Türkiye'nin gelişiminde kilit rol oynayacak Meslek Yüksek Okulları'nın, sorunları nasıl çözülür?



Meslek yüksekokullulara sahip çıkmalıyız

Günümüzde bilim ve teknolojide büyük değişim ve gelişmeler oluyor. Ülke olarak bu gelişmelere ayak uydurabilmemiz için, hızlı değişim ve gelişim gerekliliği söz konusu. Bu aşamada mesleki eğitimin önemi ortaya çıkıyor. Gelişmiş ülkeler düzeyine çıkabilmemiz için meslek yüksekokullarının daha iyi tanıtılarak, cazibe merkezleri haline getirilmeleri çok önemli. Meslek yüksekokulları bir ülkede özellikle ara eleman ihtiyacını karşılamak için kurulur. Ancak, bu okulların mezunları ara değil, ana elemandır. Geçen hafta yazdığım, bu konu ile ilgili yazım için birçok mail aldım. Yalnız değilsiniz. Ben de haklı olduğunuza inanıyorum. Meslek yüksekokulu konusunda aynı fikirleri paylaştığım Doç. Dr. Ömer Özyılmaz'dan edindiğim bilgiler doğrultusunda, MYO'ların sorunlarının çözümünü şöyle sıralayabiliriz:

Genel anlamda çözümler


1-YÖK'te, meslek yüksekokulları ile ilgili bir koordinasyon birimi kurulmalı. Bünyesinde üçten fazla MYO bulunan üniversitelerin rektör yardımcılarından birisi, koordinasyon için bu işle görevlendirilmeli.


2-Eğitimsel, yasal ve sosyal zemin hazırlanarak bu okullarda ikili sisteme geçilmeli. Teorik dersler okullarda, pratikleri ise işyerlerinde verilmeli. İkili sistemde öğretim gören öğrenciler sigortalı yapılmalı. Ayrıca çalışmaları karşılığı ücret almalı.


3-Meslek yüksekokulları halen, eğitimöğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını, ilgili ortaöğretim kurumlarına bağlı meslek veya teknik liselerin binalarında gerçekleştiriyor. Bu uygulamaya, uygun şartlar hazırlanarak en kısa sürede son verilmeli.


4-YÖK, acil olarak meslek yüksekokullarına öğretim elemanı kadrosu bulup tahsis etmeye çalışmalı. Böylece hem dersler daha ciddi olarak yapılır, hem de okullar sanal okul olmaktan kurtulur. Bu okullara, şu anda geçerli olan, öncelikle meslek ve teknik lise mezunlarının alınması uygulaması ve öğrencilerin dikey geçiş yapma hakları, yeni açılımlar getirilerek devam etmeli.


5-Meslek yüksekokullarında, çağın beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek zenginlikte programlar uygulanmalı. Bunun sağlanması için, YÖK iş dünyasının temsilcileri ile işbirliği yapmalı.


6-MYO mezunlarına, kamu sektöründe, kendi alanlarında, işe alınacaklar arasında öncelik tanınmalı. Özlük hakları açısından da lise mezunu ile üniversite mezunu arasında bir noktadan değerlendirilip işe başlatılmalı. Meslek yüksekokulu mezunlarından, kendi alanlarında işyeri açma ve geliştirme veya aynı iş kolunda bir kuruluşla ortaklık kurma çalışması yapanlara destek olmak maksadıyla devlet, "sıfır" ya da düşük maliyetli "işletme" kredisi vermeli.


7-Meslek yüksekokulu mezunlarını çalıştıran özel sektör kurumlarına, mezun sayısına paralel vergi ve S.S.K primi indirimi gibi muafiyetler getirilmeli.
8-Askerlik görevi lise mezunları gibi 15, fakülte mezunları gibi 6 ay olmamalı. Meslek yüksekokulu mezunları bu görevi 9 ya da 10 ay yapmalı.
9-Tüm bu çalışmalar yapılırken MYO'ların kalitesini artırmak düşüncesi ile bu okullara sınavsız giriş hakkı ortadan kaldırılmalı. Bunun yerine, rekabetçi bir ortamın sağlanabilmesi için öğrenciler, kendi tür meslek ve teknik liselerinin ders müfredatından değerlendirilerek bu okullara alınmalı.


TBMM'ye bir grup milletvekili tarafından, meslek yüksekokulu mezunları için bir kanun teklifi sunuldu. İçeriğinde MYO mezunlarının kadro, unvan, yetki, askerlik indirim konuları yer alıyor. Bu kanun teklifi yaklaşık 2 milyon MYO'luyu ilgilendiriyor. Daha çok orta gelirli ailelerin çocukları MYO'larda okuyor. Yılların olumsuz birikimlerinden dolayı oldukça güç günler yaşıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Artık bu gençlerde bıçak kemiğe dayandı. Yaptığım araştırmaya göre, MHP, CHP, DSP milletvekilleri MYO'larla ilgili bu kanun teklifini destekliyor. 30-31 Mart'ta oylanacak olan bu kanun teklifini AK Parti milletvekillerinin de destekleyeceklerine ve gençlere sahip çıkacaklarına inanıyorum