Reformtürk 13 Yıldır Sizlerle
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    SPONSOR REKLAM ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,648
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Ilgın'ın Tarihçesi

    ILGININ TARİHÇESİ
    ADININ KAYNAĞI
    Ilgın İç Anadolu ile Batı Anadolu arasında geçiş yolu üzerindedir. M. Ö. 2 bin coğrafyasında adı Pitaşşa, klasik dönemlerde Doğu PHRYGİA, antik çağda Romalılar tarafından ASİA olarak adlandırılan bölge GALATİA, PİSİDİA ve LYKAONİA topraklarının kesişme noktasında bulunmaktaydı. Bizanslılar zamanında ise ANATOLİKON THEMASI içinde yer almaktaydı.
    Bölge tarihin ilk dönemlerinden itibaren tüccarlar ve orduların kullandıkları bir alan olmuştur. Hitit ve Arzava ordularının karşılıklı seferleri çoğunlukla bu bölge üzerinden yapılmıştır. 4. Tuthalia nın Arzava seferine giderken yaptırdığı Yalburt su anıtı bunun belirgin bir göstergesidir. Eski bir yerleşim merkezi olan Ilgın'ın o devirlerde TYRİAİON adıyla anıldığını yazılı kaynaklardan öğrenmekteyiz. Selçuklular döneminde kaplıcalarından dolayı AB-I GERM (ılık su) adını aldığını yazılı belgelerden öğrenmekteyiz. Ilgın adının bölgede eskiden çokça yetişen Ilgın ağaçlarından aldığı görüşü de kuvvetli bir ihtimaldir. Yaptığımız araştırma sonucu Hz. Muhammed'in ilk hutbesini okuduğu kütüğün ismininde Ilgın ağacı olması (Arapça ESEL) bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Evliya Çelebi Seyehatnamesinde, Katip Çelebi, Mekki Clement, Huart gibi seyyahlar Ilgın'ın adını Ilıcasından aldığını belirtir. Avrupa tarihçilerinden Harles'in yazdığı eserinde Ilgın adının TİBERYOPOLİS olduğu, Mehmet Edip Bin Derviş'in yazdığı NEHCETÜLMENAZİL adındaki eserinde, Avrupa tarihçisi CHPUT'un eserinde Ilgın adının nereden geldiği kaplıcasının önemi hakkındaki varılan görüşler hep aynı noktada birleşmektedir.
    KLASİK ÇAĞLARDA ILGIN
    Tarihi araştırmalarda yerleşme yerlerinin tesbiti için zincirleme devam eden yerleşme Geleneğini takip etmekte yarar vardır. Prehistorik çağı oluşturan Paleolitik dönem M. Ö. 1. 000. 000-10. 000, Mezolitik M. Ö 10. 000-8. 000, Neolitik M. Ö. 8000-5500 yerleşmelerine dikkat etmek gerekmektedir.
    İşte Ilgın'da ilk yerleşmelerin son Neolitik, Kalkolitik M. Ö. (5500-3000) ve Tunç çağlarında M. Ö. (3000-1200) Ilgın ovasına açılan dere yataklarında vadilerde yoğunlaştığı dikkati çekmektedir. Bu dönemin göller bölgesi kültürleri arasında yakın ilişkiler vardır M. Ö. 2 binden itibaren insanların, savunması kolay olan yerlere yerleşmeye yöneldikleri gördülür Hititlerin batı Anadolu da bulunun Arzava Konfederasyonuyla sürekli mücadele içinde olmasının sonucu 3 Hattuşli'nin Yalburt'u yerleşim merkezi yapması 4. Tuthalia'nında Arzava seferi sırasında yaptırdığı Yalburt su anıtı bunun bir göstergesidir. Yine Ilgın-Kadınhanı yolu üzerinde bulunmuşKöylütolu abidesi bu dönemi yansıtır. Köylütolu abidesi yaptığımız araştırma sonucu Ankara Etnoğrafya müzesine götürüldüğünü öğrendik. Bölgedeki M. Ö. 2. bin yılın siyasi mücadeleri, yerleşim yerlerini etkilemiş yerleşmeler zirai alanlardan çok stratejik noktalara kayma eğilimi göstermiştir. Yalburt ta bulunan 15 ten fazla iri taş bloklor dini ve tarihi konuları açıkladığı tesbit edilmiştir. Hititler zamanında Yalburt ta kurulan Ilgın'ın 4000 yıllık bir tarihi geçmişi ortaya çıkmaktadır. 4000 Yıllık tarih Ilgın'ın kuruluşuna göre yakın bir tarih sayılır yaptığımız araştırma sonucu, Ilgın ve çeresinde 22 adet Höyük mevcuttur. Çayağzı mevkiinde bulunan höyükte yapılan araştırmalarda incelenen keramik parçalarının yazının bulunmasından M. Ö. (4000-3500) 3000 yıl öncesine dayandığı tesbit edilmiştir. Bu tarih Neolitik çağ M. Ö. (7000-6500) yıllarına rastlamaktadır. Bunun sonucu olarak Ilgın'ın 8500-9000 yıllık bir tarihe sahip olduğu ortaya çıkmaktadır.
    Phrglerin-Kimmer yenilgisinden sonra kendilerini toplayamaması sonucu batısındaki Lidya güçlenmiş ve Kimmerleri ülkelerinden çıkarmışlardır. Bölge bir dönem Lidya lıların elinde kalmıştır. Daha sonraki dönemlerde bölgede Perslerin hakim olduğu görülür.
