Türkiye, bitki örtüsü açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Sonbaharda bile. Sahil kumullarından dağ zirvelerine kadar çeşit çeşit, renk renk bitki, çiçek vermek için bu mevsimi bekliyor. Peki bu mevsimin en güzel yabani çiçekleri hangileri? Balı güzel olan hangisi, hangisinin kökü zehirli? Derdinizi söyleyin: Bronşitiniz mi var, ülserden mi mustaripsiniz? Çünkü hepsinin ilacı ayrı nebatatta. Deniz kenarı kumsaldan, dağların karlı zirvelerine doğru Anadolu’da yabani çiçek safarisi... Eğer kulağınıza hoş geliyorsa, işte size güzel bir safari rehberi: İş Bankası Kültür Yayınları’ndan ikinci cildi yayınlanan Türkiye’nin En Güzel Yaban Çiçekleri serisi.

Türkiye, bitki örtüsü açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Tropik olanlar hariç diğer tüm ülkelerden daha fazla bitki türüne sahip. Avrupa ülkelerinin tamamında ortalama yükseklik 200 metre iken ülkemizde 1100 metre. Deniz seviyesinden 5000 metreye kadar değişken yüksekliklerde çok çeşitli bitki türü yetişiyor. 3022’si sadece ülkemizde yetişen, başka bir yerde bulunmayan ve endemik olarak tanımlanan toplam 10 bin 765 çiçek var. Bir başka deyişle Türkiye’de yetişen üç bitkiden biri endemik.

Yemyeşil doğasıyla ünlü İngiltere İstanbul’dan 50 kat daha büyük bir yüzölçümüne sahip olmasına rağmen İstanbul’un bitki sayısı İngiltere’ninkinden fazla. İngiltere’de 1850, İstanbul’da 2450 tür bitki var. Bütün Avrupa Birliği ülkelerindeki doğal ormanların oranı yüzde 1 iken, Türkiye’de yüzde 93.

İKİ CİLTTE 1668 ÇİÇEK

Araştırmacı Erdoğan Tekin’inTürkiye’nin En Güzel Yaban Çiçekleri kitabının ikinci cildi yine İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı. Bu kitaplar araştırmacının Şemdinli’den Uludağ’a, Toroslar’dan Akseki’nin yaylalarına, Trabzon’dan İstanbul’a kadar dağ-tepe dolaşarak 25 yılda çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Danışmanlığını Prof. Dr. Tuna Ekim’in yaptığı Türkçe-İngilizce olarak hazırlanan ikinci ciltte 658 yaban çiçeği yer alıyor. Kısa süre içinde 5 bin civarında satan kitabın ilk cildi Council on Botanical and Horticultural Libraries’ın yılın kitabı ödülüne de aday oldu. Her iki ciltte toplam 1668 yaban çiçeği bulunuyor. Bu anıtsal çalışmada Erdoğan Tekin’e, her biri kendi alanının uzmanı olan 18 botanikçi ve bitki sevdalısı fotoğraflarıyla katkıda bulundu.

MARMARA’DA AÇANLAR

Tarla inekbuğdayı, pamukdikeni, Lidya tüylüotu, gecikmeli karahindibağ, süpürgeçiçeği, büyük ebegümeci, misk soğanı, kar çiçeği, fesçitarağı, çobançantası, tüylü boruçiçeği, acı düğlek, tüysüz topuz, kardelen, kumzambağı, çobankaldıran, ipekotumsu kantoran, boynuzotu, yapışkan andızotu, güzelnane, ballıbaba, Kıbrıs acıçiğdemi, köygöçüren, Girit devedikeni, Türkiye melisası, gösterişli çiğdem, gölkarabaşı, Acem yavşanotu, farekulağı

Türk melisası (calamintha nepeta): Ballıbabagillerden çiçekleri iki dudaklı, çok yıllık bir otsu bitki. 20 santimden 75 santime kadar uzayabiliyor. Ormanlarda, otlak ve nehir göl kıyılarında 2000 metreye kadar görülebiliyor. Bursa-Bolu arasında, Mersin-Adana ve Kars-Ağrı arasında görülebiliyor.

