Reformtürk 10 Yıldır Sizlerle
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    SPONSOR REKLAM ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,554
    Blog Girişleri
    6
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Probleme dayalı öğrenme

    ÖĞRETİM YÖNTEM-TEKNİKLERİ VE ÖRNEK UYGULAMALAR,
    PROBLEME DAYALI ÖĞRENME


    GİRİŞ


    Gerek öğretim programını hazırlama ve geliştirmede, gerekse öğretimi planlayıp uygulama ve değerlendirmede, insanın gelişim özelliklerini ve insanda öğrenmenin nasıl oluştuğunu anlamak yaşamsal bir önem taşımaktadır. Çünkü, insanın gelişim ve öğrenme özelliklerine, bir başka deyişle, bireyin doğasına aykırı bir öğretimi gerçekleştirmek olanaklı değildir. O halde, öğretim süreçlerinin etkili bir biçimde sürdürülebilmesi için öğrenmenin niteliğinin ve öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinin bilinmesi zorunluluğu vardır. Öğrenmenin ne olduğu ve nasıl gerçekleştiği, eğitimbilimcilerin yüzyıllardır ilgi duyduğu ve açıklamaya çalıştığı bir konu olagelmiştir. Bununla birlikte, öğrenmenin nasıl gerçekleştiğine ilişkin ilk bilimsel ve deneysel çalışmalar 20. yüzyılın başlarında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar sonunda, öğrenmenin nasıl oluştuğu konusunda çeşitli öğrenme kuramları geliştirilmiştir. Farklı felsefi görüşlerden hareket edilerek geliştirildiğinden çok sayıda öğrenme kuramından söz etmek olanaklıdır. Bu değişikliklerinden biri de davranışçı kuramdan yapılandırmacı kurama doğru bir yönelmedir.
    Öğrenme kuramlarından en eski ve en çok bilineni kuşkusuz davranışçılıktır. Pavlov ve Skinner’in hayvanlar üzerinde yaptıkları koşullu refleks deneyleri, öğrenmenin uyarıcıya gösterilen tepkiden kaynaklandığını ortaya koymuştur.
    Davranışçı kurama göre öğrenme, deneyimler sonucu ortaya çıkan, gözlenebilir, kalıcı, davranış değişmeleridir (Eggen ve Kauchak, 1997, s.197). Davranışçı kuram, öğrenmeyi uyarıcı ile davranış arasında bağ kurma işi olarak açıklamakta ve doğrudan gözlenebilen nitelikteki davranışlara öğrenme adını vermektedir. Bu bağlamda, davranışçı kuram, daha çok davranışlar, davranışlarda meydana gelen değişmeler ve bu değişikliğe neden olan uyarıcılarla ilgilenmektedir (Bigge ve Shermis, 2004, s.11; Erden ve Akman, 2001, s.129-130). Davranışçı kurama göre gerçek, öğrencilerden bağımsız bir biçimde var olmakta, bilgi duyular aracılığıyla kazanılmaktadır. Öğrenme işlevleri, bir dağıtım panosunda olduğu gibi
    gerçeğin evrensel özellikleri diğerine aktarıldığında ortaya çıkmaktadır. Bilgi, uyaranla tepki arasındaki bağın bir pekiştireç aracılığıyla güçlendiği zaman edinilmektedir (Taş, 2004, s.2).
    Öğretmenin “bilgiyi aktaran”, öğrencinin “bilgiyi alan” kişi olarak algılandığı için geleneksel olarak adlandırılan davranışçılık oldukça eleştirilmektedir.
    Yapılandırmacı eğitim ortamları, bireylerin çevreleriyle daha fazla etkileşimde bulunmalarına, dolayısıyla zengin öğrenme yaşantıları geçirmelerine olanak sağlayacak bir biçimde düzenlenir. Bu tür eğitsel ortamlar sayesinde bireyler, zihinlerinde daha önce yapılandırdıkları bilgilerin doğruluğunu sınama, yanlışlarını düzeltme ve hatta önceki bilgilerinden vazgeçerek yerine yenilerini koyma fırsatı elde ederler. Yapılandırmacı eğitimin uygulandığı eğitim ortamlarında, genelde öğrencilerin öğrenme sürecinde daha fazla sorumluluk almalarına ve etkin olmalarına olanak sağlayan probleme dayalı öğrenme, işbirliğine dayalı öğrenme gibi öğrenme yaklaşımlarından yararlanılmaktadır (Yaşar, 1998, s.70). Yine proje tabanlı öğrenme, sorgulamaya dayalı öğrenme ve örnek olaylar yapılandırmacılığın öğretim uygulamaları olarak kabul edilmektedir.Biz burada probleme dayalı öğrenme ile proje tabanlı öğrenmeden bahsedeğiz.