    BİZANSLILAR DÖNEMİNDE ILGIN
    Perslerin Büyük İskender'e yenilmesiyle Anadolu Büyük İskenderin eline geçmiştir. Bergama hamisi olarak Anadoluda kök salan Roma, Bergama nın her başarısından sonra nüfusunu artırmıştır. M. Ö. 138 yılında Bergama kralı olan 3 Attolos bir vasiyetnameyle Bergama şehri dışındaki bütün toprakları Roma'ya bırıkmıştır. Bu dönemden sonra da Ilgın'ın Roma ve Bizanslıların eline geçtiğini görmekteyiz. 10. Yüzyılın başlarına kadar bölge Bizans ve Arap ordularının saldırılarına maruz kalmıştır. 956 Yılında Nikephoros Phakus tarafından alınmıştır. Bölge ve Ilgın'da dahil olmak üzere 11. Y. Y. ilkbaşlarına kadar Bizans egemenliği hüküm sürmüştür.
    Bölge ilk çağlardan beri bir geçiş alanı üzerindedir. Bölgenin dönemlere göre Hitit-Arzava, Frig-Assur-Kimmer, Grek-Pers, Bergama-Selevkos, Roma-Galat, Roma-Part Bizans-Sasanı, Bizans-Arap ve Bizans-Türk mücadelelerinde önemli bir cephe olması homojen bir halktan çok hareketli heterojen bir nüfusa sahip olduğu izlenimini vermektedir. Hele bu yelpazeye ticaret yollarının geçmesi sonucu tüccarların yerleşmeleri ayrı bir özellik vermektedir. Türkler Anadolu nun fethiyle bölgeye girmişler böyle bir mekanı iskan etmeye başlamışlardı. Bölgedeki Türk dönemi yerleşmelerinin özelliklerini ortaya koymaya çalışarak bu mekanı nasıl kullandıklarını görmeye çalışacağız.
    BÜYÜK SELÇUKLULARIN ANADOLUYU FETHİ VE ILGIN
    1071 Malazgirt meydan savaşından sonra Anadolu'nun kapısı Türklere açılmıştır. Türklerin hakimiyeti ön plana çıkmış olup fetihler başlamıştır. 1077 yılında Ilgın Kutalmış Oğlu Süleyman Şah tarafından Türklerin eline geçmiştir.
    ANADOLU SELÇUKLULARI VE ILGIN
    Anadolu Selçukluları döneminde Akşehir'in vilayet olduğunu valisi bulunduğunu Ilgın'ında Honaz vilayetine bağlı olduğunu görmekteyiz. Ilgın 1220 (H. 617) yılında Alaaddin Keykubat tarafından kayın babası Kir Farid'e verildiği 1227 (H. 625) yılında Mengücek oğullarından Erzincan'ın alınmasıyla bölgenin Erzincan ve Erzurum beylerinden Davut Şah'a verildiği görülmektedir. Anadolu Selçuklularının son zamanlarında Ilgın, birkaç vilayetle birlikte gelirlerinin Afyon'daki Sahip Ata oğullarından Tacettin Hüseyin ve Nasrüdd-din Hasan'a verilmiştir. Ancak Sahip Ata oğulları Karaman oğlu Mehmet Bey den Konya'yı kurtarmak için yola çıkmıştır. İki ordu Akşehir ovasındaki Kozağaç köyü civarında karşılaşmış Değirmen çayı yada Adayan çayı olarak adlandırılan savaşın (1275-H. 675) sonucunda Cimri (Siyavuş) ve Karamanoğlu Mehmet bey komutasındaki ordu, Sahip Ata oğullarını yenmiş, bu bölge Çaylak adında bir beye verilmiştir.
    KARAMANOĞULLARI DÖNEMİNDE ILGIN
    Bölge Selçuklulardan sonra kısa bir süre Karaman oğulları yönetimine geçmiştir. Ancak Moğol tehlikesi üzerine Karaman oğlu Mehmet Bey Konya'ya geri dönünce, Sahip Ata'nın küçük oğlu Hasan Bey bölgeyi tekrar ele geçirerek Emir Çaylak'ı idam etmiştir. 1302 (H. 702) Tarihinde Eşrefoğullarının başına geçen Mehmet Bey tarafından bölge ele geçirilmiş bu dönem Hamitoğullarından Dündar Bey tarfından alınana kadar 1327(H. 728) devam etmiştir. 1374'de bölgenin 80. 000 altın karşılığı Hüseyin Bey tarafından satılmasıyla hakimiyet Osmanlılara geçmiştir.
    Daha sonra Osmanlı padişahı 1. Murat Hüdavendigar kızı Nefise Hatun'u KaramanOğlu Mirza Halil Beyzade Alaaddin Beye vermiştir. Böylece Ilgın-Akşehir ve bölge mülha-Katıyla birlikte Mehir olarak Nefise Sultan'a verilmiştir. 1. Murat Rumeli de fetihler yaparken damadı Karamanoğlu Alaaddin Bey bu durumu fırsat bilerek bölgeyi elde etmiştir. Osmanlılar, Yıldırım Beyazıt zamanında 1391 yılında Ilgın ve çevresini tekrar gerialmışlardır. Yıldırım Beyazıt'ın 1402 yılında Ankara savaşı'nda yenilmesi sonucundaTimur Karamanoğullarına eski topraklarını geri vermiştir. Bir süre Karamanoğlu İshakBeyin yönetiminde kalan Ilgın, Osmanlı ordusu ile Ermenek bölgesinde yapılan savaşta İshak Bey yenilir, kardeşi Pir Ahmet Bey Konya'da dedelerinin tahtına geçerek, ”şükranNişanesi” olarak Ilgın, Beyşehir, Akşehir ve Sıklanhisar'ının anahtarlarını kıymetli hediyelerle beraber Köse Hamza Beyle, yüksek hakimiyetini ve himayesini kabul ettiği Fatih Sultan Mehmet'e 1463(H. 867)verilmiştir. Bölge daha sonra Osmanlı devletinin Karaman Eyaletine bağlı Akşehir ve Konya kazaları içinde yer almıştır. Karaman Eyaletinin başında bulunan Karamanoğlu Pir Ahmet Bey'e Fatih Sultan Mehmet Konya iç Kalesinin tekrar yapılmasını emretmişti, Karamanoğlu Pir Ahmet Bey bunu hoşgörmeyerek kendi iç siyasetine bir çeşit karışma sayıyordu. Evvela içinde kaplıca bulunan Ilgın'ı Fatih Sultan Mehmet'ten geri istedi. Böylece verdiği sözü bozmaya başladı Konya iç kalesinde çalışanları öldürttü.
    OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİNDE ILGIN
    Karamanoğlu Pir Ahmet'in davranışı sonucu Fatih Sultan Mehmet'le arası açılmış bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet, Karamanoğlu Beyliğine son vermeye karar vermiş, Divan-ı toplayarak Sadrazam Mahmut Paşayı Karaman seferine memur etmişti.
    1466 Yılında Sadrazam Mahmut Paşa komutasında 60. 000 kişilik bir ordu Karaman üzerine yürüdü. Akşehir Sadrazam Mahmut Paşaya kendiliğnden teslim oldu. Ilgın üzerine yürüdü, Karamanoğlu Pir Ahmet Beyin ordusuyla Çiğil'de savaştılar. Akşehir ve Ilgın bölgesi Osmanlı hakimiyetine alındı. Daha Sonra Çiğil savaşı sırasında bozgu-na uğrayan Karamanoğulları , Konya bölgesinde Turguttoğullarıyla birleşerek Konya kalesi önlerinde Osmanlı ordusuna tekrar yenildi. 1468 (H. 872) Yılında Konya bölgesi kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girdi.
    Fatih Sultan Mehmet, Gedik Ahmet paşaya bölgenin genel bir evkaf ve emlak tahririni yaptırmıştır. Tahriri büyük Türk alimleri Muslih-iddin ile Kasım yapmışlardır.
    Defterde Karaman ili İl, Karaman ili vilayetlere ve iki nahiyeye ayrılmaktadır. Ilgın da bu vilayetler içinde yer almaktadır. Vilayetler şunlardır. 1-Konya 2-Larende 3-Seydişehir 4-Bozkır 5-Beyşehri 6-Akşehir 7-Ilgın 8-Niğde 9-Suca-Ed-Din ve Anduğu 10-Ürgüp 11-Ereğli 12-Aksaray 13-Koçhisar
    Nahiyeler:1-Karahisar 2-Develü
    Fatih'ten sonra 1493(H. 907) yılında 2. Beyazıt zamanında Karaman ilinin ikinci bir Tahriri yapılmış, tahriri Hatip oğlu şöhretiyle tanınan Nasuhzade Haydar yapmış defteri de hattat Ali yazmıştır. Karaman İli o zaman Karaman vilayeti olarak adlandırılıp 15 Kazaya ayrılıyordu.
    1-Konya, 2-Bolvadin, 3-Çimeneli, 4-Akşehir, 5-Ilgın, 6-Niğde, 7-Anduğu, 8-Ürgüp, 9-Ereğli, 10-Aksaray, 11-Koçhisar, 12-Kayseri, 13-Ermenek, 14-Mut, 15-Gülnar.
    Ilgın Anadolu yaylasının ortasında olması nedeniyle tarihin Anadolu ya yönelen her çeşit düzene giren ve Osmanlı döneminde 150 akçelik bir kaza olup, Asker taifesinin çokluğundan dolayı Sipahi Kethüda yeri bulunduğuna ve bir yeniçeri serdarı tarafın dan idare edildiği tesbitlerimiz içerisindedir.
    4. Murat 8 Mayıs 1637 de Bağdat seferine çıkmış Akşehir yoluyla Ilgın'a gelerek kaplıcanın karşısındaki Koca çayırda otağını kurarak bir saray yaptırmıştır. Sarayın nasıl ve ne sebeple yıkılıp yok olduğu bilinmemektedir.
    Ilgın'ın tarihi Osmanlı döneminde de büyük önem arz etmektedir.
    APK uzmanı Necati Çanakkale (Ilgın Karaköylü ) tapu kadastro kayıtlarından 992 hicri 1584 miladi tarihli padişah 3. Murat dönemi Osmanlı vergi kayıtlarından Ilgın'ın önemini arz eden mahalle ve köylerini aşağıdaki şekilde çıkarmıştır.
