Reformtürk 11 Yıldır Sizlerle
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    SPONSOR REKLAM ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,575
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart Mevlana'nin Güzel Sözleri

    1) Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
    2) Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..
    3) Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
    4) İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
    5) Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
    6) Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
    7) Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
    8) Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
    9) Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
    10) Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
    11) Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
    12) Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
    13) Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
    14) O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına
    bakarsan yolu yitirdin.
    15) Genişlik, sabırdan doğar.
    16) Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
    17) Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
    18) Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
    19) Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
    20) Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
    21) Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
    22) Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
    23) Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
    24) Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
    25) Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip
    pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
    26) Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah’tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
    27) Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
    28) Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana,
    onu sen çağırdın.
    29) İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
    30) Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
    31) Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var
    32) Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
    33) Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.
    34) Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
    35) Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.
    36) Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?
    37) Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
    38) Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.
    39) Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.
    40) Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
    41) Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.
    42) Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
    43) Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
    44) Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.
    45) Verdiğini geri alan kişi, köpek gibi kusmuğunu yemiş olur.
    46) Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.
    47) Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.
    48) Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
    49) Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
    50) Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
    51) Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
    52) Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
    53) Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
    54) Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
    55) Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
    56) Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
    57) Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
    58) Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
    59) Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
    60) Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
    61) Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
    62) Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
    63) Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz
    naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
    64) Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar
    kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
    65) Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
    66) Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
    67) Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
    68) İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
    Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
    69) İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir. .
    70) Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.
    71) Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
    72) Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
    73) O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
    74) Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra
    75) Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
    76) Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
    77) Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
    78) İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
    79) Doğruluk, Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
    80) Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah’ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
    81) Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
    82) Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi
    havada olur.
    83) Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
    84) Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
    85) Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
    86) Dert, insana yol gösterir.
    87) İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
    88) İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
    89) Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
    90) Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
    91) Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
    92) Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
    93) Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
    94) Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.
    95) Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
    96) Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
    97) Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
    98) Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
    99) Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
    100) Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.


