Çocukluk Korkularının üstesinden Gelme
Pek çok çocuğun korkusu genellikle aynı nedenlere bağlıdır. Yaşla değişen farklılıklar gösterse de çocuklar sıklıkla benzer nedenlere bağlı korkular yaşarlar. Mesela karanlıktan, farklı seslerden ( köpek sesi, gök gürültüsü vb. ) doğa üstü varlıklardan ya da kötü insanlardan korkabilirler. Çocukların akranlarına bakarak o yaş grubunun hangi türde korkularının olduğunu tespit edebilirsiniz. Bu size sorunun ciddiyeti hakkında da bilgi verecektir. Örneğin ilköğretime başlayan bir çocuğun artık büyük makinelerden korkmuyor olması gerekir. (Bilinç altını ciddi boyutlarda etkileyecek geçmişe ait bir yaşantısı olmadıkça). Bu sebeple başta annelerimizin iyi birer gözlemci olması gerekmektedir.

Korkuların problem olup olmadığını tespit edebilmek için çocuğunuzun sizinle konuşmasını sağlamalısınız. Neden korkuyor? Korkularını anlamlı buluyor mu? Korkusu kontrolü altında mı yoksa baş edemeyecek kadar büyük mü olduğunu düşünüyor? Korkuları yaşam biçimini olumsuz etkiliyor mu? Şayet korkular stres yaratmaya ve rutin etkinliklerini kontrol etmeye başladıysa önlem almakta yarar var derim. Peki bu konuda neler yapabilirsiniz?

Öncelikle şunu unutmamalısınız. Çocuğunuzun korku kaynağının gerçek olmadığını bildiğinizin bende farkındayım. Korkunun kaynağı reel olmayabilir fakat çocuğunuzun korkuyor olduğu bir gerçek. Bu anlamda önce anlayış ve hoşgörü derim ben.

Sonra kendimizi çocuğumuza zarar verecek hikayelerden kurtarmalıyız. Kültürümüzde çok rastlanan bu gülünç durum korkunun şiddetini aslına artıran faktörlerden biri;

Çocuk— Anne gök gürültüsünden çok korkuyorum!

Anne--- Korkma evladım güldür baba o.. Bak ekmek taşıyor bize…

Çocuk--- Peki anne bir daha korkmam… J

Doğa olaylarının mantıklı birer açıklaması olmalı. Bence sizler zihninizi hikaye yazmak için zorlamayın. Çocuğunuz gerçeği daha anlayışlı karşılayacaktır ve korktuğu şeylerin bir temele dayandığını öğrendikçe endişelerinde azalma yaşanacaktır.

Yine sık kullanılan bir yöntemde soğuktan donanı buzla ovmaktır. KORKUNUN ÜZERİNE GİİİT! Çocuğumuzdan korkusuna yenik düşmesini elbette istememeliyiz. Ama kaş yapalım derken gözde çıkarmamalıyız. Aksi halde baş edemeyeceğimiz kadar büyük sıkıntılarla karşılaşabiliriz. Örneğin; karanlıktan yada yalnız kalmaktan korkan bir çocuğu büsbütün yalnız bırakmak bir korku nöbetine bile neden olabilir. Bunun yerine küçük adımlarla yaklaşmayı denemeliyiz. Ayşe yalnızlıktan korkuyorsa her gün miktarı artan sürelerle, odasında, ışığı açıkken ve ailesi içerde onu beklerken tek başına kalmayı deneyebilir. Ürkütmeden atılacak bu minik adımlar ilerleyen zamanda Ayşe’yi evde yalnız kalmaktan bile korkmaz hale getirebilir.

En önemlisi çocuğunuzu korkularından dolayı küçük durumlara düşürmemektir. Ailesi ve eğitimcileri olarak üzerimize düşen en büyük görev budur. Bizlerden veya arkadaşlarından gelebilecek bu tür durumlar engellenmeli korkusuna saygı duymayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Böylece problemin bir çığ gibi kendi kafası içinde büyümesine engel olabiliriz.

Son olarak çocuğunuzun korkularının bu anlatılanlardan daha fazlası olduğunu düşünüyorsanız bir uzmanla görüşmenizi tasfiye ederim. Çünkü bazen doğru görüp uyguladığımız yöntemler veya farkında olmadan alışkanlık haliyle yaptığımız eylemler, söylemlerimiz bizi içinden çıkılmaz durumlara da sokabilir.

Yazar Fevziye TÜRKOĞLU