    ILGIN'IN MAHALLERİ
    1:Cami-i Cedit (Yahya Fakih ) Mahallesi –25 vergi mükellefi
    2:Eski Cami Mahallesi –37 vergi mükellefi
    3-Baki Fakih Mahallesi-100 vergi mükellefi
    4-Veled Mahmut Fakih Mahallesi –36 vergi mükellefi
    5-Medrese Mahallesi 77 vergi mükellefi
    6-Hacı İsmail Mahallesi 32 vergi mükellefi
    7-Halil (Ali Şahan ) Mahallesi 28 vergi mükellefi
    8-Mescid-i Harize Mahallesi –28 vergi mükellefi
    9-Mescid-i Mehmet ve Eyvan (Demirci Mehmet ) Mahallesi 22 vergi mükellefi
    10-Mescit Mahallesi 24 vergi mükellefi
    11-Veled-i Eylancı Mahallesi 23 vergi mükellefi
    12-Kenar Mahalle 28 vergi mükellefi
    13-Babadan (perakende) Mahallesi 77 vergi mükellefi
    14-Kalaycılar Mahallesi 28 vergi mükellefi
    15-Mescid-i Hacı Satılmış Mahallesi 24 vergi mükellefi
    16-Zencir Tokunu Mahallesi 58 vergi mükellefi
    17-Hacı Mustafa Mahallesi 29 vergi mükellefi
    18-Şeyh Nasuh Mahallesi 6 vergi mükellefi
    ILGIN'IN KÖYLERİ
    1-Ahır Höyüğü (Eşar Gölü) Köyü –77 vergi mükellefi vergisi 5400 akçe
    2-Tavuklu Baba Köyü 4 vergi mükellefi vergisi 200 akçe
    3-Bulcuk Köyü 110 vergi mükellefi vergisi 1200 akçe
    4-Avşar Köyü vergi mükellefi vergisi 1200 akçe
    5-Yağsarılar Köyü 11 vergi mükellefi 10 tanede zemin (Çiftlik ) vergisi 1400 akçe
    6-Derzi Köyü 77 vergi mükellefi ve 4 zemin vergisi 4300 akçe
    7-Gazi köyü 21 vergi mükellefi ve 6 zemin vergisi 3500 akçe
    8-Göltaş Köyü 12 vergi mükellefi 4 zemin vergisi 3200 akçe
    9-Paşa Köyü (İshakbeyli) 10 vergi mükelefi vergisi 620 akçe
    10-Karalar (Dumanlar) Köyü 24 vergi mükellefi vergisi 1613 akçe
    11-Boya Köyü 5 vergi mükellefi vergisi 140 akçe
    12-Çiftlik Viranı Köyü 35 vergi mükellefi 11 zemin vergisi 500 akçe Vakıf Gideri var
    13-Gaziler Hüyüğü Köyü 20 vergi mükellefi vergisi 600 akçe
    14-Yekdeğin Köyü 19 vergi mükellefi ve 5 zemin vergisi 2000 akçe
    15-Düğer Köyü 210 vergi mükellefi ve 4 zemin ayrıca Çayır Muca Mahallesi, Saray Kulu Mezrası ve Kuyucu Hamza Mezrası ile toplam Vergisi 5242 akçe
    16-Kurugöl Köyü 84 vergi mükellefi ve 9 zemin ve bir mezrası ile 28 vergi mükellefi ile 5 zeminli İlyaslar Köyü dahil vergisi 7500 akçe
    17-Göynek Viranı 7 vergi mükellefi vergisi 300 akçe
    18-Töcek Köyü 36 vergi mükellefi ve 4 zemin vergisi 3500 akçe
    19-Bayat Tatarağa Köyü 18 vergi mükellefi ve 4 zemin vergisi 2000 akçeVakfa 900 akçe
    20-Şuhut Viranı Köyü vergisi 1500 akçe
    21-İntaş Köyü vergisi 5000 akçe
    22-Tagay Timur Köyü vergisi 700 akçe
    23-Serdaş Köyü vergisi 900 akçe
    24-Medrese Halil Viranı Köyü vergisi 700 akçe
    25-Çardak Köyü vergisi 1372 akçe
    26-Ada zevi köyü vergisi 2000 akçe
    27-Yabanlık köyü vergisi 7550 akçe
    28-Akçapınar Köyü vergisi 462 akçe
    29-Akçaviran köyü vergisi 598 akçe
    30-Mogol çiftlik Tatarı Köyü vergisi 2900 akçe
    31-Sadık köyü vergisi 3270 akçe
    32-Köstere köyü vergisi 3800 akçe
    33-Bocalı köyü vergisi 2500 akçe
    34-Kemtur veya Kemyuz köyü vergisi 1300 akçe
    35-Saraycık köyü vergisi 3300 akçe
    36-Hamidik köyü vergisi 400 akçe
    37-Bödek köyü vergisi 1050 akçe
    38-Ayazlar köyü vergisi 500 akçe
    39-Geçit köyü vergisi 3500 akçe
    40-Boğaz viran Kalesi Köyü vergisi 1200 akçe
    41-Gökçek Mescit Köyü vergisi 400 akçe
    42-Söke Beyi (Zebiller ) köyü vergisi 3500 akçe
    43-Dereköy köyü vergisi 3000 akçe
    44-Pare köyü vergisi 400 akçe
    45-Yenice köyü vergisi 3000 akçe
    46-Küşutlu köyü vergisi 4500 akçe
    47-Beydeği (Beydağı ) köyü vergisi 11447 akçe
    48-Şeyh Yürür köyü vergisi 200 akçe
    49-Rus veya Raviş köyü (Seracettin Mahallesi ) vergisi 6058 akçe
    50-Pire Kömü köyü Vergisi 3000 akçe
    51-Karaköy Köyü vergisi 1250 akçe
    52-Dombaklar Köyü vergisi 500 akçe
    53-Elmalı köyü vergisi 150 akçe
    54-Abasız köyü vergisi 6900 akçe
    55-Kani köyü vergisi 3200 akçe
    56-Üçpınar köyü vergisi 1100 akçe
    57-Halkasuyu Köyü vergisi 1100 akçe
    58-Mecithisar Köyü vergisi 3858 akçe
    59-Barakmus Köyü vergisi 1300 akçe
    60-Abbas Köyü vergisi 1300 akçe
    61-Ağzıaçık köyü vergisi 1000 akçe
    62-Pazarcık köyü vergisi 1900 akçe
    63-Bünk, Bonek veya Büget Köyü vergisi 1000 akça
    64-Beşağıl Köyü vergisi 500 akçe
    65-Karman Şeyhi köyü vergisi 400 akçe
    66-Balkı Köyü vergisi 6000 akçe
    67-Kofça köyü vergisi 100 akçe
    68-Karahüyük Köyü vergisi 2331 akçe
    69-Tercüman mezrası Köyü vergisi 600 akçe
    70-ILGIN Kasabasının ayrıca 10 adet mezrası daha vardır.
