Kabak

Nefis yaz sebzelerinden biri olan Kabağı veren, Kabakgillerin örnek bitkisidir. Anayurdunun Kuzey Amerika olduğu sanılmakta ve Amerikan İngilizcesindeki kabak sözcüğünün Kızılderililerin dilinden alındığı savunulmaktadır. Ülkemizin hemen her yerinde yetiştirilen otsu kabak bitkisinin, boyu birkaç metre uzayabilen köşe kesitli sürüngen bir gövdesi vardır. Bu gövdenin üzerinde, diken gibi sert tüyler ile bitkinin tutunmasına yarayan sülükleri bulunur. Bitkinin yaprakları iri, kaba ve diken gibi tüylerle kaplıdır. Tekevcikli sarı renkli çiçeklerinde, çanak ve taç yapraklarının dibi bitişiktir.

Bitkinin kabak adı verilen meyvesi etli ve suludur. İçinde kabak çekirdeği denilen tohumları yer alır. Taze sebze olarak çeşitli sadeyağlı, zeytinyağlı ve etli yemekleri yapılan bu meyvenin iyice olgunlaşmış olan tohumları çıkarılıp kavrularak çerez olarak tüketilir. Ayrıca bazı yörelerde kabağın erkek çiçekleri toplanıp dolma yapımında asma yaprağı gibi kullanılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze kabağın içerdiği besin değerleri şunlardır: 14 kalori; 0,5 gr. protein; 3,1 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 gr. yağ; 0,6 gr. lif; 25 mgr. fosfor; 25 mgr. kalsiyum; 0,4 mgr. demir; l mgr. sodyum; 141 mgr. potasyum; 390 IU A vitamini: 0,05 mgr. B1 vitamini; 0,08 mgr. B2 vitamini; 0,8 mgr. B3 vitamini ve 10 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Kolay sindirilebilen bir sebze olduğu için hasta ve yaşlı kişilerin diyetinde sıkça yer alan kabağın yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;

o Özellikle başta akciğer kanseri olmak üzere, bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltan etkileri vardır: Elimizdeki çok inanılır kaynaklara göre kabak, yemek borusu, mide, mesane (idrar torbası), gırtlak ve prostat kanserlerine yakalanma rizikosunu en aza indirgemektedir. Bu etkisinden yararlanmak için kabağın günlük diyetimize katılması ve bolca yenmesi yeterli olur.

o Kabağın olgun ve taze çekirdekleri, aynen tatlı kabaklarınınki gibi hiçbir zehirli madde içermedikleri halde bedendeki tenya ve diğer kurtları düşürücü etkiler taşımaktadır: Bunun için kabuğu soyulmuş ama kavrulmamış çekirdeklerinden yetişkinlere günde 50-100 gr., çocuklara 30-40 gr. aç karnına yedirilir.

Alınmasını kolaylaştırmak için bu çekirdekler kabukları soyularak havanda dövülür. Bal ya da şekerle karıştırılıp macun haline getirilir. Bağırsak asalaklarını atabilmek üzere kişiye, çekirdekleri yedirdikten bir saat sonra müshil içirilir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Kabak bitkisi tohumlarıyla (kavrulmamış çekirdekleriyle) çoğaltılır. Bunun için iki yöntem kullanılır. Zamandan kazanmak üzere, ilkbaharda ya tohumları sıcak yastıklara veya orta boy saksılara ekilip elde edilen fideler don tehlikesi ortadan kalktıktan sonra bahçemizde hazırlanmış asıl yerlerine şaşırtılır. Ya da toprak ve hava koşulları izin verir vermez gene ilkbaharda tohumları bahçedeki yerine doğrudan doğruya ekilirler. Kabak fidelerinin ya da çekirdeklerinin bahçemizdeki sıra aralıkları 60 cm. ve çekirdeklerin toprakta dikilme derinliği 3-5 cm'dir. Bu çekirdekler ekildikten sonra üzerleri bastırılıp can suyu verilir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Kabak, ılık ve sıcak iklimlerin bitkisidir. Soğuklardan korkar. Sıcaklık -2, -3 derecelere düştüğünde donar ve ölür. Kabak tohumlarının normal çimlenme gösterebilmesi için toprak sıcaklığı 10-12 derece olmalıdır. Kabak bitkisi yazın çok sıcak ve kurak hava koşullarından da hoşlanmaz. İlkbahar ekiminde tohumları geciktirilmeden yerlerine ekilmeli, hasat dönemi çok sıcaklara bırakılmamalıdır. Sonbahar ekimi ise, ağustos içinde ya da eylül başında yapılmalıdır.

Toprak isteği: Kabak bitkisi, çok aşırı nitelikleri içermediği sürece birçok toprak tipinde yetiştirilebilir. Ancak, bitkiye en uygunu derin, geçirgen, su tutma yeteneği yerinde, humuslu ve organik madde yönünden zengin topraklardır.

Toprak işleme: Kabak bitkilerinin bahçeye ekiminden sonra, 3-4 yapraklı olduklarında yabani ot mücadelesi ve toprağın kabartılması amacıyla ilk çapalaması yapılır. Bundan 3 hafta sonra ikinci çapalama, gerekiyorsa aynı aralıklarla üçüncü ve dördüncü çapalamalar yapılır.

Sulama: Kabak bitkilerine, ilk meyveleri görülünceye kadar su verilmesinden kaçınılır. Bu dönemde havalar çok kuraksa aşırıya kaçmamak koşuluyla 1-2 kez sulama yapılır. Bitkilerde meyve görüldükten sonra, sulama düzenli ve yeterli olarak yapılmalıdır. 2-4 gün arayla bitkiye su verilmesi, ürün verimini artırır.

Bitkinin yaprakları sabah ve akşamları porsuyup sarkıyorsa bitkinin suya gereksindiği anlaşılır. Aslında bu duruma meydan verilmeden sulama aralıksız sürdürülmelidir. Son olarak şunu da ekleyelim, kabak bitkileri sulanırken yapraklarına kesenkes su sıçratılmamalıdır.

Gübreleme: Kabak bitkisi gübreyi çok sever. Çünkü, gelişme ve ürün verme dönemlerinde topraktan çok miktarda besin kaldırmaktadır. Bu nedenle kabak bitkisine iyi yanmış çiftlik gübresiyle azot, potas ve fosfatlı kompoze fenni gübre verilir.

Hasat (Derim): Kabak, tohumları bahçeye ekildikten ortalama 10-14 hafta sonra hasat edilir. Normal büyüklüğüne erişen kabak meyveleri, keskin bir bıçak kullanılarak kesilir. Bitkinin gövdesine zarar vermemek için meyveler zorlanarak elle koparılmamalıdır.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Kabak bitkisinin iyi gelişmesi, bol ve iyi nitelikli ürün vermesi için üzerlerinde hastalık ve zararlıları görülünce uzmanların direktiflerine göre uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak bunlarla zamanında, aksaksız ve yeterli mücadele sürdürülmelidir.
Anatomi Aromaterapi Besinler ve Özellikleri Estetik ve Bakım Genel Hastalıklar Şifalı Bitkiler İletişim Anasayfa