    • Ey gördüğü güzele takılıp kalan kişi! Onun sûretini görüyor,mânâsından, yâni, ahlâkının güzel mi, çirkin mi olduğundan gâfilbulunuyorsun. Eğer akıllı bir adam isen sedefteki inciyi bul .
    • Dünyadaki kalp sedefleri, yâni, bedenlerimizin hepsi de can denizinin feyzi ile diridir.
    • Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile üstündeki nakışlarlaoyalanıp duracaksın? Testini şeklini, nakşını bırak da içindeki suyuara.Yani, insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma daahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak.
    • Ama her sedefte inci yoktur.Gözünü aç da her birinin gönlüne, içine bak.
    • Onda ne olduğunu, bunda ne olduğunu ayırt et.Çünkü, o değersiz biçilmez inci, pek az bulunur.
    • Şekle bakarsan dağ, bir la’le göre yüzlerce defa büyüktür.
    • Görünüşte elin,ayağın, saçın, sakalın gözüne göre yüzlerce defa büyüktür.
    • Fakat, gözünün bütün uzuvlardan daha kıymetli olduğunu sen de bilirsin.
    • Gönlüne gelen tek bir düşünce yüzünden de, yüzlerce cihan bir anda baş aşağı devrilir gider.
    • Pâdişahın bedeni de, görünüşte diğer insanların bedeni gibidir.Fakatyüzlerce asker, onun arkasından koşar. Onun izinden yürür.
    • Sonra, o pâdişahın şekli, görünüşü de, bir gizli düşünce tarafından sevk ve idare edilir.
    • Şu sonsuz, sayısız halka dikkatle bak, hepsi de bir düşünceye dalmış, yeryüzünde sel gibi akıp gitmede .
    • O düşünce, halk nazarında önemsiz küçük bir şeydir. Fakat, sel gibi dünyayı sürükler götürür.
    • Görüyorsun ki, dünyada her hüner, her sanat bir düşünce ile meydana gelmede, olmadadır.
    • Evlerin, köşklerin, şehirlerin, dağların, ovaların, nehirlerin;
    • Balığın deniz yüzünden diri olduğu gibi;yeryüzünün, denizin, güneşin, göğün düşünce ile hayat bulduğunu görüyorsun da
    • Neden körleşiyorsun, aptallaşıyorsun da beden sana Süleyman gibi büyük; düşünce, karıca misali küçük görünüyor?
    • Neden gözüne dağ pek büyük de; düşünce fare biri zayıf görünüyor? Neden dağı kurt gibi görüyorsun?
    • Dünya, senin gözünde büyüyor, sana korku veriyor; buluttan, gök gürültüsünden, gökten titriyor, korkuyorsun?
    • Ey eşekten de aşağı olan kişi! Taşın nasıl bir şeyden haberi yoksasenin de düşünce dünyasından haberin bile yok. Sen düşünce dünyasındaneminsin, gâfilsin.
    • Çünkü sen bir şekilden, kalıptan ibâretsin; akıldan payın yok. Sen, insan huylu değilsin ,insan şeklinde bir eşek sıpasısın.
    • Bilgisizliğinden ötürü sen, gölge varlığı insan sanıyor,insangörüyorsun da ,bu yüzden sence insan ,bir oyuncak ,değersiz bir varlıkoluyor.
    • Düşünce ve hayâlin örtüsüz, perdesiz, kol kanat açacağı, bütün sırların meydana çıkacağı kıyâmet gününe kadar dur bekle…
    • O zaman dağların yün gibi yumuşadığını, şu soğuk ve sıcak yeryüzünün yok olduğunu görürsün.
    • Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, isterputa tapan ol yine gel,Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…
    • Ben yaşadıkça Kur’an’ın bendesiyim. Ben Hz. Muhammed’in(s.a.v.)ayağının tozuyum. Biri benden bundan başkasını naklederse;Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim..
    • Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir…
    • Güneş olmak ve altın ışıklar halinde, Ummanlara ve çöllere saçılmakisterdim. Gece esen ve suçsuzların ahına karışan, Yüz rüzgarı olmakisterdim..
    • Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap..
    • Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz..
    • Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir. Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.
    • Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini, Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.
    • Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
    • Önce farenin şerrini defet, sonra buğday biriktirmeye çalış.
    • İnsan yüzlü pek çok şeytan var, her ele el vermemek gerek.
    • Herkes herkese bir lokma bir şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir.
    • Çok insan gördüm, üzerinde elbisesi yok; çok elbise gördüm, içinde insan yok.
    • Tatlı suyun başı kalabalık olur.
    • Putların anası, nefsinizin putudur.
    • Ecel verileni almadan önce, verilmesi gereken her şeyi vermek gerekir.
    • Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar.
    • Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.
    • Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
    • Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yok. Şaşılacakolan odur ki, bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur.
    • Ne kadar bilirsen bilirsen bil söylediklerin karsındakinin anlayabildiği kadardır.
    • Doğrudan nasihat, kişiyi yaralar.
    • Hayatta muvaffak olmak için üç şey lazımdır: Dikkat, intizam, çalışma.
    • Her şeye doğru demek ahmaklıktır, fakat her şeye yanlış demek de zorbalıktır.
    • Akil, ask ve can! Bu üçü üçgendir. Her derde çare, her yaraya merhemdir.
    • Dertli adamın kararsızlıklarla, dumanlarla dolu bir evi vardır. Derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun.
    • Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
    • Düşüncen gül ise sen gül bahçesisin, diken ise dikenliksin.
    • Komşularından av kapmak aslanlara ayıptır, köpeklere değil.
    • Dünya alimin kıymetsiz oyuncağı, delinin de değerli salıncağıdır.
    • Aşksız olma ki, ölü olmayasın Aşk ile öl ki, diri kalasın…
    • Eğer dostun yoksa niçin aramıyorsun. eğer dost buldunsa niçin sevinmiyorsun.
    • Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anlayabildiği kadardır.
    • Bir kimseyi tanımak istiyorsan düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
    • Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, Onu aramamak demektir.
    • Hiç bir el, gönülden gizli bir is yapamaz.
    • Ezelî, ebedî hayata ve sonsuz sevgiye mâlik olan Allah’tan başka, ne gökyüzü ne yıldız, ne de başka bir varlık görürsün



    MEVLANADAN İŞ HAYATINA VE YAŞAMA DAİR ÖĞÜTLER

    Kaynak:Mesneviden alınmıştır
    Çeviren Şefik CAN-Ötüken YAYINLARI

    İş Hayatına Dair...