    1. PROBLEME DAYALI ÖĞRENME


    Günümüz bilgi toplumlarında öğrencilerden yalnızca bilgi edinmeleri değil aynı zamanda edinilen bu bilgileri karmaşık problemlerin çözümünde kullanmaları beklenmektedir (Dochy ve diğerleri, 2003,s.533). Bu nedenle, öğrencilere bilginin kaynağı ve bu bilgileri nasıl elde edecekleri, bunları nasıl değerlendirecekleri ve problem çözmek için bu bilgileri nasıl kullanacakları da öğretilmelidir (Yaman ve Yalçın, 2005, s.42). Bu bağlamda, probleme dayalı öğrenme, bu niteliklerin bireylere kazandırılmasında önemli bir rol üstlenmektedir.


    1.1. Probleme Dayalı Öğrenme Nedir?

    Problem çözme, arzu edilen bir duruma ulaşmayı engelleyen bir soruna çözüm bulmadır (Glover, Ronning ve Brunning, 1990, s. 150). Probleme dayalı öğrenme, deneyimler yoluyla öğrenmenin önemini vurgulayan John Dewey’in çalışmalarına dayanmaktadır. Probleme dayalı öğrenme, anlamlı öğrenmeyi sağlamada öğrenci katılımını vurgulayan sosyo-kültürel öğrenme kuramıdır. Sosyo-kültürel öğrenme kuramı, öğrenmede öğrencinin etkin katılımı ve sosyal etkileşimini vurgulayan yapılandırmacılığın temel
    biçimlerinden biridir (Jacobsen, Eggen ve Kauchak, 2002, s.207).
    Problem çözme çalışmalarının en önemli amaçlarından biri, bireyin problemleri nasıl anlayacağına yönelik bir kavrayış geliştirmektir (Glover, Ronning ve Brunning, 1990, s.158). Probleme dayalı öğrenme, bir problem durumu ile bu problemle karşı karşıya kalan birey arasındaki etkileşimi açıklayan bir problem çözme yaklaşımının geliştirilmesini amaçlar (Kahney, 1993, s.15). Bunun yanında probleme dayalı öğrenmenin birbiriyle ilişkili üç temel amacından söz edilmektedir. Birincisi, öğrencinin bir problemi ya da bir soruyu sistemli bir biçimde araştırma yeteneğini geliştirmektir. Öğrencilerin yapılandırılmış probleme dayalı öğrenme etkinliklerine katılarak, benzer problemlere sistemli bir biçimde nasıl


    yaklaşacaklarını öğrenmelerini sağlamaktadır. İkincisi, öğrencinin kendi öğrenmesini yönlendirme becerisini geliştirmektir. Üçüncüsü ise öğrencilerin kendi öğrenmesi için sorumluluk alarak öğrenmelerini düzenleme ve kontrol etmelerini sağlamaktır (Jacobsen, Eggen ve Kauchak, 2002, s.207). Buradan,probleme dayalı öğrenmenin temel amacının, bilgi edinmek için öğrenmekten daha çok yetenek için öğrenme olduğu söylenebilir (Ngeow ve Kong, 2001).
    Probleme dayalı öğrenme, ilginç olduğu kadar, öğrencilerin bilgiye ulaşmalarını, bilgiyi etkin bir şekilde kullanmalarını ve etkinliği tamamlamak için becerilerini kullanmalarını sağlayan bir yaklaşımdır (Delisle, 1997, s.9). Öğrencilerin öğrenmeyi öğrenmelerini sağlayan probleme dayalı öğrenmede, öğrenciler, gerçek yaşam problemlerine çözüm aramak için işbirliğine dayalı gruplar içerisinde çalışır. Öğrenciler sürekli olarak okudukları ile edinmek istedikleri bilgiler arasında ilişki kurarak eleştirel düşünme becerilerini geliştirirler. Sunulan bilgiyi analiz ederler (Ngeow ve Kong, 2001).


