HACİVAT İLE KARAGÖZ FİLLERİ ÇALIŞIRKEN

HACİVAT: Ooo, Karagözüm! Bak, ben “Fiiller”i öğrendim, sen biliyor musun?

KARAGÖZ: Tabi bilirim filleri, çok büyük hayvanlardır.

HACİVAT: Karagöz’üm filler değil yahu, fiiller. Gel de seni biraz imtihan edeyim.

KARAGÖZ: Hımm! O zaman benimle iftihar et bakalım.

HACİVAT: Yok iki gözüm, imtihan, imtihan…

KARAGÖZ: Anlamıyormuşum gibi davranma bana, haydi imtihan et bakalım.

HACİVAT: Karagöz’üm, fiil nedir?

KARAGÖZ: Bunu bilmeyecek ne var yahu; bir işi, kılışı, oluşu, durumu bir kip ve kişiye bağlı olarak anlatan sözcüklere fiil denir.

HACİVAT: Zaten bu soru kolaydı. Şimdi söyle bakalım…

KARAGÖZ: Fiillere kip ve kişi eki gelirse çekimli fiil olur Hacıcavcav…

HACİVAT: Peki, bu soruyu cevapla da görelim. “Neyi? Kimi?” sorusuna cevap veren fiiller hangileridir?

KARAGÖZ: “Tabi ki durum fiili” dersem şaka olur, cevabım, kılış fiilleridir.

HACİVAT: Diğer fiil türlerini de söyle o zaman Karagöz’üm.

KARAGÖZ: Yahu Hacı Cavcav, hep ben cevaplıyorum, bunun cevabını da sen ver.

HACİVAT: Anladım, sen bu sorunun cevabını bilmiyorsun.

KARAGÖZ: Hiç olur mu öyle şey? Tabi ki biliyorum. Kılış fiilleri, durum fiilleri, oluş fiilleridir.

HACİVAT: Oooo! Şimdi seninle iftihar edebilirim iki gözüm.

KARAGÖZ: Ne çok imtihan yahu, bitmedi mi daha?..