    KURTULUŞ SAVAŞINDA ILGIN MANEVRALARI
    Kurtuluş Savaşında cephe gerisinde olan Ilgın o yıllarda büyük çapta askeri birliklerin karargah merkezi olması dolayısıyla, çok önemli tarihi olaylara sahne olmuştur. 1922 yılının 1 mart 21 ağustos tarihleri arasında Fahrettin Altay Paşa komutasındaki 15. 000 kişilik 5. süvari kolordusu Ilgın ilçesinde altı aya yakın bir zaman kalmış ve Ilgın halkı bu zaman içinde Kolorduya elinden gelen her türlü yardımı seve, seve yapmıştır.
    Kısa bir süre sonra düşmanla karşılaşacak Kolordunun taaruzdan önce uygun bir sahada tatbikat yapması gerekiyordu. Tatbikattan önce Sovyet Büyükelçisi Aralov Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e şöyle bir teklifte bulunur. Sakarya da gördük, siz Türkler Yunan'ı yenebileceksiniz, fakat Boğazlar ve İstanbul'da bulunan İngilizleri tek başına yenemezsiniz. Onun için siz Kocaeli ne doğru ilerlerken bizde Ereğli ve Zonguldak a çıkarma yapalım, iki koldan İstanbul'a yürüyelim ve beraber savaşalım.
    Bu beraber savaşalımın nereye kadar gideceğini çok iyi bilen Atatürk Sovyet Büyükelçisi' ne Hele bir Yunan ı yenelim şeklinde bir karşılık vererek derhal Fahrettin Altay Paşa yı çağırtarak kendisine şunu sormuştur. Sizin süvari Kolordunuzu Teftişe gelirsek, kaç bin süvariyle geçit yapabilirsin paşa şu cevabı verir. 7 ile 8 bin atlıya resmi geçit yaptırabilirim Atatürk büyük bir memnunlukla tamam, 1 Nisanda Ilgın'da teftişe hazır ol Paşam!. . .
    Gerçekten Atatürk Sovyetlerin teklifinin amacını çok iyi değerlendirmiş ve onlara Savaş meydanında askeri gücü hakkında canlı bir cevap vermek istemişti. O sırada düzenlenmiş olan uygulamaya Atatürk, Sovyet Büyükelçisi Aralov'la, Azerbeycan Cumhuriyeti elçisi Abilof u ve her iki elçilik Ataşemiliterliklerini de bu manevraya davet etmişti.
    Kalabalık bir heyetle birlikte 1 nisan 1922 günü yanında Cephe Komutanı İnönü Diğer bazı komutanlar askeri ve siyasi konuklarıyla birlikte Ilgın ovasında İkmal ve Eğitim işleriyle Büyük Taaruz'a hızla hazırlanmakta olan süvari Kolordusunu teftişe geldi. Birinci, ikinci ve dördüncü süvari tümenlerinden kurulu süvari Kolordumuz kaplıca yakınınında bulunan Koca Çayır da toplanmıştı. Başkomutan Atatürk'ün emriyle geçit resmine başlandı. 7-8 bin süvarinin bir kısmının mızraklı bir kısmının yalın kılıç ve Allah, Allah sesleriyle savaş nizamında dörtnala geçişleri bir anda Ilgın ovasını mahşer yerine çevirmişti. En başta Fahrettin Altay arkasından generalleri ve kurmayları geçtiler. 3 Tümen süvari askerinin Koca Çayırda tozu dumana katarak uzunca bir zaman süren muntazam ve hırslı geçişi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ü diğer komutanlarımızı ne kadar heyecanlandırmış ve sevindirmiş ise böyle bir tatbikatı ilk seyreden Sovyet ve Azerbaycan diplomatlarıyla Askeri ateşeleri üzerinde müthiş bir etki yapmıştır.
    Harekatı inceleyen konuk Rus elçisi kahraman askerlerimizin temsili düşman birliklerine karşı yapmış oldukları hücumlardaki çeviklik ve cengaverliğe hayran kalmış, Atatürk' e yaklaşarak kulağına fısıldar gibi Anladım Ekselens!. . Bu kahraman ordu karşısında hiçbir kuvvet ayakta duramaz demiştir. Süvari manevrasından sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk konuklarla birlikte Akşehir'deki piyade birliklerimizin hazırlamış oldukları tatbikata gittiler.
    Ilgın manevralarından memnun kalan Atatürk manevra sırasında çekilen resimlerde Belinde asılı olduğu görülen gümüş kakmalı kılıcı savaşın kazanılmasından sonra Fahrettin Altay Paşaya hediye etmiştir. Daha sonraları Fahrettin Altay Paşa Evimde asılı duran bu kılıca baktıkça süvari birliklerinin geçişi sırasında Mustafa Kemal Atatürk'ün gözlerinde parlayan ümit ışıklarını görür gibi oluyorum demiştir.
