Orijinalini görmek için tıklayınız : P-T
- Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar
- Papaz her gün pilâv yemez
- Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz (bilinmez)
- Paranın yüzü sıcaktır
- Para parayı çeker
- Parayı veren düdüğü çalar
- Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir
- Pilâv yiyen, kaşığını yanında (belinde) taşır
- Pilâvdan dönenin kaşığı kırılsın
- Püf demeye dudak ister
- Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olur
- Rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar
- Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür
- Rüzgâr eken, fırtına biçer
- Rüzgâr esmeyince yaprak kıpırdamaz (dal oynamaz)
- Rüzgârın önüne düşmeyen yorulur
- Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır
- Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
- Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz
- Tarlaya saban, sürüye çoban
- Taş düştüğü yerde ağırdır (Taş yerinde ağırdır)
- Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez
- Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
- Tatlı ye, tatlı söyle (konuş)
- Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış
- Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur
- Tebdil-i mekânda ferahlık vardır
- Tek kanatla kuş uçmaz
- Tekkeyi bekleyen çorbayı içer
- Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin
- Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var
- Tereciye tere satılmaz
- Terzi kendi söküğünü dikemez
- Testiyi kıran da bir, suyu getiren de
- Teşbihte (temsilde) hata olmaz
- Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez)
- Tırnağın varsa başını kaşı
- Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır
- Tilki tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider
- Tilkiye, “Tavuk kebabı yer misin?” diye sormuşlar; “Adamı güldürmeyin” diye cevap ver
- Tok, acın hâlinden bilmez (Var ne bilsin yok hâlinden)
- Tuz, ekmek hakkını bilmeyen kör olur
- Türk karır, kılıcı karımaz
- Türkün aklı sonradan gelir
- Sabah ola, hayır ola
- Sabır acı ise de (acıdır) meyvesi tatlıdır
- Sabreden derviş, muradına ermiş
- Sabreyle işine, hayır gelsin başına
- Sabrın sonu selâmettir
- Saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün
- Sadık dost akrabadan yeğdir
- Sefa ile yenen cefa ile kazanılır
- Sağ baş yastık istemez
- Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin
- Sağır işitmez, uydurur (yakıştırır)
- Sağlık, varlıktan yeğdir
- Sakınılan göze çöp batar
- Sakla samanı, gelir zamanı
- Sanat altın bileziktir
- Sana taşla vurana, sen aşla vur (dokun)
- Sanatını ustadan öğrenmeyen (görmeyen) öğrenemez
- Sana vereyim bir öğüt;Kendin ununu kendin öğüt
- Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış
- Sayılı gün tez geçer
- Sayılı koyunu kurt kapmaz
- Sebepsiz kuş bile uçmaz
- Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur)
- Sen ağa, ben ağa; bu ineği kim sağa?
- Sen işlersen mal işler, insan öyle genişler
- Sen işten korkma, iş senden korksun
- Serçeden korkan darı ekmez
- Sermayen bir yumurta ise taşa çal
- Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur
- Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne
- Sıçan çıktığı deliği bilir
- Sıçan geçer yol olur
- Sinek küçüktür ama mide bulandırır
- Sinek pekmezciyi tanır
- Soğanın acısını yiyen bilmez doğrayan bilir
- Sona kalan dona kalır
- Son pişmanlık fayda vermez
- Sonradan gelen devlet, devlet değildir
- Soran yanılmamış
- Sora sora Bağdat bulunur
- Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir
- Söyleyenden dinleyen arif gerek
- Söz ağızdan çıkar
- Söz gümüşse, sükût altındır
- Sözünü bil, pişir; ağzında der, devşir
- Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir
- Su akarken testiyi doldurmalı
- Su bulanmayınca durulmaz
- Su bulununca (görülünce) teyemmüm bozulur
- Su küçüğün, söz (sofra) büyüğün
- Su testisi su yolunda kırılır
- Su uyur, düşman uyumaz
- Sükût ikrardan gelir
- Sürüden ayrılanı (ayrılan kuzuyu, koyunu) kurt kapar (yer)
- Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer
- Şahin, sinek avlamaz
- Şakanın sonu kakadır
- Şap ile şeker bir değil
- Şeriatın kestiği parmak acımaz
- Şeytanın dostluğu darağacına kadardır
- Şeytanla kabak ekenin, kabak başına patlar
- Şimşek çakmadan gök gürlemez
- Şöhret afettir
|
|