    İnsanlar duygusaldır. Ortalama zekanın üzerindeki kişileri genelde bastırma ya da kendi seviyelerine çekmeye çalışırlar.

    Hisleri ile yaşayan, duygularının esiri olan kişi, düşmanını kendi dışında arar durur. Halbuki onun en büyük baş düşmanı, onun kendi içinde olan nefsidir.


    Bu dünya dağa benzer, işlerimiz, yaptıklarımız da seslenmek gibidir. Seslerimiz güzel de olsa, çirkinde olsa ,dağa çarpar, döner yine bize gelir.


    İnsanların barışları da savaşları da birer hayalden doğmaktadır. Öğünmeleri de, utanmaları da birer hayale dayanmaktadır.

    Arzu et, iste ama ölçülü olsun. Bir saman çöpü bir dağı kaldıramaz.

    Etrafında insan yüzlü bir çok şeytan vardır. Bu sebeple her ele el vermek, bağlanmak, intisab etmek uygun değildir.

    Adam ol da, başkalarına tabi olma. Yürü kendi yolunu kendin seç. Mürşid bulmak arzusuyla şaşırıp kalma.

    Bu dünyanın dedikodusu toz gibidir. Gönül aynasını örter. Sen aklını başına al da , bir zaman susmayı huy edin.

    Bir sırrı, bir iki kişiye söyledin mi, artık o sırra veda et. İki kişiyi aşan bütün sırlar yayılır gider.

    Eğer tevekkül edeceksen, çalışarak uğraşarak tevekkül et. Ekinini ek ondan sonra Allah’a tevekkül et.

    Ey dil, sen tükenmez bir hazinesin hem de dermanı bulunmaz bir dertsin. Bu dil, çakmak demiri ile çakmak taşı gibidir. Dilden sıçrayıp çıkan söz ateşe benzer.

    Bir söz vardır. Dünyayı yıkar , harap eder ;bir söz de vardır, ölü gibi cansız duran tilkiye aslan cesareti verir.

    Eğer tamamıyla zorluklara daldınsa, daralıp kaldınsa sabret, çünkü sabır rahatlığın, genişliğin anahtarıdır.

    Herkes kendi huyundan olanlara iyilik eder, yardımda bulunur. Kötü kişide böylece iş yaptım sanır.

    Deniz ırmağın yatağına sığmaz.

    Hür adamın tanıklığını dinle, kölelerin tanıklığı para etmez.

    Cenabı Hakk buyurdu ki
    “Ben bir kuluma isteyeceği şeyi vermeyecek isem. O isteği ona vermem. O isteği onun hatırına ve gönlüne getirmem.

    “Bir işe tam sarılan kişi yanılmaz. Bir kimse bir şeyi ciddiyetle ararsa, bulur ve bir kimse bir kapıyı ısrarla çalarsa, içeriye girer.” Diye buyrulmuştur. Hadis-i Şerif

    Yaşama Dair....

    “Akıllının düşmanlığı, cahilin sadakatinden, dostluğundan daha hayırlıdır.” Hz.Muhammed

    Sözde kalan bilgi ruhsuzdur. Dinleyiciler üzerinde etki yapmaz. Bu yüzdendir ki; ruhsuz sözler söyleyen bilgin dinleyici arar durur.

    Balıkçının oltasına taktığı et parçası, balıklara bir ikram, bir cömertlik değildir.

    Halkın senin sözünle iş yapmasını istersen, önce kendi sözünle iş yap.

    Herkesin gönlünde yer etmek istersen, sözünü herkesin gönlüne uygun söyle.

    Düşmanın ne kadar zayıf olsa da sen onu hakir görme. Zayıf düşmanına, gürbüz bir düşmanmış gibi düşmanlık et.

    Dost yolunda edepsiz, korkusuz olan kişi başkalarının da yolunu vurmuş olur. Böyle kişi mert değildir namerttir


  2. #2
    ReformTürk Yöneticisi uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Eylül 2006
    Yer
    Ilgın, Konya
    Mesajlar
    13,575
    Tecrübe Puanı
    100

    Standart

    1. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana şöyle seslenmiştir insanlığa:

    "Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel
    İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel
    Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir
    Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel."



    2. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış:

    "Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!"