    21 Ağustos 1922 gecesinde ilçemizden Afyon cephesine doğru harekete geçen 5. süvari kolordusu Başkumandan Mustafa Kemal Paşa' nın Akşehir de verdiği tarihi Büyük Taarruz kararından sonra şanlı ordumuzun saflarına katılarak cephenin yarılma sında büyük rol oynamış, 9 Eylül 1922 diğer birliklerle İzmir'e girerek düşmanı denize dökmüşlerdir. MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE ÇİĞİL İSYANI :
    Kaderin nereye götüreceği bilinmediği o günlerde ; sorumlu mücadeleci kumandanların ortaya çıkışına kadar Türk Milleti isyan etmiş teker teker şaki olmuş , çok zaman karamsarlığa düşmüştür.
    Çeşitli meselelerin bir birini kovaladığı o günlerde köylülerde eşkıya dan şikayet etmeye başlamışlardı. Doğruca Ankara Hükümetine başvuran Belekler köyünün halkının şikayetleri, Konya Valiliği tarafından Ankara Hükümeti adına şu şekilde cevaplanıyordu:
    Ilgın Kaymakamlığı vasıtası ile Belekler Köyü ahalisine; eziyet edenleri takip ettiriyorum. Bunları yakalattıracağım. Aksi halde kazanın memurları jandarmaları rahat etmeyecektir. Eşkıyayı kaçıranlarda onlar derecesinde ceza görecektir. Telgrafla her tarafı heyecanlandırmaya gerek yoktur. Benim azim ve niyetimin yeteceğine inanınız. Ne şikayetiniz varsa bana yazınız köylülerin hakkını korumak benim vazifemdir. Cümlenize selam ederim. "
    İmparatorluğun üst üste girip çıktığı savaşlar Türk Milletini tedirgin etmiş askerlik yapmak istemeyen Kaçaklar yolları tutmuş köyleri kentleri rahatsız ederken, parçalanmış yurdun Milli birliğine kavuşması için her şey yapılıyor;Bu sırada hoca kıyafetinde İngiliz ajanları köyleri tarayıp dirilmeye çalışan Türk Milli ruhunu Boğmaya çalışıyordu. İzmir!e çıkıp, Anadolu içlerine doğru ilerleyen yunan ordusunu (Yeşil Ordu geliyor. Halife ordusu geliyor! ) yalanları ile halkımızı yanlış yollara sevk etmeye çalışıyorlardı. Aynı propagandalar, Anadolu'nun bu bölgesinde de yapılıyor, kandırılmış hocalar, asker kaçakları, hapishane kaçkınlarına isyanlar hazırlattırılıyordu. İşte Çiğil İsyanı da şahsi kin, menfaat dışında aynı çabalarla gelişiyor. Buna bu bölgede bulunan azınlık Rum ve Ermenilerin propagandaları da ekleniyordu. Milli Mücadelenin maddi ve manevi kaynak ve kuvvetlerini yok etmek amacı ile, İngiliz etkisi ile hazırlanan iç isyanlardan Konya İsyanının bir dalını teşkil eden Çiğil İsyanı 4. Ekim. 1920 günü başlamış 23. Ekim. 1920 günü bastırılıncaya kadar 20 gün devam etmiştir.
    Çiğil İsyanını hazırlayan nedenler :
    1- Ilgın Köyleri ile bilhassa Çiğil halkı arasındaki sürtüşme, bunların karşısında idarenin anlayışsız tutumu sonucunda isyana doğru atılan ilk adımlar.
    2 Anadolu daki azınlıkların eskiden beri bağımsız devlet kurma ideallerinin bulunuşu ve bu ideal çevresinde halkın düşüncelerini değiştirmek çabalarının olması
    3-Milli Mücadelenin maddi yönlerini hazırlamak amacı ile istenen yardımların hükümetin istedikleri şeylerin daha çoğunun köylerden istenmesi. Ilgın ve Çiğil idarecilerinin hoş görülü davranmamaları .
    4-İsyanların Hazırlanması döneminde bu bölgedeki köyleri adım adım gezen İngiliz ajanlarının Yunan Ordusunu Hilafet Ordusu olarak tanıtmaları ve köylüleri Milli Mücadele aleyhinde hazırlamaları.
    5-Delibaş Mehmet'in Konya baskınında, hapishanenin açılması ile hapishaneden kaçan mahkumlar ile asker kaçaklarının etkisi genel olarak Çiğil isyanını hazırlamıştır.
    Çiğil İsyanının Hazırlanışı ve Elebaşları :
    İç isyanlar arasında Çiğil İsyanı olarak bahsi geçen olaylar Ilgın'a bağlı Yukarı Çiğil köyünde meydana gelmiştir. İsyanı hazırlayan elebaşları ise ;
    1-Dramalı Ali Hoca
    2-Akkaş(Ali)Hoca
    3-Katil İsmail
    4-Hasan Ali
    5-Hacı Tahir ‘den kurulu bir heyettir.
    Köyünün sevilen kişilerinden olan Dramalı Hoca lakabıyla tanınan Ali Hoca; Kızını istayen katil lakabıyla tanınan, köyün güçlü ve azılısı İsmail ‘i ortadan kaldırmak amacıyla bu isyanı hazırlamıştır.