    1.2. Probleme Dayalı Öğrenmenin Özellikleri Nelerdir?


    Probleme dayalı öğrenme disiplinlerarası bir yaklaşımı gerektirir. Çünkü, probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin okuyup yazma, araştırma ve analiz etme, düşünme ve hesaplama yapmalarını; dolayısıyla, birkaç disiplinden yararlanmalarını gerekli kılar (Delisle, 1997, s.10).Probleme dayalı öğrenmede öğrenciler sürekli olarak yeni yolları denemeye ve keşfetmeye teşvik edilir.Bu amaçları kolaylaştırmak için öğretmen ve öğrencilerin gereksinim duyduğu uygun ve ulaşılabilir eğitim araç ve desteği sağlanmalıdır (Ngeow ve Kong, 2001).
    Probleme dayalı öğrenme, işbirliğine dayalı öğrenmeyi geliştirir. Öğrenciler, probleme dayalı öğrenmeyi kullanarak, problemi takım çalışmasıyla çözerek ve birbirlerinden öğrenerek takım çalışması becerilerini geliştirirler. Her takımdaki öğrenci problemin farklı bir boyutu üzerinde çalışabilir. Ayrıca, öğrenciler, kendi takımlarında görevler alma ya da diğer öğrencilere yardım etme yoluyla liderlik becerilerini geliştirirler (Delisle, 1997, s.12).


    1.3. Probleme Dayalı Öğrenmenin Yararları Nelerdir?


    Probleme dayalı öğrenme doğru uygulandığı sürece etkili öğrenmenin kontrollü bir biçimde gerçekleşebileceği en uygun öğrenme yaklaşımlarından biridir. Probleme dayalı öğrenme yaklaşımında öğrenme süreçleri, öğrencilerin birbirlerinden ve öğretmenden aldıkları geribildirim ve açıklamalara dayanarak sürekli gözden geçirilir. Bu süreçler içerisinde probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin problem çözme,mögüdülenme, kendi kendine öğrenme, bağımsız öğrenme, düşünme becerileri edinme, grup çalışması yeteneği kazanma, iletişim sağlama, bilgiyi edinme ve değerlendirme ve bilgisayar ile ilgili beceri ve tutumların gelişmesine büyük katkılar sağlamaktadır (Akpınar ve Ergin, 2005, s.4; Bağcı, 2003).
    Probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin eleştirel düşünme, yaratıcılık ve bağımsızlıklarını geliştirmele-
    rini ve öğrenme sorumluluğunu kendi üzerlerine almalarını sağlayan öğrenci merkezli yöntemleri içerir. Probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin önemli konularda uzmanlaşmalarını sağlarken, onların problem çözme ve düşünme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Ayrıca, probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin, yaşam ile ilgili problemlerin çözümü için gereksinim duydukları bilgileri elde etmeleri, problemi çözmeleri ve bir sonuca ulaşmalarını sağlayarak sınıflarda etkin rol üstlenmelerini sağlar (Delisle, 1997, ss.5-6).


    1.4. Probleme Dayalı Öğrenmenin Aşamaları Nelerdir?

    Probleme dayalı öğrenmede, öğrenme, öğrencilerin problemi inceleyerek keşfetmesi, araştırması, olası çözümleri analiz etmesi ve ortaya bir ürün koyması şeklinde olur (Delisle, 1997, s.9). Probleme dayalı öğrenme, yapılandırılmamış açık uçlu bir problemle başlar. Açık uçlu problemler, probleme dayalı öğrenmenin temelidir. Problem ya da karışıklık, genellikle bir durumu tanımlayan, açık uçlu, yapılandırılmamış gerçek yaşam senaryoları yoluyla sunulur. Bu senaryolar, öğrencileri esnek, dinamik ve değişen kapsamlı bir araştırmaya zorlar. Başlangıçta ortaya çıkan karmaşada öğrenciler yaşamla ilgili gerçek bir
    konuya karar vermek için araştırma ve tartışma yoluyla çoklu zekalarını kullanırlar. Daha sonra problemi tanımlar, bilgi toplar, sorular ve hipotezler üretir, gereksinim duyulan bilgileri tahmin eder, problemi yeniden ifade eder ve sonunda alternatifler üretir. Probleme dayalı öğrenme senaryolarında, problem ve öğrenciler araştırmanın akış yönünü belirler (Fogarty, 1997, s.2-3). Bu bağlamda probleme dayalı öğrenmenin aşamalarını şöyle sıralamak olanaklıdır (Delisle, 1997, s.3-4):
    • Öğrencilerin herhangi bir hazırlığı olmadan problem durumunun öğrenme ortamına getirilmesi,
    • Problem durumunun sunumu
    • Öğrencilerin problemin nedenlerine ilişkin bilgilerini ortaya koymaları
    • Çalışma sürecinde öğrenme gereksinimi olan alanların belirlenmesi ve bireysel çalışmalarda rehber olarak kullanılması
    • Çalışmanın gerektirdiği bilgi ve becerilerin öğrenmenin etkililiğini artırmak amacıyla probleme uygulanması
    Probleme ilişkin öğrenmeler ve bireyselleştirilmiş çalışmaların özetlenmesi ve öğrencilerin bilgi ve becerilerine uygulanması.