    3. Mevlana Sözleri

    Sevgide güneş gibi ol,

    Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,

    Hataları örtmede gece gibi ol,

    Tevazuda toprak gibi ol,

    Öfkede ölü gibi ol,

    Her ne olursan ol,

    Ya olduğun gibi görün,

    Ya da göründüğün gibi ol.


    4. Mevlana Sözleri

    Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.
    Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.
    Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.
    Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.
    Alem O'nunla kaimdir ve O'nsuz olan hiçbir şey yoktur. O'nun rızası, rahmeti, bereketi ve tecellisi olmayan hiçbir şeyin değeri yoktur.


    5. Mevlana İle İlgili Sözler

    Hz. Mevlana'nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:

    "Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil."


    6. Mevlana İle İlgili Sözler

    Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
    Ama ne yapayım ki kendi değerini blmiyorsun.
    Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.


    7. Mevlana İle İlgili Sözler

    Hz. Mevlana'nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:

    "Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada."


    8. Mevlana İle İlgili Sözler

    Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.
    Biz şktan doğmuşuz, annemiz aşktır.

    Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.
    Aşıkların şeriatı da Allah'tır, mezhebi de.

    Bu dünya pazarında sermaye altındır;
    orada ise aşk ve ıslak iki göz.


    9. Hz. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklaaktadır:

    "Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur."


    10. Hz. Mevlana Sözleri

    Mesnevi şerhlerinde, Mevlana'nın "ney" ile "insan-ı kamil"i, "kamışlık" ile "elest bezmi"ni, "ateş" ile "ilahi aşk"ı sembolize ettiği belirtilmiştir.

    "Duy şikayet etmede her an bu Ney,
    Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.
    Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,
    Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
    Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,
    İsterim ben, derdimi dökmem gerek.
    Şayet aslından biraz ayrılsa can,
    Öyle bekler, vuslata ersin zaman.
    Ağladım her yerde, hep ah eyledim,
    Gördüğüm her kul için, dostum dedim.
    Herkesin zannında dost oldum ama; makale
    Kimse talip olmadı esrarıma.
    Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
    Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.
    Aşikardır can-beden, gör insanı,
    Yok izin, görmez fakat insan, canı.
    Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,
    Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!
    Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney'e,
    Cebesi aşkın karışmıştır mey'e.
    Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,
    Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
    Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,
    Hem verir Mecun'un aşkından misal.
    Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,
    Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?
    Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,
    Tek kulaktır müşteri, ancak dile.
    Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,
    Geçti yanışlarla günler, öylece.
    Geçse günler, korku yok, her şey masal;
    Ey temizlik örneği, sen gitme kal!
    Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
    Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,
    Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!"


    11. Hz. Mevlana Sözleri

    Ben sağ olduğum müddetçe Kur'an'ın bendesiyim
    Ben, Seçilmiş Muhammed'in yolunun toprağıyım
    Eğer birisi benden bundan başka söz naklederse
    Ben ondan da bizarım, naklettiği sözlerden de bizarım.

    Hasan Ali Yücel'in manzum tercümesi şöyledir:

    "Can tende var oldukça kulum Kur'an'a,
    Yol toprağıyımPeygamber-i zişana,
    Hakkımda bunun zıddına söz etse biri,
    Vay bu söze, vay böyle diyen insana..."


    12. Hz. Mevlana Sözleri

    Allah'a tekrar tekrar yemin ederim ki,
    Bu mana (Mesnevi),
    Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar bütün dünyayı kaplayacak,
    Ve bütün ülkelere ulaşacaktır.
    Hiçbir mahfil ve meclis olmayacak ki orada Mesnevi okunmuş olmasın.
    Hatta o dereceye varacak ki,
    Mabetlerde, zevk u safa yerlerinde okunacak;
    Bütün milletler bu sözlerle süslenecek ve onlardan faydalanacaktır.


    13. Hz. Mevlana Sözleri

    Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun.
    Tanrı'nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.


    14. Hz. Mevlana Sözleri

    Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki.
    Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.


    15. Hz. Mevlana Sözleri

    Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!
    Ayna Türk'e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.
    Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.
    Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.
    İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.


    16. Hz. Mevlana Sözleri

    Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir.
    Nakil, nakdin fer'idir.


