Reformtürk 14 Yıldır Sizlerle
3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    SPONSOR REKLAM yoLcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05 Aralık 2006
    Yer
    bartın
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1,756
    Tecrübe Puanı
    63

    Standart Zilhicce'nin on günü

    Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresi’nin başında, “On geceye yemin
    olsun ki…” ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin ne muazzam bir hazine
    olduğunu ne yazık ki hakkıyla bilemiyoruz. Bazı kaynaklarda bu on gecenin
    Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (Aşure Gününe)
    kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün
    Zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Bu seneki takvime göre bu on gün 11-20 Aralık
    tarihleri arasıdır.
    Ramazanın yarısından sonra başlayan ayrılık hüznü, Kadir Gecesi’nden sonra
    artar ve son teravih-son oruçla birlikte zirveye çıkar. Artık rahmet ve mağfiret ayı
    bitmekte, bire bin verilen geceler veda etmektedir. Maneviyata duyarlı nice
    mü’min gözyaşı döker, hatta bayramı buruk geçirir. Şevval ayında tutulan altı
    oruç acılı yüreklerimizi bir derece teskin eder. Sanki Ramazan’ın küçük bir
    uzantısını yaşarız. Kurban Bayramı’ndan önceki Zilhicce’nin ilk on günü
    ise, Ramazandaki bol sevaplı ve çok feyizli ibadetlerden ayrılan mahzun
    gönüllerimize âdeta bir “teselli armağanı”dır. “Keşke Ramazan
    biraz uzun olsaydı…” ya da “Ah, Ramazanı hakkıyla ihya
    edebilseydim…” diye yanan gönüllerimize muhteşem bir fırsattır bu on
    gece. Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresi’nin başında, “On geceye
    yemin olsun ki…” ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin ne muazzam bir
    hazine olduğunu ne yazık ki hakkıyla bilemiyoruz. Bazı kaynaklarda bu on gecenin
    Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (Aşure Gününe)
    kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün
    Zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Bu seneki takvime göre bu on gün 11-20 Aralık
    tarihleri arasıdır.


    Zilhicce, umumi af ve bağışlanma ayıdır
    Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri
    olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu
    mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar olan zaman dilimi
    “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban
    Bayramı’nın ilk günüdür. İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili
    Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:

    “Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden daha
    sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her
    gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn
    Mace: Sıyam, 39)

    Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedeldir. Rabbimizin rahmet ve
    bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca bir yıllık oruç sevabı
    vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin
    Kadir Gecesine benzetilmesi ise, ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan
    hayırlıdır ve 83 yıllık ibadete bedeldir.


    Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin
    Yine Efendimizden (s.a.v.) harika bir teşvik cümlesi:

    “Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi
    yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b.
    Humeyd, Müsned, 1/257)

    Tesbih, sübhanallah; tahmid, elhamdülillah; tehlil, lâilâheillâllah; tekbir ise
    Allahu ekber demektir. Tesbih, tahmid ve tekbirin namazın çekirdekleri hükmünde
    olduğunu düşünürsek, bugünlerde nafile namazları arttırmanın ne kadar büyük sevap
    olduğunu anlayabiliriz.Yukarıdaki hadisi destekleyen şöyle bir rivayet daha vardır:

    “Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on
    gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevimli
    olsun…” (Tirmizi, Savm: 52; Darimî, Savm: 52)

    İbni Abbas'ın şu rivayeti ise, bugünlerdeki ibadetin cihattan bile faziletli
    olduğunu gösteriyor:Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:

    “Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce'nin ilk on günün)deki
    salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler
    yoktur.”Sahabeler, sordular:“Ya Resulallah, Allah yolunda cihat da
    mı?”Resulullah (s.a.v.) cevap verdi:“Evet, Allah yolunda cihat da.
    Meğerki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan
    hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka.” (İbni Mâce, Sıyam: 39.İbni Hacer,
    5:119)


  2. #2
    yoLcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05 Aralık 2006
    Yer
    bartın
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1,756
    Tecrübe Puanı
    63

    Standart --->: Zilhicce'nin on günü

    Buna göre, cihada çıkıp malını feda edip kendisi de şehit olan kimsenin ameli bu on
    gündeki amelden daha faziletlidir.


