açmış Bekliyor

    Arş Arş Arş ileri ileri Arş ileri

    Marş ileri Dönmez Geri, Türk'ün Askeri

    Sağdan Sola, Soldan Sağa

    Al Da Bayrağı Düşman Üstüne



    KORO(KIZLAR):

    Biz biliriz bizim işlerimizi
    İşimiz kimseden sorulmamıştır.
    Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle
    Başımız yere eğilmemiştir.



    SOLO(ERKEK)

    Kuzumuz var, yaylalarda meleşir,
    Çeşmemiz var, gece gündüz söyleşir,
    Yazımız var, pehlivanlar güreşir,
    Bu toprağa kimse girememiştir



    KORO:

    Davranı da deli gönül davranı!
    Kemal Paşa dinlemiyor fermanı!
    Anası, bacısı, kızı, kızanı.
    Bizim millet gibi görülmemiştir



    KORO(ERKEKLER)

    Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa!
    Atının teri kurumadan,
    Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinden.



    KORO(KIZLAR)

    Sana borçluyuz ta derinden,
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın!
    Hasta, yorgun düşmüştük,
    Yaralarımızı iyice sardın.
    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın,
    Sanatkârdın, denizler kadar engin,
    Kimsenin görmediğini görürdü.
    Sevgiyle bakan gözlerin.



    SOLO(ERKEK)

    Dedin ki: bu millet, bu büyük millet,
    Yüzyıllar boyunca geri kalmış,
    Bu yurt, bu güzel yurt bizim yurdumuz,
    Her yanından yaralar almış.



    SOLO(KIZ)

    Dedin ki: bir güzel savaşmalı,
    Kırmak için yeniden,
    Bilgiyle, inançla, coşkunlukla,
    Öğün, çalış, güven!



    SOLO(ERKEK)

    Sana borçluyuz ta derinden!
    Işığısın bu yurdun
    Dilimizi, ulusallığımızı ö?rettin bize,
    Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun.



    SOLO(KIZ)

    Hürriyeti sen yaydın içimize,
    Halkçıyız dedin halk içinden.
    İnançla hür yetiŞtirdin bizi
    Sana borçluyuz ta derinden.



    SOLO(ERKEK)

    Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti,
    Bu milleti temiz ellerin,
    Sana borçluyuz ta derinden,
    En büyüğü Mustafa Kemal’lerin



    KORO(KIZLAR)

    Davullar zurnalar döğende,
    Biz seni hatırlarız!



    KORO(ERKEKLER):

    Binip trene gezende,
    Biz seni hatırlarız!



    KORO(KIZLAR):

    Önce adını öğrenir çocuklarımız,
    Eli kalem tutup yazanda.



    KORO:

    Binler yaşa, yurdumuza hizmeti büyük!
    Kemal Paşa! Ölümsüz insan! şanlı Atatürk!



    KORO:

    İstiklal güneş gibi hür alnımda parıldar
    Nabzımda ateş gibi fatihlerden bir kan var
    Atam sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin
    Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz Cumhuriyetin

    İnsanlIkla ün aldI tarihinde bu millet
    Atamdan eser kaldI ülkümüz Cumhuriyet
    Atam sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin
    Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz Cumhuriyetin

    Zaferlerle doldurdun ömrünü her cephede
    Sönmeyen IŞIk oldun Şimdi AnIttepede
    Atam sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin
    Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz Cumhuriyetin


    Hazırlayan : Gülfidan DEMİRKAYA


  2. #2
    ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,646
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Yanıt: Atatürk Oratoryosu 2

    ATATÜRK ORATORYOSU

    — SELANİK’TEN CUMHURİYET’E -

    — Yıl 1881
    —Selanik’te Türk milletinin aydınlığı parlak bir güneş doğuyor.

    Selanik pırıl pırıl o gece
    Gökten iri bir yıldız kaydı
    Sabaha karşı yüz yıl önce
    Aktı Karadeniz’e doğru

    Cihan tarihini süsledi adı
    Ey büyük milletim övün ve sevin
    Bir benzeri daha yaratılmadı
    Dünyada bir tane senin Kemal’in

    Işıklıydı yüzü al aydınlıktı
    İlkbahar göklerinin pembe bulutları gibi
    Maviydi gözleri, mavi
    Akdeniz’in suları gibi…

    Ak bir yol çizdi uzun uzun
    Karanlıklar içinden.
    Sildi karayazısını alnımızın
    Daha o günden.

    — Zaman ve günler geçer, Mustafa adı verilen çocuk serpildikçe serpilir, geliştikçe gelişir. Artık okul çağı gelmiştir.

    Yavrum sen de olacaksın bir asker
    Evet, asker, çünkü vatan er ister
    Bilirsin ki çok sever seni baban
    Fakat senden sevimlidir şu vatan.

    — Mahalle mektebi
    — 1893 Askeri Rüştiye
    — 1895 Askeri İdadi
    — 1902 Harp Akademisi
    — ve 11 OCAK 1905 Mustafa Kemal Kurmay Yüzbaşı
    — 1912 Balkan Savaşları
    — Galiçya, Trablusgarp, Çanakkale Savaşları. Mustafa Kemal Osmanlı ordusunun en gözde subaylarındandır.

    Gece karanlık ve soğuk
    Dışarıda bıçak sırtı bir ayaz
    Gökte ay üşür,
    Gökte yıldız üşür,
    Dışarıda gece üşür,
    Mustafa Kemal üşümez,
    Düşünür.