    17. Mevlananın Sözleri

    Sözünü öyle bir izah et ki havas da avam da istifade etsin.
    Herkesin aklının ereceği, fikrinin anlayacağı bir tarzda anlat.
    Söz söyleyen kemal sahibi olursa,
    (mağfiret ve hakikat) sofrasını yaydı mı, o sofrada her türlü aş bulunur.
    Hiçbir misafir aç kalmaz, herkes o sofrada kendi gıdasını bulur.


    18. Mevlananın Sözleri

    Güzel üslupla söz söyleyenleriz;
    Mesih'in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.


    19. Mevlananın Sözleri

    Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.
    Hacca giderken hac yoldaşı ara. Ama ha Hintli olmuş, ha Türk, ha Arap.
    Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.
    Rengi kara bile olsa değil mi ki seninle aynı maksadı gdüyor, aynı senin rengindedir, sen ona beyaz de.


    20. Mevlananın Sözleri

    Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız.
    Zindanı del, kendini kurtar!
    Dünya nedir? Allah'tan gafil olmaktır.
    Kumaş, para, ölçüp tartarak ticaret yapmak ve kadın; dünya değildir.


    21. Mevlana'nın Sözleri

    İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.


    22. Mevlana'nın Sözleri

    İnsaf et, aşk güzel bir iştir!
    Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır.
    Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;
    Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.


    23. Mevlananın Güzel Sözleri

    Gönlünde Allah sevgisi arttı mı, şüphe yokki Allah seni seviyor.


    24. Mevlananın Güzel Sözleri

    Ben,
    İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım.
    (Yoksa) hapishane nerede, ben nerede?
    Kimin malını çalmışım?


    25. Mevlananın Güzel Sözleri

    Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır.
    İnsan, yabancılarla kalırsamahpusa benzer.
    Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar).
    Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler.
    Şu halde "mahremlik (yakınlık) dili" bambaşka bir dildir.
    Gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir.
    Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder.


    26. Mevlananın Güzel Sözleri

    Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı,
    Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.


    27. Mevlana Özlü Sözleri

    Hz Mevlana "Ne Arıyorsan Kendinde Ara"...

    Kişinin değeri nedir?
    - Aradığı şeydir!

    Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.
    Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
    Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki
    Aradığın ancak sensin, sen.

    Madendeki inciyi aradıkça madensin.
    Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
    Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;
    Neyi arıyorsun, sen osun.

    Senin canın içinde bir can var, o canı ara!
    Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
    A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
    Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara.


    28. Mevlana Özlü Sözleri

    Hz. Mevlana "Ben'im Ancak"...

    Demedim mi sana, gitme oraya; seni tanıyan, bilen ben'im ancak;
    şu yokluk serabında hayat pınarın ben'im.
    Kızıp uzaklaşsan da yüz yıllık yola gitsen, sonunda dönüp gene bana gelirsin;
    son durağın ben'im demedim mi?
    Demedim mi sana, dünyanın süsüne razı olma;
    senin razı olacağın otağın ressamı ben'im ancak.
    Demedim mi sana deniz ben'im, sen bir balıksın;
    karaya gitme; arı duru denizin ben'im ancak.
    Sana, kuşlar gibi tuzağa gitme;
    haydi gel, kolundaki, kanadındaki kuvvet ben'im demedim mi?
    Demedim mi sana, keserler yolunu, soğuturlar seni;
    ateşin, coşkun, sıcaklığın ben'im ancak.
    Demedim mi, yakıştırırlar sana kötü kötü sıfatlar; sen olursun kaybeden;
    halbuki sıfatlarının kaynağın ben'im ancak.
    Demedim mi sana; "kulun işi gücü hangi sebeple düzene girer acaba?" deme;
    sebepsiz, cihetsiz yaratıcı ben'im ancak.
    Gönlünde bir ışık varsa bil bakalım, nerede evinin yolu;
    Tanrı sıfatlıysan eğer, bil ki ev sahibin, efendin ben'im ancak.


    29. Mevlana Özlü Sözleri

    Ey özden habersiz gafil!
    Sen hala kabukla öğünüyorsun!


    30. Mevlana Özlü Sözleri

    Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse,
    Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı.
    Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır.
    Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.


    31. Mevlana Özlü Sözleri

    Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler.
    Her testide ne var? Sen ona bak.