    Arefenin yeri başkadır
    Bugünlerde oruç tutup, gündüzünü ve gecelerini de ibadetle geçirmek hem affa, hem de
    büyük sevaplar elde etmeye vesile olur. Bu on gün içinde Arefe gününün yeri ise
    bambaşkadır.Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle
    buyurmaktadır:

    “Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına
    keffaret olur.” (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 457)

    Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman, Arefe günü kardeşi Hz. Aişe’nin
    (r.a.) huzuruna girdi. Hz. Aişe oruçlu olduğu için hararetten dolayı üzerine su
    dökülüyordu. Abdurrahman ona:“Orucunu boz” dedi. Hz. Aişe:
    “Resulullahın (s.a.v.), ‘Arefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki
    senenin günahlarına keffaret olur’ dediğini işittiğim halde iftar mı
    edeyim?” dedi. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 458)“Keffaret olur”,
    günahları örter, affettirir, demektir. Bizim gibi neredeyse bir günah denizinde
    yüzen ahir zaman Müslümanları için bundan daha büyük bir müjde olabilir mi? İşte af
    ve mağfiret fırsatı!Başka bir rivayette ise Hz. Aişe şöyle demiştir:

    “Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir.” (Tergîb ve Terhîb
    Trc, 2. 460)

    Demek ki, bir günlük arefe orucu, üç yıllık normal günlerde tutulan oruç sevabına
    denktir.Efendimiz, bugünün faziletini şöyle anlatır:

    “Arefe günü gelince, Yüce Allah rahmetini saçar. Hiçbir gün o günde olduğu
    kadar insan cehennemden azat olunmaz. Kim Arefe günü gerek dünya ve gerekse âhiret
    ile ilgili olarak Allah’tan bir şey isterse, Allah onun dileğini
    karşılar.”

    Yine konuyla ilgili bir hadis şöyledir:“Arefe gününden daha faziletli bir gün
    yoktur. Allahü Teala o gün, yer ehli ile meleklere karşı övünür ve
    (Arafat’taki hacıları kast ederek) şöyle buyurur: ‘Kullarıma bir bakın.
    Saçları başları dağınık, toz toprak içinde her uzak ilden bana geldiler. Bu hâlleri
    ile onlar, rahmetimi ümit etmekteler, azabımdan dahi korkmaktalar. Şahit olunuz,
    onları bağışladım. Onların yerlerini cennet eyledim.’Melekler derler ki:
    ‘Onların arasında biri var ki; yalancıktan bu işi yapar. Falan kadın da
    öyle.’Allahü Teâla şöyle buyurur:

    ‘Onları da bağışladım.’Arefe günü olduğu kadar, hiçbir gün cehennemden
    daha çok azat edilen olmaz.”

    Bu arada şunu hatırlatalım: Hadislerde zikredilen Zilhicce'nin ilk on gününden
    maksat ilk dokuz günüdür. Çünkü Zilhicce'nin onuncu günü Kurban Bayramı’nın
    birinci günüdür, bugün oruçlu olmak caiz değildir; ancak o gün de ibadet günüdür.
    Müstehap olan oruç, Kurban Bayramı’ndan önceki ilk dokuz gündür. On geceye
    ise, Kurban Bayramı’nın gecesi dahildir. Çünkü geceler önce gelmektedir.Ayrıca
    Zilhicce'nin sekizinci gününe “terviye günü” dokuzuncusuna “Arefe
    günü”; Kurban bayramı gününe (onuncu güne) “nahr=kurban günü”,
    ondan sonraki üç güne de “teşrik günleri” denilmiştir.


    Farz namazlara ilaveten nafile ibadetler
    Bu on günü hangi ibadetlerle değerlendirmeliyiz?Her şeyden önce her zaman ve zeminde
    en vazgeçilmez ibadet olan beş vakit namazı asla ihmal etmemeliyiz. Çünkü, hiçbir
    nafile ibadet farzların yerini tutamaz. Namazlarda cemaate katılmak için gayret
    etmeli, daha bir dikkat ve huşu ile eda etmeliyiz. Mümkünse bugünlerde oruç tutup
    zamanımızı Kur’an, istiğfar, salavat, zikir ve dua ile geçirmeliyiz. Her zaman
    yapamayanlar bile hiç değilse bugünlerde kuşluk, evvabin, teheccüt gibi namazları
    kılmalı, affa nail olmak için çırpınmalıdır.Hatta affa ve rızaya nail olmayı hedef
    kabul ederek, bu on günü sanki Ramazan’ın son on günüymüş gibi geçirmeliyiz.
    Buna güç yetiremeyenler, hiç değilse arefe gününü ve bir gün öncesini oruçla ve
    ibadetle geçirmelidirler. On gece içinde, bilhassa terviye, arefe ve bayram
    gecelerini ihya etmenin özel bir yeri vardır. Arefe günü bin İhlâs Suresi okumak çok
    faziletlidir. Çünkü arefe, tevhidin, azamet ve kibriyanın tam hissedilip ilan
    edildiği gündür. Bunun için Arefe gününün sabah namazında başlayıp bayramın dördüncü
    gününün ikindi namazına kadar 23 vakit farzlardan sonra teşrik tekbirlerini getirmek
    vaciptir. Hatta bu tekbirleri on gün içinde müsait oldukça söylemek büyük sevaptır.
    Bugünlerde milyonlarca mü’min haccetmek için mukaddes topraklara gitmiş, kimi
    Kâbe’yi tavaf ediyor, kimi ağlayarak dua ediyor, kimi Medine’de Ravza-yı
    Mutahhara’da gözyaşı döküyor, kimi zikir ve dua ile sa’y ediyor, kimi
    Makam-ı İbrahim’de gözyaşıyla namaz kılıyor, kimi Mültezem’de af için
    yalvarıyor… Hepsi kendileri ve mü’minler için af, mağfiret, rıza, tevfik
    ve hidayet istiyor. Arefe günü ise, hepsi Arafat’a gelmiş, “Lebbeyk,
    Allahümme Lebbeyk” sadalarıyla asumanı inletiyor, gözyaşıyla kıldıkları namaz
    ve ettikleri dua ile Rabbimizin rahmetine sığınıyor.İşte kendimizi hayalen hacda
    hissetmek, onları izleyerek kendimizi onların içinde saymak yoluyla manevî bir hâl
    kazanabiliriz. İnşallah dua ve ibadetlerimizin hacıların yaptıkları ubudiyete dahil
    olmasını ümit ederek ibadet edelim. Şunu da unutmayalım ki, hadislerde verilen
    müjdelere nail olmak için o günleri nicelik ve nitelik olarak en üst seviyede
    değerlendirmemiz gerekir. Böylece bambaşka bir halete bürünür, ibadetin hazzını
    yaşar, inşallah Kurban Bayramı’na affedilmiş olarak girebiliriz.