KARADENİZ’DE AÇANLAR

Tarla inekbuğdayı, pamukdikeni, gecikmeli karahindibağ, yapışkan adaçayı, büyük ebegümeci, köygöçüren, gölkarabaşı, Acem yavşanotu, farekulağı, ipekotumsu kantoran, boyynuzotu, yapışkan andızotu, safran çiğdemi, güzelnane, ballıbaba, fesçitarağı, hatmi çiçeği, çobançantassı, misk soğanı.

Yapışkan adaçayı (salvia glutinosa): Ballıbabagillerden çiçeği iki dudaklı çok yıllık bir otsu bitki. 1 metre boya kadar uzayabiliyor. Orman ve makilik çalılık alanlarda, 780-2360 metre arasında yetişiyor. Mersin ile bütün Karadeniz sahili boyunca görülebiliyor.

ORTA ANADOLU’DA AÇANLAR

Pamuk dikeni, tarla inekbuğdayı, Lidya tüylüotu, gecikmeli karahindibağ, büyük ebegümeci, fesçitarağı, hatmi çiçeği, çobançantası, tüysüztopuz, boynuzotu, ballıbaba, köygöçüren, Acem yavşanotu, farekulağı.

Tüysüz Topuz (echinops ritro): Papatyagillerden 5 taç yapraklı çok yıllık otsu bitki. En fazla 40 santim uzuyor. Tarla, nehir ve göl kıyıları ile taşlık alanlarda, 2000 metreye kadar yetişebiliyor. Ortaanadolu’nun yanısıra Batı Karadeniz ve Akdeniz’de de görülüyor.

EGE’DE AÇANLAR

Pamuk dikeni, Lidya tüylüotu, gecikmeli karahindibağ, süpürge çiçeği, büyük ebegümeci, zakkum, alaca çiğdem, köygöçüren, Girit devedikeni, Acem yavşanotu, farekulağı, ipekotumsu kantoran, boynuzotu, yapışkan andızotu, güzçiğdemi, güzelnane, ballıbaba, fesçitarağı, hatmiçiçeği, çobançantası, tüylü boru çiçeği, acıdülek, tüysüz topuz, Doğu zerrini, kumzambağı, gözenek, Fethiye çiğdemi, misk soğanı

Zakkum (Nerium oleander): Zakkumgillerden 5 taç yapraklı, çok yıllık bir otsu bitki. 6 metre boya ulaşabiliyor. Sulak alanlarda ve bataklıklarda deniz seviyesinden 800 metrede yetişiyor. Çanakkale’den Mersin’e kadar bütün kıyı şeridinde kolayca bulunur.

DOĞU ANADOLU’DA AÇANLAR

Güzçiğdemi, pamukdikeni, gecikmeli karahindibağ, büyük ebegümeci, kuzukulağı, fesçitarağı, çobançantası, boynuzotu.

Kuzukulağı (allium akaka): Zambakgillerden 6 taç yapraklı çok yıllık otsu bitki. Kayalık, taşlı, çakıllı, kurak yamaçlarda 1650-3400 metre yükseklikte yetişir. Doğu Anadolu’nun yanısıra Hatay’da da rastlayabilirsiniz.

AKDENİZ’DE AÇANLAR

Vavah çiğdemi, süpürge çiçeği, büyük ebegümeci, gecikmeli karahindibağ, pamuk dikeni, zakkum, sabunotu, Adana güzçiğdemi, acıçiğdemi, Kıbrıs acıçiğdemi, alaca çiğdem, gösterişli çiğdem, köygöçüren, Girit devedikeni, Türkiye melisası, Acem yavşanotu, Farekulağı, ipekotumsu kantaron, boynuzotu, morçiğdem, gözenekli Antalya çiğdemi, güz nergisi, yapışkan andızotu, buhurumeryem, güz çiğdemi, ballıbaba, fesçitarağı, hatmiçiçeği, çobançantası, tüylü boru çiçeği, acı düğlek, tüysüz topuz, kardelen, doğu nergisi, kumzambağı, adasoğanı, çobankaldıran, misk soğanı, kar çiçeği, ceyhan sucuğu

Adasoğanı (urginea maritima): Zambakgillerden 6 taç yapraklı çok yıllık otsu bitki. 1-1.5 metre boya ulaşıyor. Nehir göl kıyıları ve kıyı kumullarında, 0-300 metrede yetişiyor. Antalya havzası hariç bütün Akdeniz sahilinde görülebiliyor.

