Türkiye, ikinci nükleer reaktörüne kavuşuyor. İTÜ'deki reaktörle toprak örnekleri analiz edilerek içindeki madenleri milyarda bir hassasiyette bulacak..



Nükleer santralin ihalesine az bir süre kala İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ayazağa Kampüsü'nde 2002'den bu yana kapalı olan eğitim amaçlı nükleer reaktörünü yarın Enerji Bakanı Hilmi Güler'in katılacağı törenle çalıştıracak. Sadece akademisyenler ve kamu kuruluşları değil, özel sektöre de açık olacak reaktörün çalışmasıyla birlikte nükleer güce ihtiyaç duyulan araştırmalar ve deneyler yapılacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Karadoğan, İTÜ Enerji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Satman ve Nükleer Reaktör İşletme Müdürü Prof. Dr. Ahmet Bayülken, SABAH'a eğitim reaktörünün kapılarını açtı. İlk etapta behçet hastalığına yönelik araştırma ve madencilik sektörüne yönelik milyarda bir hassasiyetle toprak analizi yapılacak.

ÖRNEKTEN ALTIN BULACAK
Behçet hastalığına yönelik araştırmayı bu alanda dünya otoriteleri arasında kabul edilen Prof. Dr. Hasan Yazıcı gerçekleştirecek. Yazıcı, reaktörde üretilecek radyoaktif ışınlar sayesinde behçet hastalığının damarlar üzerindeki etkisini inceleyecek. Reaktörün çalışmasıyla birlikte etrafında kurulan bazı laboratuvarlar da hayata geçmiş olacak. Bunlardan biri nötron aktivasyon analizi laboratuvarı adını taşıyor. Laboratuvarda maden sahalarından alınan toprak örnekleri incelenecek. Örneğin toprak örneğinin hangi oranda altın, bakır, demir veya gümüş içerdiği reaktör sayesinde milyarda bir hassasiyetle açığa çıkarılacak. Kurulu gücü 250 kilowatt olan reaktör böylelikle Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) İstanbul Çekmece'deki 5 megawatt'lık reaktöründen sonra Türkiye'nin faaliyette olan ikinci nükleer reaktörü olacak. İTÜ Enerji Enstitüsü geçmişte sadece nükleer araştırma ensitüsüyken şimdi jeotermal, hidroelektrik, kömür, doğalgaz, yenilenebilir, kısmen hidrojen gibi enerji türlerinin incelenmesi ve enerji verimliliği üzerinde çalışıyor. Enstitü binasındaki dersliklerden birinin elektriği rüzgar ve güneş enerjisinin hidrojene çevrilerek yakıt pillerinde depolanmasıyla sağlanıyor.