    On Günlük İhyanın Püf Noktaları-
    Birçok insan bugünlerin kıymetini bildiği halde günlük işlerin ve ilişkilerin içinde
    tam bir ihya programı yapamıyor. Ya unutuyor ya dünya işlerine zaman ayırıyor ya da
    tam istifade edemiyor. Bunun için şu basit, ama etkili tavsiyelere dikkat edin:

    - Bu yılki miladî takvime göre, 11-20 Aralık arasına rastlayan Zilhicce’nin
    ilk on gününü ajandanıza veya her gün gördüğünüz bir yere not edin. Bu on gün içinde
    sizi meşgul edecek misafirlik, yolculuk ve yorucu işlerden uzak durun. Bu tür
    programları ya öne alın veya erteleyin.

    - Seçici olmadan maç, dizi, haber izlemek gibi boş ve sizi ilgilendirmeyen işlere
    zaman ayırmaktan her zaman kaçının; bu on günde ise daha bir titiz olun.

    - Bugünlerde sağlığınıza özel bir önem verin ki, ibadet ve zikirden geri kalmayın.
    Ameliyat ve uzun tedavileri bugünlere denk getirmeyin.

    -Eğer ev hanımı, emekli, yaşlı gibi mesaiye bağlı bir işiniz yoksa bu on günü sanki
    i’tikafa girmiş gibi dolu dolu geçirin.

    - Öğrenci, memur, işçi gibi belirli bir uğraşınız varsa, mümkün olduğu kadar izin ya
    da tatil günlerinde oruç ve ibadete ağırlık verin.

    - İş, okul vs. sizi mutlaka meşgul etse bile aralardaki “ölü zamanları”
    değerlendirin. Bunlardan kastımız, iş ve okula gidip gelirken, teneffüs, sıra
    bekleme gibi durumlardaki boş zamanlardır. Bu zamanları Kur’an, salavat, dua,
    istiğfar ve zikirle değerlendirin.

    - Yanınızda sürekli küçük ebatlı bir Kur’an veya bir evrad kitabı taşıyın. Boş
    zamanlarda birkaç sayfa bile okusanız kârdır.- Kur’an okumasını bilmeseniz
    bile, ezberinizde olan sureleri defalarca okumanız büyük sevaptır.

    - Bu on gecede daha az uykuyla idare edin ve uykunuzu kaçıracak çay, kahve gibi
    içecekleri daha çok tüketin.

    - On günün tümünde oruçlu olamadıysanız fırsat bulduğunuz gün Cuma’ya denk
    gelse bile yine oruç tutun. Çünkü, başka günlerde tutmaya imkanı olduğu halde Cuma
    günü tutmak mekruhtur. Öyle bile olsa, mekruh sevabından biraz eksilir demektir,
    yoksa hiç tutmayan zaten hiç sevap kazanmamış olur.

    -

    Cemil TOKPINAR

  3. #3

    Üyelik tarihi
    24 Şubat 2007
    Mesajlar
    527
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart --->: Zilhicce'nin on günü

    Allah razı olsun kardeşim.

Bu Konudaki Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
eşarp bağlama - Uyar Optik - Mustafa Uyar - ılgın - eşarp yapma -
Eğitim ve Ögretim Genel