    — Anadolu, güzel Anadolu. Türk’ün kanla, irfanla yoğurduğu mukaddes Anadolu.
    — O bile çok görülmüş Türk’e. Atılmak, koparılmak isteniyor canından.

    Et kemikten ayrılır mı?
    Göğüsten sökülür mü yürek?
    Türk ayrılır mı Anadolu’dan
    Onu öldürsek.

    Ankara’nın taştır yolu
    Her tarafı asker dolu
    Yetiş Kemal Paşa kolu
    Kan ağlıyor Anadolu

    — Bu sese kulak verdi Mustafa Kemal. Milletinin feryadı titredi kulaklarında.
    — Yıl 1919, Mayıs’ın 19’u
    — Millet suskun, aç, sefil
    — Başlar eğik, gözler yaşlı
    — İmanından başka milletin her şeyi alınmış.

    “Ön düşüncem istiklaldi
    Son düşüncem – Ya istiklal ya ölüm! –
    Böylece halkımla birlikte oldum yürüdüm.”

    Analar bacılar yola döküldü
    Cephane taşıdı arkasından
    Irmaklar suyundan faydalattı
    Ağaçlar daldasından
    Yer gök inledi: Bir yol daha
    Kurtuluş Savaşı’nda.

    — Anadolu içlerinde köyde bir anne “ ben nice çileler çektim. Bir oğlum var o da vatana feda olsun” diyerek oğlunu cepheye uğurlamaktadır.

    “Durma, git evladım, açıktır yolun
    Cenge sıvansın o bükülmez kolun
    Silahını al, ön safa geçmiş bulun
    Uğurun açık olsun uğurlar ola.”

    Bir tehlike karşısında
    Milletçe
    Önce vatan
    İşimizi bırakarak bir yana
    Bir koşu geliriz köyden kente

    Kara gözlü kızları yurdumun
    Dağları, taşarlı, denizleri
    Sen, ey Mehmet
    Aslan yeleli ışığısın sınırlarımın
    Tutun ellerinizden bir birinizin

    “- İstiklale kavuşuncaya dek
    —Bütün milletle birlikte
    —Fedakârlıkla çalışacağım
    —Kutsal inançlarım adına
    —Yemin ediyorum
    —Artık ben Anadolu’dan başka
    —Hiçbir yere gidemem.” Böyle and içildi, yemin edildi, Mustafa Kemal’in ardından.

    20 HAZİRAN 1919 Amasya’dan gürleyen bir ses
    Kesildi gürültüler ruhu okşayan bir nefes

    “İSTİKLALİ YİNE MİLLETİN KESİN KARARI KURTARACAKTIR.”

    Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna
    Dağılan kuvvetleri topladı avucuna
    Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu
    Sınırlar baştanbaşa bir çelik örgü oldu
    Bir kale heybeti var vatanın her taşında
    Her işin başında o, her iş onun başında.

    — Orada durmadı Mustafa Kemal
    — Anadolu’ya Anadolu’nun bağrına iyice girmek istiyordu.
    — Sivas illerine doğru yollandı.


    Sivas illerinde sazım çalınır
    Çamlı beller bölük bölük bölünür
    Yardan ayrılmış bağrım delinir
    Kâtip arzu halim yaz yâre böyle

    — Şöyle haykırdı Mustafa Kemal Sivas’tan:

    “MANDA VE HİMAYE KABUL OLUNMAZ. MİLLİ SINIRLAR İÇİNDE VATAN BİR BÜTÜNDÜR, BÖLÜNEMEZ. MİLLETİN İRADESİNİ HÂKİM KILMAK TEMEL ESASTIR.”



    Ne yıldızlar kaynaşır gökyüzünde
    Ne sevda ile taşar gönüller
    Bir rüzgâr eser ki bıçak gibi
    El ayak şişer
    Erzurum yollarında geceleri
    Ağır ağır kağnılar gider.

    — Eylülde tekrar döndü Sivas’a

    — Başladı Sivas Kongresi

    — Subaylar, çiftçiler, din adamları, memurlar oturup şunları konuştular:

    “ Vatanın dört bir yanını düşman sarmıştır.”
    “ İstanbul hükümeti hiçbir şey yapmamaktadır.”
    “ Anadolu’da uyanan sesi düşman boğmak istiyor.”
    “ Nerede milli bir kıpırdanma varsa sindirmeye çalışıyor.”

    Biz biliriz bizim işlerimizi
    İşimiz kimseden sorulmamıştır
    Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle
    Başımız bir kere eğilmemiştir.

    Bir selam gibi gitti Erzurum’a
    Bir selam gibi geldi, Sivas’a Erzurum’dan
    Dağlar alçaldı yol vermeye
    Temizlendi iklimin karından
    Yer gök inledi bir daha
    İstiklal sevdasından.

    — Mustafa Kemal ve arkadaşları 27 ARALIK 1919 günü, türküler ve bal verici çiçekler toprağı Ankara’ya ayakbastılar.

    Ankara’nın taştır yolu
    Her tarafı asker dolu
    Artık yetiş Kemal Paşa
    Kan ağlıyor Anadolu.

    Kara bulut ne ki?
    Kara gece ne ki?
    Güneş şöyle bir vurunca
    “Dağ başında duman” gibi
    Dağılı dağılıverir
    Evremizi saran sızı.