    Bu arzusunu Akkaş Hocayada İsmail vasıtası ile zorla kabul ettiren Dramalı Hoca isyandan birkaç gün önceKonya ceza evinin delibaş tarafından boşaltılması ile Çiğil'e gelen Hasan Ali ve Hacı Tahir ile söz birliği yapıp 4. Ekim. 1920 günü ikindi namazında caminin kapısını halkın üzerinden kitleyip namaz sonrasında kapıya durup amaçlarını halka açıklayan asiler, silah zoru ile halka isyan etmeleri için yemin ettirmişlerdir. Bu arada köyün ileri gelenlerinden Çertek (Mehmet ) Hocayı da isyana karıştırmak istemişlerse de hocanın karşısında fazla durmamışlardır. Asiler topladıkları yüze yakın atlı ve silahlı kuvvetle Aşağı Çiğil Nahiyesini basmışlardır.
    4. Ekim. 1920 Aşağı Çüği içerisine giriş ve çıkışları kontrol ediyorlar önemli noktalarda nöbet tutuyorlardı. Müfrezenin gerçek vazifesi Çiğil köylerini basmak ve asileri etkisiz hale getirmek iken Ilgın'dan Dışarı çıkamamıştır, çünkü asiler Saracık Bağları mevkiine kadar gelmişlerdi. 8. Ekim. 1920 ye kadar şehre giremediler aynı gün Kaymakam 12. Kolorduya aşağıdaki telgrafı çekmek zorunda kaldı:
    Asiler şehrin üç km kadar yakınına sokuldular. Taarruza devam ediyorlar, mevcut top ve makineli tüfek işlemiyor, Ilgın'ın kaybı muhtemeldir. Hat kesilince asilerin şehri işgal ettiklerine karar veriniz.
    6. - 8 Ekim tarihleri arasında iki gün asiler Ilgın'a girmek için çalıştılar fakat giremediler . İlçedeki mevcut askeri kuvvetlerin ve sivillerin asilere karşı kullanacakları silahların az olması çoğunun işlemez halde bulunuşu Ilgın'ın asilerin eline düşmesini kuvvetlendiriyordu. Gerçekten asiler 8. Ekim. 1920 günü Kaymakamın 12. kolorduya çektiği telgraftan sonra birkaç saatlik çarpışmadan sonra saat 15. 00 de Ilgın'a girdiler.
    Asilerin Ilgın'ı ele geçirdikten sonra yaptıkları ilk iş Delibaş Mehmet misali Ilgın'ın şube çayırlığında isyan ele başlarından Dramalı hoca ile Ilgın Müftüsü Abdullah Efendiye bir dua yaptırmak olmuştur. Duanın kati mahiyeti olmamakla beraber halife Hazretlerinin düşman elinden kurtarılmasını diler mahiyette olduğu bilinmektedir. 100 den fazla atlı asi grubu ve onların önlerinde piyade asiler onların da önlerinde Dramalı Hoca ve Abdullah Efendi olmak üzere yönlerini kıbleye çevirmiş ellerini havaya kaldırıp dua ettikten sora şehre dağılmışlar.
    Asilerin kaza merkezinde duadan sonra yaptıkları işler şöyle sıralanabilir ; hapishaneyi boşaltmak, kuvvetlerine yeni güçler ekleyerek şehirde yağmaya, adam öldürmeye ve Ilgın ileri gelenlerinden Akif Hocayı zor kullanarak İlçeye kaymakam yapmak, hükümeti basıp yağma etmek daha önce halk tarafından saklanan memurları aramak bulduklarına eziyet etmek, yakaladıkları savcıyı öldürmek vb. . Kaza merkezinde asilere zamanın Belediye Reisi Şakir Bey yardım etmiş, isyancıların elebaşları arasına böylece katılmış, fakat hatasını Kasap Osman'ın yağlı urganının da hayatıyla ödemiştir. Asilerin Ilgın'da başlattıkları zulmü önleyemeyen Binbaşı Şükrü Bey Müfrezesi Çavuşçu Göl istasyonuna doğru çekilirken, daha önce bir telgrafla durumu 12. Kolorduya bildiren kaymakamın açıklaması karşısında “kolorduca Yarbay Osman (Kasap Osman) müfrezesinin Ilgın'a süratle sevkine karar verildi.
    Yarbay Osman Kuvvetlerini Ilgına' Gelişi ve Asilerin Durumu : Delibaş Mehmet'in 2 Ekim 1920 günü başlayan isyanından sonra Konya'nın ilçe ve köylerini hemen hemen aynı
    günlerde bir isyan havası kaplamıştı. bu isyan hareketleri bastırmak amacı ile Anakara hükümeti bölgeyi üçe ayırmıştı
    1- Afyon'dan Ilgın'a kadar demiryolu çevresindeki isyanların bastırılması ve temizlenmesi 12. Kolorduya
    2- Eğridir Gölü çevresi Demirci Mehmet Efe'ye
    3- Esas ayaklanma bölgesi olan Konya'nın Güneyindeki bütün isyanların temizlenmesi de Albay Refe'ye görev olarak verilmişti.
    12. Kolordu ise; Ilgın ve çevresini Yarbay Osman'a vermişti. isyanı bastırmada şiddet gösteren ve bu nedenle Kasap Osman lakabı ile bilinen Osman Bey, karargahında boyunlarında ipler taşıyan bir cellat müfrezesi bulundur askeri disipline önem verirdi. Elindeki kuvvetler alay olmasına rağmen tümen flaması taşırdı. Bununda rengi yeşil-kırmızı idi. 12. Ordu tarafından gönderilen Yarbay Osman'ın Alay gurubu “820 mevcutlu 75. Alay, 175. Alayın 1. taburu, 120 mevcutlu Alibey Milis Süvarisi 40 kişilik Süvari Jandarma Takımı, 30 kişilik piyade jandarma takımından ibaret olup, iki dağ ve obüs topu ile takviye edilmiştir 9. Ekim . 1920'de Çavuşçu İstasyonunda trenden inerek karadan Ilgın üzerine yürüdü. Aynı gün ılgına gelinerek asilerle temasa geçildi.