    32. Mevlana Özlü Sözleri

    Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu!
    Sen, kainatı yaratan Hakk'ın güzelliğinin bir aynasısın!
    Her şey sensin. Alemde ne varsa, senden dışarıda değil.
    Her ne ararsan, onu kendinden iste, kendinde ara.


    33. Mevlana İle İlgili Sözler

    Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey!
    Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet.


    34. Mevlana İle İlgili Sözler

    Her gün bir yerden göçmek ne iyi!
    Her gün bir yere konmak ne güzel!
    Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş!
    Dünle beraber gitti cancağızım,
    Ne kadar söz varsa düne ait.
    Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.


    35. Mevlana İle İlgili Sözler

    Yetmiş iki millet kendi sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.


    36. Mevlana Sözleri

    Yapılma, yıkılmadadır; topluluk, dağınıklıkta; düzeltme, kırılmada; murat, muratsızlıktadır; varlık yoklukta. Her şey buna benzer.. öbür zıtlar ve eşler de hep bunlar gibidir.
    Birisi geldi, yeri bellemeye, sürmeye başladı. Aptalın biri dayanamayıp feryat etti.
    Dedi ki: "Bu yeri neden yıkıyorsun... Neden yarıyor, dağıtıyorsun?!"
    Adam dedi ki: "A ahmak, yürü git.. benimle uğraşma! Sen yapılmayı yıkılmada bil!"
    Bu yer, böyle çirkin ve yıkık bir hale gelmedikçe, nasıl olur da gül bahçesi, buğday tarlası haline gelir?
    Düzeni alt üst olmadıkça nasıl olur da bostanlık, ekinlik olur, mahsul ve meyve yetiştirir?
    Yarayı neşterle deşmedikçe iyileşir, onulur mu hiç?
    Ahlatın, ilaçla yıkanmadıkça hastalığın nasıl geçer, nasıl şifa bulursun?
    Terzi kumaşı paramparça eder. Bir kimse çıkıp da o sanatını bilen terziye, mevlana sözleri
    "Bu canım atlası neden bu hale getirdin, neden kestin; ben kesik kumaşı ne yapayım?" der mi?
    Her eski yapıyı yaparlar, yenilerlerken eski yapıyı yıkmazlar mı?
    Marangoz, demirci ve kasap da bunun gibi, yeni bir şey yapacakları zaman önce o şeyi yıkıp yakıp harap etmez mi?
    O helileyi, belileyi dövmek -de öyledir-, onları adeta telef etmek, bedenin yapılmasıdır.
    Buğdayı değirmende ezmeseydin ondan ekmek yapılabilir miydi? Bizim soframızı bezeyebilir miydi?



    37. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana'ya sormuşlar "aşk nedir?" diye. Ben ol ki bilesin! demiş...



    38. Mevlana Sözleri

    "Üzülme der Mevlana ve devam eder; Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun..., Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, Kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz....... Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır..!"



    39. Mevlana Sözleri

    Üzülme der Mevlana ..! istediğin bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur. . . !

    40. Mevlana Sözleri

    Varlık, yoklukta görülebilir. Zenginler, yoksula cömertlik edebilir.



    41. Mevlana Sözleri

    Dünya uykudaki kişinin gördüğü rüyadır.



    42. Mevlana Sözleri

    Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.



    43. Mevlana Sözleri

    Gönlü ışık yakmayı, aydınlanmayı öğrenen kişiyi, güneş bile yakamaz. Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen benliğini yakıver.



    44. Mevlana Sözleri

    Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyeceğim kimse olmadığından yalnızım ben.



    45. Mevlana Sözleri

    Kötülerin kötülüklerine acıyın. Benliğin, kendini görüp beğenmenin etrafında dolaşmayın.



    46. Mevlana Sözleri

    Akıl, canla idrak sahibi olmuş, canla aydınlanmıştır. Ruh, nasıl olur da aklın tasarrufuna girer.



    47. Mevlana Sözleri

    Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?



    48. Mevlana Sözleri

    Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.



    49. Mevlana Sözleri

    Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür.



    50. Mevlana Sözleri

    Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?



    51. Mevlana Sözleri

    Bal yiyen, arısından gocunmaz.

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
eşarp yapma | öğretmen yeri | Mustafa Uyar | eşarp yapma | ılgın |
Eğitim ve Ögretim Genel