    — İstanbul’un işgali, Mustafa Kemal tarafından şöyle protesto edildi. Ona göre “bu işgal 20. yüzyıl insanlık ve medeniyetine temel prensiplerine indirilmiş bir yumruktur.”

    Gökyüzünde kara kara bulutlar
    Başımıza neden geldiniz
    Bizler konukseveriz ama
    Düşmanları sevmeyiz.

    Bu toprak bizim yurdumuzdur
    Deli gönül yücesine çıkar
    Bir üveyik olur uçar gider
    Ardahan’dan Edirne’ye
    Edirne’den Ardahan’a kadar.

    Bir gün kara bulutlar göklerimizde konaklamış
    Yaylılar gelip geçiyordu güneyden
    Örtük kara perdeler sallanıyordu
    Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçenler
    Milletin yüreği kan ağlıyordu.

    —Biz haklarımızı ve istiklalimizi korumak için giriştiğimiz savaşın kutsallığına ve hiçbir gücün bir millete yaşama hakkından mahrum bırakmayacağına inanıyoruz.”

    — 23 NİSAN 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

    Bahar çiçekleri kanımız bizim
    İnönü, Sakarya şanımız bizim
    Kurumadı hala süngümüzde kan
    Seni yabanlara vermeyiz vatan

    — Milli savaşımızı yürütmek için Anadolu’nun bağrına toplanan bu meclisin görevi alınan haklarını geri almak idi.

    “Tek gayem milletin istiklalini yeniden kazanmasıydı.”
    “Egemenlik milletin olmalıydı.”
    “ Milli bir ordu kurulmalıydı.”
    “ Türk vatanından işgalci güçler atılmalıydı.”

    Haince yurduma saldıran Yunan
    Er olan evinde kalmasın anam
    Kardeşler ocağı yıkılan yuvam
    Toprağı düşmanlar almasın anam.

    — Başlamıştı mukaddes savaş. Millet varlığını feda ediyordu. Kadın, kız, çocuk, genç, ihtiyar baş koymuştu istiklal savaşına.

    — Türk milleti Mustafa Kemal’ini büyük bir göreve getirir. “ Türk Orduları Baş Komutanlığı…

    Davranı da deli gönül davranı
    Kemal Paşa dinlemiyor fermanı
    Anası, bacısı, kızı, kızanı
    Bizim gibi millet görülmemiştir.

    Kuzumuz var yaylalarda meleşir
    Çeşmemiz var gece gündüz söyleşir
    Yazımız var pehlivanlar güreşir
    Bu toprağa kimse girememiştir

    Düşman koymuş meydanları kaçıyordu
    Kattı Kemal Paşa’nın ordusu
    Düşmanı önüne
    Pişman etti anasından doğduğuna.

    — Aydınlandı 26 AĞUSTOS şafağında memleketim Türkiye’m son sözü söylüyordu Mustafa Kemal.


    “ ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR, İLERİ’”

    —Böyle bir imanla, böyle bir emirle savaşan bir millet, elbette ki muzaffer olacaktır. Ardından Batı Cephesi komutanına bir telyazısı:

    “ SİZ ORADA DÜŞMANI DEĞİL TÜRK MİLLETİNİN MAKUZ TALİHİNİ YENDİNİZ.”

    — 25 AĞUSTOS

    — 26 AĞUSTOS

    30 AĞUSTOS ve 9 EYLÜL güzel İzmir yeniden Türk’ün olmuştur.

    Kattı Kemal Paşa’nın ordusu sürdü gitti
    Yetiştikçe vurdu düşmana
    Hain düşman sallana sallana
    15 günde İzmir’i dar buldu
    Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

    İzmir’in dağlarında çiçekler açar
    Altın güneş orda sırmalar saçar
    Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
    Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
    Adın yazılacak mücevher taşa.

    Güzel İzmir kordon boyun şen olsun
    Beni senden ayıranlar son olsun.

    — Kemal Paşa bir an bile durmayacaktı, çünkü vakti çok azdı. Ona göre asıl savaş şimdi başlıyordu: Medeniyet savaşı…

    10 KASIM 1938
    O sabah
    Gök karardı birden bire
    Kuşlar kanat çırptı
    Yaprakları döküldü ağaçların

    Yıl 1938
    KASIM 10
    9.05 geçiyordu saat
    Ve o, Kocatepe’de
    Bir çadırdan bir çadıra geçer gibi
    Rahat ve cesur

    Ankara’dan gelir geçer trenim
    Bir gün olur elbet ben de binerim
    Varır toprağına yüzüm sürerim
    Biz vatan çocukları Gazi Paşa’m
    Dilimiz takılı kaldı: DİYEMEDİK
    Boynumuz bükülü kaldı: DOYAMADIK

    Gidiyor, rast gelmez bir daha tarih eşine
    Gidiyor, milyonları takmış peşine.

    Yağışın ince ince toprağa
    Ya dağılışın, bereket
    Bayrak bayrak dalgalanışın
    Kan, ümit, kuvvet
    Gelişin çiçek çiçek açmış bahara
    Gidişin kızılca kıyamet.

    Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meşalesi
    Gidiyor, harbin en korkulu aslan yelesi.

    Sana borçluyuz ta derinden
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
    Hasta yorgun düşmüştük
    Yaramızı iyice sardın

    Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
    Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
    Sanatkârdın denizler kadar engin
    Kimsenin görmediğini görürdü
    Sevgiye bakan gözlerin.