    1.5. Probleme Dayalı Öğrenmede Öğretmen ve Öğrenci Rolleri Nelerdir?


    Probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin etkin öğrenme stratejileri üstlenmelerini ve kendi öğrenmelerini yönlendirmelerini benimsemelerini, sınıflarda işbirlikli gruplarda çalışma ve araştırma yapma gibi yeni roller üstlenmelerini gerektirir (Ngeow ve Kong, 2001). Probleme dayalı öğrenmede, öğrenme öğrencilerin problemi inceleyerek keşfetmesi, araştırması, olası çözümleri analiz etmesi ve ortaya bir ürün koyması şeklinde olur (Delisle, 1997, s.9). Probleme dayalı öğrenmede öğrenciler problem çözmek için, problem ile ilgili gereksinim duyulan bilgileri aramalı ve edindikleri bilgileri değerlendirmelidir. Problemin ifade edilmesi, veri toplama, farklılıkları düşünme ve fikir üretme, alternatifleri değerlendirme ve probleme bir çözüm uygulamayı içeren, araştırmayı öğrenmeyi içeren etkinliklerdir. Bu bağlamda öğrenme sorumluluğunun tamamen öğrencilere ait olduğu probleme dayalı öğrenme sürecinde öğrencilerin gerçekleştirdiği etkinlikler şu biçimde özetlenebilir. Öğrenciler (Yaşar, Gültekin ve Anagün, 2005, s.582):
    • Ortaya konulan problemle baş etmeye çalışırlar.
    • Araştırma ve problem çözme sürecinde etkin rol oynarlar.
    • Arkadaşları ve öğretmenleri ile etkileşimde bulunurlar.
    Probleme ilişkin bilgi toplar ve çözüm önerileri getirirler.
    • Grup çalışmasına yönelik olarak hem kendi bireysel katkılarını hem de arkadaşlarının çalışmaya katkılarını değerlendirirler.
    • Çalışma sonunda varılan sonuçları raporlaştırırlar.
    Eğer probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin daha fazla öğrenmeleri için becerilerini geliştirmeyi amaçlıyorsa, öğretmenlerin geleneksel derslerdekinden çok farklı rollere sahip olması gerekmektedir.Öğretmenler probleme dayalı öğrenme sorularına yanıt verme süreci yoluyla öğrencilere rehberlik eder, ancak onlara problemin yanıtını sağlamaz. Öğretmen problemi tasarlar, öğrencilerin bu süreçteki performanslarına rehberlik eder ve öğrencilerin performanslarını değerlendirir. Öğretmenler probleme dayalı öğrenmenin her aşamasında farklı rollere sahiptir. İlk olarak öğretmen programdaki bir konuda, bir problem durumu geliştirir. Daha sonra öğretmen öğrencilere bu problemle uğraşları sırasında rehberlik eder. Son aşamada ise öğrenciler problemi çözdüklerinde öğrencilerin performansla-
    rını değerlendirir (Delisle, 1997, s.14-15).


  2. #2

    Üyelik tarihi
    15 Aralık 2016
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    1

    Standart

    merhaba sürtünme kuvvetinin hareketi engelleyici özelliği ile ilgili probleme dayalı öğrenme yöntemiyle konu anlatmam gerekiyor. nasıl yapabilirim

Bu Konudaki Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
eşarp yapma | öğretmen yeri | Mustafa Uyar | eşarp yapma | ılgın |
Eğitim ve Ögretim Genel