Balı vişne tadında SÜPÜRGE ÇİÇEĞİ

Kasım ayında fundalıklar arasında geziniyorsunuz. Burnunuza hoş bir koku, kulağınıza ise arı vızıltıları gelirse hemen sağa sola bakınma başlayın. Civarda alçak boylu, çalı görünüşünde çiçekli bir bitki görmeniz lazım. Hala bulamadınız mı? İyice bakın arılar varsa mutlaka oda oralarda bir yerde olmalı. İnce yeşil yaprakları olacak. Küçük çana benzeyen çiçekleri var, beyaz ya da pembe-mor karışımı. Süpürge çiçeği yılın diğer zamanlarında uzun yapraklarını yere doğru salmış, ölü gibi duran tuhaf bir bitki. Ama ağustos ayının 20’si geçilince, birden bire ayağa kalkıyor, yeşil yapraklarının arasından uzun, sarı dallar yükseliyor. Dallarından çalı süpürgesi yapıldığı için, ona süpürgeotu denmiş. Aslında polence çok zengin bir nektar kaynağı. Bu yüzden arıların çok sevdiği bir bitki. Hafif acımtırak ve kendine has kokusu olan balı çok kıymetli. Çünkü arıların süpürgeotundan topladığı öz, bala vişne suyu tadı veriyor. Yılın 11 ayı yeşil olan bu bitki suyu, güneşi ve çürümüş gübre ile karışık toprağı sever. Anadolu’da kaynatılıp suyu idrar söktürmekte kullanıyor.

Erica manipuliflora: Çalımsı funda, sonbahar fundası da deniler süpürge çiçeği eylül, ekim ve kasım aylarında çiçek veriyor ve Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde rastlanıyor. Deniz seviyesinden 1530 mere yüksekliğe kadar karşılaşılabilen süpürge otu 4 metre boy uzunluğuna erişebiliyor. Ormanlık, kayalık ve çalılık alanlarda yetişiyor.

Zehri sarhoş ediyor TÜYLÜ BORU ÇİÇEĞİ

Yol kenarlarında, viranelik ve çöplüklerde bile yetişen tüylü boruçiçeği bütün Türkiye’de yaygın. Zehirli olduğu için tohumlarının sarhoş edici özelliği olduğu söylenir. Tüylü adının sebebi kıllı yaprakları. Mayıstan ekime kadar açan çiçekleri beyaz, sarkık ve üzeri dikenli. Tohumları ise böbrek biçiminde, esmer renkli ve 5 milim çapında. Asıl vatanı Orta Amerika ama Akdeniz bölgesine yaygın olarak rastlanır. Tüylü boru çiçeğine Batı (İzmir) ve Güney Anadolu’da (Dörtyol, İskenderun, Karataş), dağlık bölgelerde, nehir ve göl kenarları ile kıyı kumullarında rastlayabilirsiniz.

Datura Innoxia:
5 taç yapraklı çok yıllık otsu bir bitki. Deniz seviyesinden 600 metreye kadar görülebiliyor. Marmara, Akdeniz ve Doğu Anadolu’da eylül, ekim ve kasımda çiçekleniyor. Boyu 25 santim. Çalılık ve kayalık araziyi seviyor.

Barış Manço’nun çiçeği HATMİ

Birçok kişi hatmiyi nane ve limonla kaynatılan şifalı bir bitki olarak tanır, ki doğru. Barış Manço’nun da ünlü şarkısına konu olan hatmi aslında bir Avrupa ve Batı Asya bitkisi. Anadolu’da da görülüyor. Beyaz, pembe, eflatun ve kırmızı renklerde, 6-7 santimlik çanlar şeklinde çiçekleri var. Şu sıralar tam çiçek açma zamanı. Şansın da yardımıyla biraz arasanız komşunuzun bahçesinde ya da yol kenarında mutlaka bir beyaz hatmi bulursunuz. Güneşli yerleri sever. Faydaları saymakla bitmez: Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri giderici etkiye sahip. Kökleri idrar söktürücü. Miğde, bağırsak, ağız ve boğaz ülserlerinde, öksürükten ileri gelen solunum yolu tahrişlerinde yara iyileştirici. Ayrıca müshil özelliği de var. Kökler sonbaharın sonunda kuru bir havada topraktan çıkarılmalı, havadar bir yerde ve gölgede kurutulmalı. Aksi takdirde küf kokar, deniyor.