    Dedin ki, bu millet, bu büyük millet
    Yüzyıllar boyunca geri kalmış
    Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
    Her yanından yaralar almış

    Büyüyor, gökten inmiş toprağa yaklaştıkça
    Büyüyor, git gide gözlerden uzaklaştıkça

    Dedin ki, bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden
    Bilgiyle, inançla, coşkunlukla

    “ ÖVÜN, ÇALIŞ, GÜVEN!”

  3. #3
    ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,646
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Yanıt: Atatürk Oratoryosu

    Atatürk Oratoryosu
    İhtiyarlar Korosu
    Yol kapalı, yol uzun, tanyeri karanlık,
    Yürür Atatürk elinde ışık...
    Geceler mi çöktü? Karalar mı bastı?
    Çatılar mı göçtü? Damlar mı yıkık?
    Yetişir Atatürk imdada o zaman,
    Atatürk başta o zaman,
    İşte Atatürk o zaman büyük.

    Analar Korosu
    Hey çelik göğüslü, kaya omuzlu!
    Düşman binlerle, engel yüz bin!
    Doruklar yüce, tepeler şahin,
    Okla, kılıçla kesildi önün!

    Gençlik Korosu
    Gene de onun buyruğu: İleri!
    Yüreği, soluğu ileri...
    Ordular, atılın ileri!
    Kartallar sınırdan sınıra uçun!...
    Yiğitler, koşun ileri!

    Halk Korosu
    Nasıl atıldındı düşmana acınla,
    Ellerin kanda, kırılmış kaburgan.
    Nasıl döğüştündü yenilmez gücünle,
    İnmeden bir soluk atından.
    Büyüktü savaşın, büyüktü ulusun da,
    Bastığın toprak kahraman.

    Analar Korosu
    Sana bağlandı gönüller o gün,
    Baş kodu yoluna başı olan
    Sana eklendi sevgiler, saygılar,
    Yüceydin daha da yüceldin o zaman...
    Atatürk bir destan oldu koskoca.

    İhtiyarlar Korosu
    Açıklar, açlar, yenikler, yitikler,
    Bir uçtan bir uca çırpınan bir vatan.
    İnişler, yokuşlar, göçüşler, çöküşler,
    Kağnı kağnı ateş, oluk oluk kan.
    Nineler dizlerini uzattı başına,
    Analar saçlarını örttü üstüne,
    Yorgun kanatları, omuzları kan...
    Saf saftı ölüler meydanlarda,
    Vurulmuş devlerdi açıkta yatan.

    Gençler Korosu
    Göz seni görmeyince kör oldu o gün,
    Bir seni bulmayan umutsuzdu.
    Adını anmayan mutsuzdu,
    İzinde yürüyen yol aldı o gün.

    Analar Korosu
    Ömrün koskoca bir acıydı, Atatürk.
    Kimse çekmedi sencileyin.
    Baş baştı yüreğin, göz gözdü.
    Gençler Korosu
    Karaydı geceler doğularca,
    Bir sen güneşce gürledin.
    İnanın dedin ulusa inanınca,
    Güvenin dedin.

    Halk Korosu
    El ele çıktık yola seninle,
    Sen öğrettin, biz öğrendik seninle,
    Ateşe, ölüme gittik seninle.
    İşte önümüz sonumuz seninle,
    Ya varız ya yoğuz seninle...

    Gençler Korosu
    Sen gel bize gene, Atatürk!
    Yürü bizimle ölüme dirime,
    Hep sen ol bizimle,
    Kal bizimle,
    Yürü bizimle,
    Ara, bul bizimle,
    Hep sen ol bizimle
    Atatürk!

    Selahattin BATU

  4. #4
    ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,646
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Yanıt: Atatürk Oratoryosu

    10 kasım atatürk oratoryosu

    solo :
    Bu bir oyun , bir temsil değildir.bu , mustafa kemal’in varlığında hala yaşayan ve yaşamaya devam edecek olan gerçek ifadesidir.

    Koro- mustafa kemal!

    Solo :
    Mustafa kemal’i anıyoruz bugün.o’nu anmak demek bir kez daha mustafa kemaller olmak demektir.tek bir varlıokta mustafa kemal’in varlığında birleşmek demektir.

    Koro-mustafa kemal!

    Solo- o’nu anmak çalışmak demektir.

    Solo : Inandık sana yüce insan
    kendimize ve güneşe inanır gibi
    emek gerekse ülkeye
    denizlerimiz olsun
    can gerekse ülkeye
    denizler kanımız olsun
    inandık sana yüce insan
    kendimize ve güneşe inanır gibi
    vakit tamam yol hazır
    düşelim yola , düşelim yollara.

    Koro : Edirne’den ardahana kadar
    bir toprak uzanır
    boz kanatlı üveyikler üstünden uçar
    edirne’den ardahana kadar

    solo : O yaratılış destanının engin denizinden gelip
    bağımsızlığın ve hürriyetin gemisini
    karadenizde muzaffer bir ufka götüren
    bu rüzgar bize benzer

    koro- biz mustafa kemal’e benzeriz.

    Solo : Bu gök
    büyük sutunlara sonsuz ırmaklar çivileyen
    orhun göklerine benzer.
    Bu anadolu’dur , güzeldir , kahramandır.
    Anadolu yalnız bize benzer
    koro- biz mustafa kemal’e benzeriz.

