İsrailoğulları'na gönderilen peygamberlerden biri.



Elyesa (a.s.)'ın ismi Kur'an'da iki defa geçmekte (el-En'am, 6/86 ve Sid, 38/48). Ahd-i Atık'te de Elişa' seklinde zikredilmektedir (Ahd-i-Atık, I. Kırallar, XIX, 16, 17, 19). İslam kaynakları ondan Elyesa' b. Uhtub ismiyle bahsederler.



Elyesa (a.s.), küçüklüğünde kötürüm bir vaziyetteydi. O sırada İsrailoğullarının peygamberi olan Hz. İlyas, bir gün yahudilerin azgınlığından kaçarak dul bir kadın olan Elyesa'nın annesinin evine sığınmış, kendisini koruyan bu kadının kötürüm oğluna yaptığı dua kabul olunarak Elyesa sıhhatine kavuşmuştu. Bunun üzerine Elyesa, Hz. İlyas'a iman edip ona tabı oldu, hizmetinde bulundu, her gittiği yere onunla birlikte gitti.



Hz. İlyas'tan sonra İsrailoğullarının ıslahı ile meşgul olan, onlara va'z ve nasihatlerde bulunan Elyesa (a.s.) Cenab-ı Hak tarafından peygamberlikle görevlendirildi. Hz. Elyesa, hak dini tebliğ görevini var gücüyle yerine getirmeye çalışmasına rağmen İsrailoğulları günden güne azıtıyorlardı.



Tevhid düşüncesini yerleştirdikten sonra ruhunun alınmasını niyaz eden Elyesa (a.s.)'ın bu duası kabul olundu ve o, yerine halef olarak Zü'l-Kifl (a.s.)'ı bırakarak vefat etti.

~~~*~~~*~~~*~~~*~~~*~~~*~~~



Hz. ZÜLKİFL (a.s)

Kur'an'da adı geçen peygamberlerden biri.

Kur'an'da iki yerde kendisinden bahsedilmektedir: "İsmail, İdris ve Zülkifl, hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar salih olanlardandı" (el-Enbiya, 21/85, 86).

Ayette geçen "Zülkifl" adı değil lakabıdır ve "nasib ve kısmet sahibi" anlamına gelir. Fakat burada dünyevi zenginliği değil, onun üstün kişiliğini ve ahiretteki derecesini kastetmek için kullanılmıştır. Onun gerçek adı hakkında çok farklı rivayetler vardır. Yahudiler O'nun, İsrailoğullarının esareti sırasında peygamber tayin edilen ve vazifesini Habur ırmağı yakınlarında bir bölgede yapan Hereksel olduğunu iddia etmişlerdir. Alimlerin bir kısmı da onun Eyyub (a.s)'ın kendisinden sonra peygamber olan Bişr adındaki oğlu olduğunu söylemişlerdir. Fakat bu görüşlerin hiç biri kesinlik derecesine sahip değildir.

Zülkifl (a.s)'ın peygamber olmadığını söyleyenler olmuşsa da, alimlerin ekseriyetine göre peygamberdir ve makbul olan görüş de budur (el-Kurtubi, el-Cami'li Ahkami'l-Kur'an, Kahire 1967, XI, 327 vd.; el-Alusi, Ruhu'l-Meani, Beyrut t.y., XVII, 82; el-Mevdudi, Tefhimu'l-Kur'an, İstanbul 1991, III, 327).

Yüce Allah Eyyub (a.s)'in kıssasını arzettikten sonra, peygamberlerinden bazılarını anmış ve onları övmüştür. İnsanları tevhide çağıran, Allah'ın sevgi ve övgülerini kazanan bu peygamberlerden biri de, Zülkifl (a.s)'dır. Bu konudaki ayetlerin meali şöyledir:

"Kuvvetli ve basiretli kullarınız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an. Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık. Onlar bizim yanımızda seçkinlerden, hayırlılardandır. İsmail'i, Elyesa'ı, Zülkifl'i de an. Hepsi de iyilerdendir" (Sad, 38/45, 46, 47, 48).

Taberi'de yer alan bir rivayete göre Zülkifl (a.s) Şam'da otururdu. Oradaki halkı Allah'a inanmaya, O'na ibadet etmeye ve dürüst bir şekilde yaşamaya çağırdı ve orada vefat etti (et-Taberi, Tarih, Mısır 1326, I, 167).