    Yarbay Osman Kuvvetlerinin Ilgın'da Asiler ile Karşılaşması : Ilgın'a tek tek top atışları ile ulaşan askeri birlikler Ilgın'da asilerle şiddetli bir çarpışmadan sonra Ilgın'ı işgal etti. Asilerin atlı olanlarından kaçmayı başaranlar Kaplıca tepelerine ve Saracık Bağlarına sığındılar Ilgın'da asilerden yakalanan yedi kişi halkın galeyanı ile linç edilmek sureti ile öldürüldü. Asileri halkın linç etmesinden sonra çarşıya baştan başa dar ağaçları kuruldu. Asilerden yakalananlar sorgusuz idam ediliyordu. Halk korkudan kendisini kurtarmanın yolunu ararken birbirini ihbar ediyor ve kendi kendini ipe gönderiyordu. Dar ağaçları yeterli gelmediğinden asiler ve onlara yardım edenlerin çoğu hükümet konağındaki demir parmaklıklara takılıyorlardı. Asılarak öldürülenlerden 40-50 kişi bir çukura konuluyor ve üzerleri kapanıyordu. İlk asılanlar arasında, asiler tarafından Ilgın'a Kaymakam seçilen Akif Hoca, asilere yardım eden Belediye Reisi Şakir Efendi isyanın ele başlarından Dramalı Hoca, Akkaş Hoca, Katil İsmail Bulcuk'lu Şükrü Efendi, Delibaş'ın Konya Hapishanesini boşaltmasından sonra isyanı hazırlayanlar arasına katılan Hasan Ali ve Hoca Tahir, asi ele başlarından Kadınhan'lı Abdurrahman, Arap Mevlüt bulunuyordu. Asilerin Ilgın'ı bastıklarında dua etmek mecburiyetinde bırakılan Ilgın Müftüsü Abdullah Efendiye, Yarbay Osman'ın neden dua ettin sorusuna Müslümanlığın idamesi ve Türk Milletinin kurtarılması için hangi taraf gerçekten çalışıyor ise ona güç ver Ya Rabbi diye dua ettim. Eğer siz çalışıyorsanız Allah sizi muaffak etsin şeklinde konuştuğu için idamdan kurtulmuştur. Ilgın'ın kurtuluşunda Kasap Osman 500 ile 600 kişi arasında suçlu veya suçsuz kimseleri asmıştır. 9 Ekim 1920 günü Ilgın'a giren Yarbay Osman memurların durumlarını kontrol etmiş, daha evvel Tekke köyünden Kamalı Hasan tarafından yaralanan eski Ilgın savcısı o gün vefat etmişti. Asiler kaçarlarken şehri yağma ederek gitmişlerdi, halka yapmadıkları eziyet kalmamıştı. Diğer taraftan, Yunanlıların Halife ordusu adına geldiklerini Söylemekten çekinmeyecek kadar da yalan söylüyor, halkı kandırma yoluna gidiyorlardı.
    Yarbay Osman 12. Kolordu tarafından kendisine verilen görevi büyük zorluklarla başarmıştır. Ilgın'ı asilerden kurtarmıştır. Yarbay Osman, yaratılışı itibariyle vatana ihaneti asla affetmezdi. Kaçan asileri takip ederek yakaladıklarını cezalandırdıktan sonra isyanın kaynağı olan Çiğil ve civarı yerleşim yerlerine yürümüştür.
    20 Ekim 1920 günü, Yarbay Osman Müfrezesi ile Albay Refet kuvvetleri Çiğil'de birleşerek 23 Ekim 1920 günü isyanı bastırmışlardır. Bir çok elebaşlarınında evleri yakılıp yıkılmıştır. Bu arada birçok vatansever Çiğilli asiler yüzünden suçsuz yere cezalandırılmıştır.
    ILGIN'DA KUVAYİ MİLLİYENİN KURULUŞU
    9. Ekim 1920 günü Ilgın ve Çiğil isyanlarının son bulmasından sonra Ilgın halkı kendi aralarında milli bir dayanışma isteği duymuş ve eşraftan Ali İspir başkanlığında Kuva-i Milliye resmi teşkilatı kurulmuştur. Bu teşkilatın kuva-i Milliye reisi Ali İspir, Kuva-i Milliye Katibi Şükrü Afacan, üye Mustafa Üçekiz bu üç kişi dışındaki kurucular tespit edilememiştir. Kuva-i Milliye Ilgın Teşkilatı resmen kurulduktan sonra kasaba tellalı vasıtası ile şu ilanı halka yapmıştır.
    Ey ahali; atıyla silahıyla Kuva-i Milliye Teşkilatı Ilgın Bölüğüne kaydolmak isteyenler en kısa zamanda Ilgın Kuva-iMilliye Reisliğine müracaat etsinler bu çağrı üzerine Ilgın'dan 50 kişinin üzerinde Kuva-i milliye Teşkilatına katılım olmuştur.

    Konu uyar tarafından (21.Mart.2019 Saat 17:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    24 Şubat 2007
    Yer
    Ilgın
    Yaş
    29
    Mesajlar
    4
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    emeĞİne SaĞlik
    Konu uyar tarafından (21.Mart.2019 Saat 17:05 ) değiştirilmiştir.

Bu Konudaki Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
eşarp bağlama - Uyar Optik - Mustafa Uyar - ılgın - eşarp yapma -
Eğitim ve Ögretim Genel