    Solo : Samsun’un evleri denize bakar
    sokakları yosun içinde
    çapalar , takalar , mavnalar
    bilyalar gibi suyun üstünde
    bir iner bir kalkar



    solo : Var git karadeniz var git başımdan
    mızıka çalındıda düğün mü sandın
    bir yol koyup gideni gelir mi sandın
    mustafam ! Mustafa kemal’im
    çayır ağlar , çimen ağlar , ben ağlarım
    yaşın yaşın mezarını ararım
    şu dünyanın işine bak
    mustafam ! Mustafa kemal’im.


    Solo : 1919 yılının mayısında. 1881 doğumlular 38 yaşındaydı.
    Bunlardan biri de büyük insan , büyük komutan mustafa kemaldi. Türk olmanın haklı gururuyla tarihin yanlış akışını durduran mustafa kemal. Türk’ün hayatını yeniden başlatan insan.

    Solo : Ses eder mustafa kemal haykırarak
    gecenin ve türk’ün sonsuzluğunda
    doruk doruk söker kocaman bir şafak

    solo : Bu millet içinde bir kemal demiş ki :
    Vatanın bağrına dayamış düşman hançerini
    yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini

    solo : Bu milletin içinde bir kemal , mustafa kemal diyor ki :
    Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
    bulunur kurtaracak bahtı kara maderini

    koro- mustafa kemal’im , atatürk’üm

    solo : Ses eder mustafa kemal
    parladı yüzlerde ve karanlıkta sancak
    hak !

    Koro- yüz kere , bin kere hak !

    Solo- yıl 1919 mayıs ayının 19.günü samsun’a çıktım.

    Koro- mustafa kemal atatürk

    solo : Kıyı takmış yaprağını gülünü
    bahar eder
    bir gemi yaklaşır karanlıktan
    felek terk-i diyar eder.

    Koro- eder ooyyy…

    solo : Kimseler bağımaz çağırmaz
    sanki uzaklara bakar ar eder
    gönül çarptıkça yelken beyazlığına
    ruz-i gar eder.

    Koro – eder ooyyy…

    solo : Ecdadın en yüksek mukaddesatı ,
    tarihi , bayrağı çiğneniyordu.
    Endülüs halkının mukeddaratı
    türk’e verilmek isteniyordu.

    Koro – atatürk olmasaydı

    solo : Ben çelikle imanın boğuştuğu bir yerde
    şan dolu bir tarihi çevirdim yaprak yaprak
    daha iyi anladım , niçin başım göklerde
    neden geziyorum , yeryüzünde alnım ak.

    Solo : Bir selam gibi gitti erzurum’a
    bir selam gibi vardı sivas’a
    dağlar alçaldı yol vermeye
    temizlendi dumanından karından

    koro- yer gök inledi bir kez daha kurtuluş savaşı’nda
    kurtuluş savaşında



    solo : Sana bağlıyız ta derinden
    çünkü yurdumuzu sen kurtardın
    hasta , yorgun düşmüştük
    yaralarımızı iyice sardın

    solo : Arkadaş ! Yurdumu alçaklara uğratma , sakın
    siper et gövdeni , dursun bu hayasızca akın.
    Doğacaktır sana vadettiği günler hak’kın
    kim bilir , belki yarın , belki yarından da yakın

    solo- atanın kararlı eli izmir’e doğru çevrilmiş

    solo – ordular ! Ilk hedefiniz akdenizdir ileri

    koro- görüyoruz seni kalbimizin gözleriyle
    sen bütün milletin ruhu
    kalplerde yatan adam

    solo : Sen hürriyetin direği
    sana borçluyuz ta derinden
    en büyüğün mustafa kemallerin
    biz seni hatırlarız.
    Binip trene gidende
    biz seni hatırlarız
    önce adını öğrenir çocuklarımız
    binler yaşa ! Yurdumuza hizmeti büyük
    kemal paşa!
    ölümsüz insan ! şanlı atatürk
    sen insanlık aşkına açılan çiçek
    kör gözlere nur , destanlara ibret oldun
    sen vatan demeksin mustafa kemal

    solo : Yiğittin , inançtın , sanatkardın , denizler kadar engin
    kimsenin görmediğini görürdü
    sevgiyle bakan gözlerin

    koro : Yer sarsılsa yerinden
    ne senden geçeriz , ne senin eserinden

  5. #5
    ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,646
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Yanıt: Atatürk Oratoryosu

    ATATÜRK ORATORYOSU
    Şimdi bir deniz varsa,
    Pamuk tarlaları
    Rüzgarler altında
    Şimdi bir tren geçiyorsa ovalardan.


    Buğday sarısı güneşte
    Bir kuş uçuyorsa.
    Şimdi bir bayrak dalgalanıyorsa
    Aylı yıldızlı

    Yaşamak seninle güzel,
    Yaşamak bunun için büyük
    Sevgili ATATÜRK !



