Bazı ağaçlardan iyi odun-kereste elde edilir. Bazıları yediğimiz meyveleri bize takdim eder, diğer bazıları kauçuk elde ettiğimiz süt hülasası verirler. Bazılarından da reçine elde ederiz. Mümkün olduğu kadar çok faydalı hususiyeti üzerinde toplayan bir ağaç arandığında, "harika bir ağaç"ın bulunduğunu şimdi söyleyebiliriz. İngilizce ismi "Neem" olan bu ağaç çoktandır insanlar tarafından biliniyordu. Ancak yakınlarda üzerinde yoğun ilmî çalışmalar yapılarak enteresan bir araştırma sahası oldu.

Botanikçilerin Azadirachta indica (Meliacaac) familyasından dedikleri Nim ağacı Bir ma'dan gelmiştir. Fakat Hindistan ve Batı Afrika'da çok daha yaygındır. 1968 yılında FAO (Uluslararası gıda teşkilâtı) uzmanları Nijerya'da-ki araştırmaların da Nim ağacının çorak ve çok kötü zeminde yetişebildiğini buldular. Öyle ki başka hiçbirşey yetişmeyen yerde bile ekilebilmekteydi. Fakat birşey daha vardı. Birkaç yıl içinde toprağı öyle ıslâh ediyor ki artık orada da ziraat yapılabiliyor. Muazzam dallanmış kökleriyle topraktaki gıda tuzlarının en son kırıklarını dahi topluyor ve onları yapraklarında değerli bir hale getiriyor; belli bir zaman sonra yapraklar toprağa düşüyorlar ve ona lüzumlu maddeleri, hepsinden önce azotlu bileşikleri bu sefer konsantre bir şekilde geri veriyorlar.

Fakat bu, onun birçok faydasından sadece birisidir. Ayrıca Nim ağaçlarının çevresinde zararlı haşaratın bulunmadığı da göze çarptı. İstenmeyen böcekleri komşu yerleşim sahalarından uzaklaştın yordu. İnsanların çok hoşuna giden bu tesirin neden ileri geldiği, araştırmalarla ancak kısmen cevaplandırılabildi.: Çekirdeklerinde böcekleri uzaklaştıran bir madde birikiyordu. "Thioremon" denen bu maddenin, yapılan tecrübelerde çok tesirli, zehirsiz bir zararlılarla mücadele maddesi olduğu tespit edildi. Çekirdeklerde ve yapraklarda başka kimyevî bir bileşik de teşekkül ediyordu: "Azadirachtin". Bu madde çeşitli böcek türlerinde gıda alımını ve gelişmeyi engeller. Çok şiddetli yağmur bile onun tesirini önleyemez. İlâveten "Azdirachtin" de zehirli değildir ve Nim ağacı çekirdeklerinden elde edilen hülasanın günün birinde geri kalmış ülkelerde kimyevî olarak elde edilen DDT'ye benzer şekilde kullanılabileceği düşünülebilir.

Çekirdeklerden bundan başka kuvvetli antiseptik hususiyetleri olan bir yağ elde edilir. Bu madde ayrıca yanıcıdır ve ısıtma ve aydınlatmada kullanılabilir. Daha bitmedi, bu yağ bizzat araba tekerleklerinin yağlanmasında kullanılmıştır. Alkol ekstraksiyonu ile saflaştırıldığında sarmışağa benzer hoş olmayan kokusu kaybolur. Sabun ve kozmetik sanayinde katkı maddesi olarak kullanılabilir.

Çekirdekler preslendikten sonra arta kalan maddeleri değersiz değildir. Bunların içinde çok miktarda azot, potasyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum bulunur. Bunlar o kadar yüksek konsantrasyonlardır ki artıktan gübre olarak kullanılabilir. Meyvesinin etli kısmı da "aaaan gazı" ve karbonhidrat veren fermontasyon işlem prosesleri için çok münasiptir.

Bu durumda Nim ağacı ile meşgul olacak bir milletlerarası konferans toplanmasına ve bunun tropik bölgelerin ekonomisi için büyük bir gelecek vadetmesîne şaşmamak gerekir. Bu sayılan hususiyetlerin hiçbirisi olmasa bile yalnız onun son derece dallanmış kökleri toprak erozyonuyla mücadelede ideal bir yardımcıdır. Fakat herşeyinden (çekirdek, meyve, odun ve yapraklarından) gayet iyi faydalanılabileceğinden küçük endüstri işletmelerinin oluşumuna zemin teşkil edecektir. Bîr Alman firması kısa zaman önce Nim ağacı hülasasından yapılmış bir diş macununa patent almak için müracaat etti. Hakikaten, bu hülasanın ihtiva ettiği bir maddenin diş etleri hastalıklarına çok iyi geldiği yapılan tecrübelerle tespit edilmiştir.

Başka bir bitkinin bu kadar çok yönlü faydalı hususları üzerinde topladığı bilinmiyor. Bu sahada yapılacak daha geniş tetkikler bu ağaçtan faydalanma sahasını daha da genişletebilir.

Her canlıdaki azamî tasarrufa güzel bir numune