Hatmiden başka bir de gül hatmi var. Bulunduğu yerde ilkbaharda çıkar, yazın 1-1.5 metreye kadar boylanır, kışın yok olur gider, fakat ilkbaharda yeniden filizlenir. Bazıları bahçelerine gül hatmi dikiyor. Yeteri kadar sulanırsa 2 metreye kadar boylanan gül hatmi, ilkbahardan yaz sonuna kadar sizi çiçeksiz bırakmaz.

Alcea pallida: Ebegümecigillerden, 5 taç yapraklı ve 3 metreye kadar uzayabiliyor. Karadeniz, Ege, Orta Anadolu ve Doğu Anadolu’da yetişiyor. 300-1500 metre yüksekliklerde görünüyor. 30 santimden 2 metreye kadar varabilen çok yıllık otsu bir bitki. Dağlık alanlarda nehir ve göl kıyılarında yetişiyor.

Suya değdi mi köpürüyor SABUNOTU

Safra taşınız mı var? Terlemeniz mi lazım? Egzama, kuru öksürük, çıban ya da bronşitten mi musdaripsiniz? O zaman sizin ilacınız sabonotu ve şimdi tam çiçeklenme zamanı. Ege ve Akdeniz’de de rastlayabilirsiniz ama aslen bir Avrupa bitkisi olan sabunotu, en çok Karadeniz ormanlarında görülüyor çünkü nemli ortam hastası. Tabanda mor-kırmızı, üst tarafta yeşil bir gövdesi olması lazım. Yaprakları karşılıklı, sivri uçlu ve soluk yeşil. Hala bulamadınız mı? Çiçekleri meyve kokulu pembe ya da beyaz. Bulduysanız şimdi onu suda çalkalayın. Eğer su köpürmezse yanlış otu kopardınız. Çünkü sabunotunun içinde bulunan saponin maddesi suyla temas ettiğinde köpürme yapıyor. Çiçeğin adı da buradan geliyor. Bu arada önemli bir de uyarımız olacak: Bu kadar tedavide kullanılmasına rağmen son zamanlarda yapılan araştırmalar sabunotu köklerinin zehirli olduğunu ortaya koydu. Bunun için dahilen kullanılmaması, hele de hamilelelerin yanına hiç yanaşmaması gerektiği uyarıları yapılıyor.

Sponria kotschyi: Karanfilgillerden çok yıllık otsu bir bitki. Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de 850 metreyle 1400 metre yüksekliklerde rastlanıyor. Kayalık ve taşlı yamaçlarda yetişiyor. Çiçeklendiği eylül-ekim aylarında 25-30 santim boya ulaşıyor.

KUMZAMBAĞI Sudan gelip suya gidiyor

Kumzambağının hikayesi size Hz. Musa’nınkini hatırlatabilir: Çünkü tohumlarını yanında yetiştiği su ya da ırmağa bırakarak çoğalıyor. Su geçirmeyen ve suda batmayan, uzun bir deniz yolculuğundan sonra bile yeşerme özelliğini kaybetmeyecek kadar dayanıklı tohumları var. Bu yüzden Atlantik kıyılarından Akdenize kadar yayılmış durumda. Ona İstanbul kumullarının cefakar çiçeği diyorlar. Son zamanlarda sahillerimizdeki yanlış yapılaşmalardan ciddi anlamda zarar görüyor. Soğanlı olduğu için nakli kolay. Bu çiçeklerden kumul bahçeleri yapanlar bile var. Parfüm ve kimya endüstrisinde çokça kullanılan bu zambak türü kumlu alanların çölleşmesini engellemek konusunda önemli bir role sahip. Hatta Mısır’da bu çiçeğin çöllerin yeşillendirilmesini sağlamak amacıyla kullanılmasını öngören bir proje geliştirildi.

Pancratium maritimum: Nergisgillerden 6 taç yapraklı çok yıllık otsu bitki. Nehir, göl kıyıları ile kıyı kumullarında, deniz seviyesinden en fazla 5 metre yüksekliğe kadar yetişiyor. Eylül ve ekim aylarında Marmara, Karadeniz ve Akdeniz’de 12-35 santim boya ulaşıp çiçekleniyor.