    Mustafa Kemal’i düşünüyorum
    Yeleleri alevden, al bir ata binmiş
    Aşıyor yüce dağları,engin denizleri
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri



    KORO: ATATÜRK, her işte bir fikir
    ATATÜRK, her işte bir adım
    ATATÜRK, her işte bir nefes
    ATATÜRK, her işte muradım





    Yıl 1881, kiraz mevsimi
    Vakit, alaca karanlık
    Ay batacak ,güneş doğmak üzere
    Toprak kabardı, gök gerine gerine uyanıyordu.
    İki katlı evde, çifte şamdan yanıyordu.
    Ve ansızın
    Sarı,gür bir kadın saçı gibi
    Dalga dalga esti rüzğar
    Kiraz ağaçları, meyve yüklü pıtrak pıtrak
    Gün ağardı, taze apak
    Ve öptü yeni doğanın
    Küçük Mustafa’nın parlak ışıklı yüzünü güneş

    Selanik , baba ocağı.
    Kilise çanlarının ezanla karışıp gittiği çocukluk yıllarım.
    Gür ağaçlı bahçeler,
    Ve tadına doymadığım kara dut.
    Geçti dört mevsim,dört yaz
    Uzun ince parmaklarımda.
    Mahalle mektebinde diz çöküp
    İlahilerle başladı okula.
    Sonra devam etti ,
    Şemsi Efendi ilk okuluna


    Küçük Mustafa’nın içinde
    Sönmeyen bir hevesti askerlik
    Gizlice girdi askeri rüştiyeye
    Yatılılık yılları başladı
    Manastır askeri İdadisinde
    Okul bitince…,
    İstanbul’a ,Harbiye’ye girecekti,
    Düşlerini gerçekleştirmeye
    İSTANBUL ,İSTANBUL….
    Bir evrensel bekçisiydi dünyanın
    Burada geçti en güzel günleri hayatının



    KORO: ATATÜRK, her işte bir fikir
    ATATÜRK, her işte bir adım
    ATATÜRK, her işte bir nefes
    ATATÜRK, her işte muradım




    Yıl 1905,
    Mustafa Kemal şimdi yüzbaşı
    Yıldızlar içinde yıldız,yücelmişti başı
    Dışarıda, bıçak sırtı bir ayaz
    Gökte ,yıldız ve ay üşür
    Mustafa Kemal üşümez
    Vatanını ve ulusunu düşünür

    Önce Traplusgarp…
    Issız ve sessiz çöller.
    Balkan Harpleri derken
    Kapımızda bulduk
    Birinci Dünya Harbini birden



    Yıl 1915,Gelibolu.
    Üstümüze bütün gücüyle dayanmış
    Koskoca bir emperyalist ordu.
    Gemiyle tam karşımızda Çanakkale’de
    Öğün ey Çanakkale, cihan durdukça öğün.
    Ömründe göstermedin, bin düşmana bir düğün.

    ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ


    Yıl 1918,
    Mustafa Kemal, İstanbul’da
    Ülke teslim edilmişti Mondros’ta
    Bakarken düşman gemilerine bir bir
    Geldikleri gibi gideceklerdir.

    1.Dünya savaşı bulmuştu sonunu
    Şaşırmıştı Avrupa kendi yolunu
    Bölünmüş tüm Anadolu.
    İngiliz’e,Fransız’a, Yunan’a
    Ülkem Kan ağlıyor,
    Düşman çizmesi altında.

    Anadolu, güzel Anadolu.
    Türk’ün kanla ,irfanla yoğurduğu
    Mukaddes Anadolu.
    O bile çok görülmüş Türk’e
    Atılmak ,koparılmak isteniyor canından
    Et kemikten ayrılır mı?
    Göğüsten sökülür mü yürek
    Türk ayrılır mı Anadolu’dan
    Onu öldürsek.


    KORO: ATATÜRK, her işte bir fikir
    ATATÜRK, her işte bir adım
    ATATÜRK, her işte bir nefes
    ATATÜRK, her işte muradım



    Zamanı geldi
    Karar vermişti,Paşa
    Eğilmiş vatan haritasına
    Baktı baktı Anadolu’ya
    Tutsak yaşamak,
    Baş kaldırmamak ,en büyük ardır.
    Gelin el ele verelim,
    Düşmana haddini bildirelim.

    Bir gemi yol alıyor ,
    Karadeniz sularında.
    Bir güneş taşıyor içinde
    Samsun’da doğacak
    Kurtaracak vatanını,
    Düşman istilasından.




    Bir gemi Karadeniz dağlarını yaman aşıyor,
    Bir gemi Anadolu’ya umut taşıyor.
    O gemide bir ümit ,bir inanç geliyor.





    Yıl ,1919
    Mayıs’ın on dokuzu.
    Uyanın Samsunlular!
    Uymak ölüme eş
    Diriltin ruhunuzu,
    Ufukta bir gemi var.


    Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
    Selam durdu kayığı,çaparı,takası
    Selam durdu tayfası.
    Samsun Limanına bu gemiden atılan
    Demir değil,
    Sarılan ana yurda
    Kemal Paşa’nın kollarıydı.


    GENÇLİK MARŞI


    Havza’ya vardım ki,Kulağımızı koyalım bir
    Bağımsız yaşamak diyelim bir,dinle ne ses verir.
    Havza pazarına inmiş ,allı morlu köylüler
    Çıkarlar ormanlardan gizli gizli ,çağıralım bir
    Gelirler toplanırlar,ateşimizi onlar için yaktık
    Özgür yüreklerinin soluğunu üflesinler bir
    Sevelim dedi,Mustafa Kemal, sevelim bir
    Selam verelim bir ,selam alalım bir
    Halk olmak ne güzel şeydir.

    20 Haziran 1919 Amasya’dan gürleyen bir ses
    Kesildi gürültüler ruhu okşayan bir nefes

    Ne yıldızlar kaynaşır gökyüzünde
    Ne sevda ile taşar gönüller
    Bir rüzgar eser ki bıçak gibi
    El ayak şişer
    Erzurum yollarında geceleri
    Ağır ağır kağnılar gider.



    Bir selam gibi gitti Erzurum’a
    Bir selam gibi geldi Sivas’a Erzurum’dan
    Dağlar alçaldı yol vermeye
    Temizlendi ikliminden karından



    KORO: ATATÜRK, her işte bir fikir
    ATATÜRK, her işte bir adım
    ATATÜRK, her işte bir nefes
    ATATÜRK, her işte muradım



    Kara günlerim uzaklaşın.
    Yok ulun kara düşüncelerim.
    İşte vatanın bağrı can olmuş
    Dermansız bilinen yürek
    Birden derman olmuş.
    Gazi Paşam önümüzde,
    Gecemizde ,gündüzümüzde
    Vatan bakışlı bir ceylan olmuş.



    Bir ömür bilirim karadan kara,
    Canlar içinde canlar uykusuz.
    Bir dert işlemiş, vatanın gönlüne
    Gönüller kor kor,
    Dudaklar susuz.




    Vatan,sen büyüksün
    Sen güzel.
    Bu can feda olsun senin yolunda
    Varlık içinde yok sana bir bedel
    Hilal sağ yanımda,
    Yıldız solumda.

    Ankara’nın taştır yolu
    Her tarafı asker dolu
    Artık yetiş Kemal Paşa
    Kan ağlıyor Anadolu

    ANKARA TÜRKÜSÜ



    Gazi Paşa,Ankara’da.
    Bir adım Afyon,
    Bir selam, bütün yurt hazır.
    Bir işaretle,yürekler bir kuş.
    Bir sözle , bütün Anadolu
    Cepheleri doldurmuş


    Yer gök inledi bir yol daha
    Kurtuluş Savaş’ından.
    Analar , bacılar yola döküldü.
    Cephane taşıdı arkasından
    Irmaklar suyundan faydalattı,
    Ağaçlar duldasından



    Bahar çiçekleri kanımız bizim
    İnönü,Sakarya şanımız bizim
    Kurumadı hala süngümüzde kan
    Seni yabanlara vermeyiz vatan


    Kattı Kemal Paşa’nın ordusu sürdü gitti
    Yetiştikçe vurdu düşmana
    Hain düşman sallana sallana
    On beş günde İzmir’i dar buldu.
    Ölen kurtuldu ,sağ kalan teslim oldu.


    İzmir’in dağlarında çiçekler açar
    Altın güneş orda sırmalar saçar
    Bozulmuş düşmanlar, yel gibi kaçar
    Yaşa,Mustafa Kemal Paşa. Yaşa
    Adın yazılacak mücevher taşa

    Güzel İzmir kordon boyun şen olsun
    Beni senden ayıranlar son olsun.

    İZMİR MARŞI
    29 Ekim 1923’te
    Sen hoş geldin diyorduk
    Yeni bir rejime.
    Cumhuriyet,
    Cumhuriyet çocuklar için doğacak
    Cumhuriyet olmazsa gelecek olmayacak
    Bu vatan Türk’tür.
    Türk kalacak
    Dildesin ,gönüldesin Cumhuriyet.



    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
    Sanatkardın, denizler kadar engin;
    Kimsenin görmediğini görürdü,
    Sevgiyle bakan gözlerin.



    Dedin ki:Bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden;
    Bilgiyle, inançla,çoşkunlukla
    “ Övün,Çalış, Güven”





    Sana borçluyuz ta derinden
    Işığısın bu yurdun,
    Dilimizi ,ulusallığımızı öğrettin bize,
    Çünkü Cumhuriyeti sen kurdun.
    Hürriyeti sen yaydın içimize
    Halkçıyız, dedin halk içinden,
    İnançta hür yetiştirdin bizi
    Borçluyuz sana ta derinden!





    Uygarlık denilen yüce hedefe,
    Varmayı öğrettin bize Atatürk
    Çağdaşlık yolunda şana şerefe,
    Ermeyi öğrettin bize Atatürk
    İlkelerin birer sarsılmaz kaya
    Devrimler yapıldı arka arkaya
    Dostluğu ,barışı, milli halkı
    Sen öğrettin bize Atatürk



    1933, 29 Ekimde
    “ Türk Milleti “ diyerek başlamıştı söze
    Kutlu günümüzdü
    Bugün hepimizin
    10 yaşındaydı Cumhuriyetimiz
    Birlik içinde milletimiz


    ATTÜRK’ÜN KONUŞMASI ; ONUNCU YIL MARŞI



    Yıl bin dokuz otuz sekiz, 10 kasım Perşembe .
    Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
    Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
    Yaman esti Dolmabahçe’de rüzgar




    Yıllardan, 1938
    Ve bir 10 kasım sabahı
    Özgürlüğüne kavuşmuş
    Bir vatan içinde
    Dağlanmıştı yüreklerimiz.



    Kasım gülleri…
    10 Kasım ardından
    Gittin gideli hala güz kokar yastığım
    Hazan sabahlarıyla baş başayım
    Hayalinde kaldığım gibi,
    Kasım gülleri açar geceleri,
    Katmer katmer yalnızlık kokar.



    Oysa gök yüzüne güneşi boyadım.
    Gece gündüz ışığımı bul diye,
    Şehir “sen” bakar ,
    Güneş “ sen” yakar,
    Kasım gülleri “sen “ açar,
    Hüzün bakışlım.
    Ay tenine yangın ,
    Bu canda.
    Güz “sen “ kokar.


    Her doğum başlangıçtır ölüme.
    Ölüm;
    Sığdırılmışsa içine bir yaşam,
    Yaşam adanmışsa yaşamlara
    Ve öldüğünde insan
    Selam duruyorsa hala
    Topuyla, tüfeğiyle ve elinde çiçeğiyle
    Göz yaşlarıyla damla damla
    İnsanlar.
    Ve varsa hala ardından
    Ağlayan kadınlar ve çocuklar
    Ölümüm adı değildir
    10 Kasım
    Olsa olsa bir merhabadır ölüme.





    Çakmak çakmak gözlerin; hala ışık saçıyor.
    Doğum günün 10 kasım , tarih yanlış yazıyor
    Biz ağlamıyoruz bak, gülüyoruz kasımda
    Biliyoruz Milletçe , ATATÜRK başımızda



    Mustafa Kemal,
    Yüreklerimizdeki sevgi,
    Kanımızdaki kıvılcım,
    Canımızdaki ruh,
    Dilimizdeki hece,
    Alnımızdaki gurur.
    Gönüllerde taht,
    Dillerde marş,
    Cumhuriyete ad,
    Ulusumuza rehber.





    Anafarta’larda MUSTAFA KEMAL’din
    Kurtuluş Savaş’ında GAZİ KEMAL,
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ ni kurarken
    ATATÜRK oldun.
    Yaşarken önderimizdin
    Yokluğunda ışığımız.






    KORO: Öldü sanmayın beni
    Kalbinizdeyim sıcak duygularınızla
    Elinizdeyim verimli işler içinde
    Nerede, üstünse başarınız,
    Bilin ki orada ben varım.






    Böldürtmeyiz vatan bizim canımız
    İlkelerin tendir, bayrak kanımız,
    Türk gençliğiyiz biz, büyük şanımız,
    Rahat uyu ATAM, Biz varız.





    HAZIRLAYANLAR:















    İSTİKLAL İLKÖĞRETİM OKULU KÜLTÜR-EDEBİYAT VE KİTAPLIK KULÜBÜ

  6. #6
    ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,646
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Yanıt: Atatürk Oratoryosu

    ATATÜRK ORATORYOSU


    UYKUSUZ GECELER



    ERKEK:

    Birinci Dünya savaşı bulmuştu sonunu,

    Şaşırmıştı Avrupa kendi yolunu.



    KIZ :

    Fakat tanımıyordu Türk’ün oğlunu.

    Donanmayla İzmir’e geldiği zaman,



    KORO : Gözünü kırpmadı plan yaptı Ata’m.



    ERKEK :

    Düşman olmaz hayal kuruyor,

    Anadolu’mu paylaşmak istiyordu.



    KIZ :

    Türk Milleti ise cesur,bekliyordu.

    Güvenirken silaha çıldırmış düşman,



    KORO : Mumlar bitti ama yine çalıştı Ata’m.



    ERKEK:

    Düşman olmuş batılının maşası

    Unutmuş mu Fatih’i,Alparslan’ı?



    KIZ :

    Bilmiyor mu Türk’ün kalbinde yananı,

    İsterken O,koparmayı candan,



    KORO: Sabahlara kadar ayaktaydı Ata’m.



    ERKEK:

    Yurdum paramparça,her tarafta düşman,

    Silahım süngü olsa ,ekmeğim yavan,



    KIZ :

    Yine de eser rüzgarım , ah ne yaman

    Sarılmışken çevrem doğudan,batıdan,



    KORO : Mavi gözlerini hiç yummadı, sabaha dek Ata’m.



    ERKEK:

    Tutmuş düşman Kocatepe’yi dört yandan

    Mehmetçik öldü,vatan kaldı yaşayan.



    KIZ :

    Bu gün Türkiye’m hediyedir O’ndan

    Zor durumdayken millet,Allah’a tapan,



    KORO : Uyku nedir bilmedi,düşündü hep Ata’m.



    ERKEK:

    İtalyan’ı,Fransız’ı ve Yunan’ı,

    Tanıdı,kendini ateşe atanı,



    KIZ :

    Vatan için toprak altına yatanı

    Unutmuşken bunu karşıdaki düşman



    KORO : Dinlenmeden çare aradı Ata’m.



    ERKEK :

    Bir on Kasım sabahı güneş doğmadan

    Yüce milletin matemi son bulmadan,



    KIZ :

    Dokuzu beş geçe durdu yelkovan.

    Ebedi uykusuna dalarken Ata’m



    KORO : Uyuyabilir mi hiç yas tutan vatan?



    ERKEK :

    Çalıyor acı acı bu gün sirenler,

    Ağlıyor dünya yüzündeki tüm Türkler.



    KIZ :

    Neler kazandırdı ,O ,bizlere neler,

    Ne yaşlar dindi , ne matem sona erdi,



    KIZ VE ERKEK :

    Ama kalbimizde hep,



    KORO : ATA’M ÖLMEDİ

    -Son-

Bu Konudaki Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
eşarp bağlama - öğretmen yeri - Mustafa Uyar - ılgın - eşarp yapma -
Eğitim ve Ögretim Genel